müslümanların kökü kazınsa gıkını çıkarmayan ama köpeğe dokunsalar dünyayı ayağa kaldıran solcular

1 /
müslüman müslüman ile mücadele etmez, müslüman islam düşmanları ile, zalimlerle mücadele eder diyerek, tüm tarafları müslümanlık çatısı altında birleştirerek, çürütmek istediğim tespit. yahu dünyanın her yerinde müslümanlar zulüm altında. sadece müslümanlar mı? solcu bildiğimiz venezuela, dünyanın en büyük petrol rafinelerine sahipken açlığa,sefalete kurban edilmiş durumda. aynı şekilde genel olarak güney amerika ülkeleri aynı dertlerden muzdarip. dünyanın en büyük yedinci ekonomisi brezilya bile sefalet hallerde. afrika'yı söylemeye gerek yok zaten. güney asya ülkeleri aynı dertlerle mücadele ediyorlar. ortadoğu insanları aynı dertlerle mücadele ediyorlar. ve işin en garip tarafı, dünyaya örnek olarak gösterilen avrupa kıtası içerisinde bile sefalet içerisinde olan ülkeler var. romanya, bulgaristan, bosna gibi. ama dünyanın duyarlı insanları olarak bizbirbirimizle mücadele ediyoruz. pandemi döneminde bile sermaye sahipleri gelirlerini katladılar, olan yine mazlum insanlara oldu.

yani demem odur ki, dünya sermayesinin yaklaşık yarısına sahip olan abd, rusya, fransa, çin ve birleşik krallık'ın ve bunların ardıllarının vicdanına bırakmaktan vazgeçelim artık dünya yönetimini. birleşmiş milletler güvenlik konseyini lağ edip, mazlumların devletlerinin söz sahibi olduğu yeni örgütler, yeni sistemler kuralım. yoksa birbirimizi yemekten öteye gidemeyiz. çünkü bu sorun tayyip erdoğan'ın, türkiye'nin sorunu değil, bu sorun tüm mazlumların sorunu. haydi biz yine iyiyiz, dünyada günlük bir dolara yaşmak zorunda bırakılan insanlar var. bırakın artık birbirinizle mücadeleyi, birbirimizle yardımlaşmaya ve birbirimizi yükseltmeye çalışalım. yoksa sermaye sahipleri ham etmeye devam edecek.
yalıda oturan tatlı su solcularıdır. bu arada ülkemizin sağcısı da solcusu da islamcısı da türrçüsü de sosyalsiti de hikaye. hepsinin altı boş, çürük. kimse ideal olarak adlandırdığı şeyleri sağlam temeller üstüne inşa etmemiş zira.
olayları seyredip saçlarını tarayan kişilerdir.
(öncelikle ben insanları şucu bucu diye ayırmak istemiyor. ülkede sadece 2 tip insan yok sonuçta.)

israil çocuklara, kadınlara, ibadet eden insanlara saldırıyor ancak insanlıktan nasibini alamamış bazı kişiler gıkını çıkarmamayı bırak tam tersi israil'i destekliyorlar.
ben insanların davranışlarında tutarlı olması gerektiğini düşünürüm.
biraz insafınız varsa, biraz insanlığınız varsa, biraz karakteriniz varsa katil israil'in yaptıklarını görebilirsiniz.
twitter'da takip ettiğim kadarıyla mescidi aksa'ya yapılan saldırıyı boğaziçi olayları ile kıyaslayanlar var. istanbul sözleşmesi diye yaygara koparanlar filistinli kadınların uğradığı zulmü destekliyor.
işte karakteriniz bu kadar.
ağacı severler ama ormanları yakan teröristleri desteklerler, hümanisttirler ama eli silahlı teröriste sahip çıkarlar.

ayrıca merak etmeyin yapılan protestolar yabancı basında yer alıyor.
bakarsanız görürsünüz. avrupa'nın çeşitli yerlerinde yapılan gösteriler, ülkemizde yapılan gösterile haber yapılıyor.
netanyahu'nun oğlu bikaç gün önce türkiye'yi boykot edin diyordu.
en azından safımız belli.
öp başına koy. her filistin mevzusu olduğunda türkistan kartını oynayan çukur ırkçılardan iyidir. samimi olsalar o uygur türklerinin adliye önü eylemlerinde görürdük sembollerini. hep ihh var orda da. ama işte beyin sahibi olmayı gerektirmeyen bi ideoloji. doğuyosun ve doğduğun ırkı takım tutar gibi tutuyosun. hepsi bu.
önceden tatlı su solcusu diyebileceğimiz ancak son bir kaç yıldır tatlı su sağcısı diye bir versiyonu olduğunu aynel yakin,ilmel yakin ve hakkal yakin derecesinde tecrübe ettiğimiz insan modeli.
zulme uğrayan kendi mahallesinden olmadığı sürece o zulüm hakkında konuşmaz, konuşandan da hoşlanmaz.
her türlü mağduriyetin reklamını yapar, her fırsatta yaşadığı zorlukları dile getirir ve herkesin büyük bir duyarlılıkla, farkındalıkla bunu dile getirmesini ister.
ama sıra başkasına geldiğinde aynı özveride değildir, aman ağzımızın tadı kaçmasın kaygısıyla hareket eder.
böyleleri bir şeyler düzelip insanlar hak, hukuk, adalet gibi kavramlara kavuştuğunda da sessizliklerini çabucak unutuverirler.

“Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak.“


kendi safından olmayan herkesi solcu sanan garibin beyanı. bu garip tayyibe oy vermeyen herkesi de yine solcu sanır. kendi tayyibe oy verip sonra da filistin'e ağladığı için önce kendi çelişkisini halletmelidir.
Artık insanlar sizin yani erdogana destek veren müslümanların samimiyetine inanmıyor. Yani sen bu adamları sabah akşam zillet terörist diye damgalarsan, sırf koltukta oturmak için. Böyle bir durumda yalnız kalırsın. Solcuları bir tarafa bırakın. Geçen gün yenisafaktan bir zibidi karar gazetesine siz neden ses çıkarmıyorsunuz diye atarlaniyordu. Bildiğin faşizm bu. Bıktı millet sizin bu İslami faşizminizden . Siyasal İslamcılar fena iflas ettiler. Onlar için herşey iktidarda kalma amacı. Yarın İsrail 2 milyar ateşlese Türkiye'de göreceksiniz nasıl gazetelerin dili değişecek. Sonuçta iktidar korkusundan Uygurlara yapılanlara ses çıkarmayan bir İslamcı zihniyetle karşı karşıyayiz. Mesela furkancilar sizce aynı coşku ile Filistin'e sahip çıkarlar mi. Daha geçen gün itikaf için camide fena dayak yediler. Şimdi adam bakıyor. Filistin için sokağa çıkanlar kendileri dayak yerken oh olsun diyen grup. İnsan bunlar yahu.