müşteri her zaman haklıdır

1 /
önermenin katmerlisi şöyle ifade edilmiş.

"Birinci kural müşteri daima haklıdır, ikinci kural, müşterinin haksız olduğu durumlarda birinci kural geçerlidir."
patronun ve müşterinin seve seve kabullendiği, hizmet sektörünce çalışan işçilerinse mecburen kabullendiği kapitalizm ilkesi. ben bir işletmeye gittiğim zaman çalışanların ezilip büzülmesinden çok rahatsız oluyorum çünkü ben her zaman haklı olduğumu vs. düşünmüyorum ve biliyorum ki orada karşımda ezilip büzülen işçiler mesai dışında böyle değiller. para kazanmak için bir işe girip olmadığı gibi davranmak bana doğru gelmiyor. onlara böyle davranmaları gerektiği söylendiği için müşterinin her türlü hakaretini yutup şımarıklığına göz yumuyorlar. çok zoruma gidiyor.

ben de birkaç defa hizmet sektöründe çalıştım ve müşterilerime kibar davranırdım. normalde de kibar biri olduğum için ilave olarak kendimi kasmama gerek kalmıyordu. sadece bir defasında kendimden ödün verdiğimi hatırlıyorum. adam birkaç çuval fasulye almıştı, yardım edersin değil mi arabaya taşımama demişti, ederim tabi demiştim. karttan çektim parayı, adam arabayı ön tarafa getirmeye gitti. bana da işaret etti taşımam için. tamam abi müşteriyle ilgilenip geleceğim dedim çünkü tam o sırada müşteri gelmişti. büfede sadece ben olduğum için orayı öylece bırakamazdım, kasanın kilidi falan yok bildiğin çekmece kasa. müşteriyle ilgilenirken adam öfkeyle geldi almıyorum paramı geri ver dedi. niye abi dedim, gelip yardım edecektin hani gelmiyorsun dedi, müşteri var nasıl geleyim, müşteri gidince yardım edecektim zaten dedim. adam yok benim paramı geri ver dedi. o sırada müşteriyi savuşturdum ve adamın çuvallarını arabasına kadar taşıdım. çok zoruma gitti çuvalları bagaja koyarken. adam da pişman olmuş bir halde sırtımı sıvazladı teşekkür etti ve savunmaya geçti, yani mahcubiyetini kendini savunmayla ifade eden denyolar vardır ya, o biçimde. hiçbir şey söylemeden işimin başına döndüm. çok pişmanım. keşke "vermiyorum lan paranı, birkaç dakika bekleyemiyorsan git kendin taşı" diyebilseydim. sırf büfe sahibi ablayı düşündüm, sattığım malı düşündüm ve kendimden ödün verdim. böyle ucuzluklar yapmaya alışkın değil bünyem.

hayır efendim müşteri her zaman haklı değildir. para her zaman öncelik değildir. patronun her dediğine baş eğilmez. inançlı insanlar eğer yeterince mütevekkil olursa bunların hiçbirinden zaten etkilenmez. rızkı veren hüdadır. patrona, paraya, müşteriye minnet eylemem.
başlık altındaki tanımlara bakıyorum da yine her zamanki gibi son derece cahilsiniz sevgili sözlükdaşlarım, gelin size mevzunun aslını anlatayım da aydınlanın biraz.

müşteri, jüpiter isimli irikıyım gezegenin adıdır arapça'da. bu arkadaş roma mitolojisinde baş tanrıdır. dolayısıyla o haklı olmayacak da kim olacak. olay buradan kaynaklanıyor. şimdi dağılabilirsiniz.
kısaca saçmalık. adam kepengi indirecek, saat 7.30. müşteri geliyor, bişiy istiyor ısrarla ve anlayışsızca. beyninde mesai kavramı diye bir şey yok adamın sonra da haklılıktan bahsediyoruz..
amerika'da geçerli soz
bir mal aldınız beğenmedim diyorsunuz
bir ay icinde iade ettiniz geri ayak zorundalar..
bu sekilde (bkz: refurbished) olayı gelişti..
misal birisi mikrodalgada yumurta pişiriyor yumurta patlıyor.
adam yumurta patladı la rerorero diyor..
almak zorundalar..
bu yüzden fındık paketlerine,ters çevirmeyin dökülür yazıyorlar..
garip..