mutlu olmanın en önemli kuralı

1 /
pozitif olmaktır. pozitif olunca kötülükleri değil iyilikleri görür insan. insanların günahlarını değil sevapların sayar. yıkıcı değil yapıcı hareket eder. derde, kedere, öfkeye, acıya değil, neşeye, mutluluğa katkı yapar.
Mutluluk çıtasını çok yükseğe koymayı küçük şeylerle mutlu olmasını bilen insan işidir. Yoksa yoluna kırmızı halı sersen yine bir kulp takıp mutsuz olur, seni de mutsuz eder. Hayata bakış açısı önemli bir olgudur. Kafasında sürekli olumsuz düşünceler barındıran bir insanın mutlu olması imkansızdır. Kimseye pollyannacılık yapın demiyorum ama her şerde bile hayır olabileceğini düşünüp pozitif bakış açısı sağlarsanız mutlu olmanıza engel birşey kalmaz.
Yere düşen kişiye hiç acımam gülerim, kendim düşersem daha fazla gülerim. Kendisi dahil herkese laf atan laf sokan, sorgulayan, sorgulatan, ironik hayata laf atıp oradan kaçan kim varsa kalbimizde yeri var.

Riyakarlar ve din/siyasi sömürü arkasına saklananlar giremez!
mutlu olmayı istemektir.
mutlu olmayı isteyen kişi, en kötü anda bile iyi yanı bulabilir, polyannacılığa kaçmadan elbette.

ancak mutsuz olmayı isteyen için işler çok kolay. sonra pişman olunca alışkanlıktan çıkmak biraz uğraştırıyor elbette. e olsun o kadar da.
klasik olacak ama bana göre insanın kendini sevmesidir. kendini seven insan, hatalarını da sever, yanlışlarını da sever, kendini olduğu gibi kabullenir. Kendini tanır, nelerden mutlu olacağını bilir, o yolda ilerler. Kendini sevmeyen kişiler genelde mutsuz ve başarısızdır. Sağa sola sataşan, hır gür içinde olan, suratı asık, ortamın enerjisini sömüren insanlara hiç dikkat ettiniz mi? Hepsinin ortak paydası aynı...
iç dengeyi sağlayabilmek. mutlu olmak istemiyormuş gibi yapmak. mutlu olmadığını düşünmemek.

valla hepsini denedim, benim dengesizliğim konjenital....

evrene gönderilen mesajların kenan evrene mi gidiyor olması zira darbe üstüne darbe yiyor olmamız....(facebook notları, 2011)