nasip

1 /
Nasip, kar yağarken ellerini iyice iki yana salıp, ağzını da semaya doğru açarak diline karların düşmesinin verdiği mutluluğu hissedebilmektir. İşte o hissin hala bu beton şehirler arasında kaldıysa çok nasiplisin.
Tevekkül halinde; yani Elinden geleni yaptıktan sonra iş duaya gelince artık nasip denilen dala sıkı sıkıya tutunuyorsun.

Nasip umutsuzluk demek değildir; bilakis umudu yeniden yeşertmek, sağlam kulpa sarılmak demektir.

Nasip de Allah’ın dilemesi iledir. Şunu da belirtmek isterim ki nasip denilen mefhumu evvela hak etmek gerekir. Çaba, gayret; sonrası nasip kısmet.
ferahlatan, serinleten cümle. ancak her zaman demesi kolay olmuyor. ama nasip denildiği anda hayatla olan kavgan durgunlaşıyor. sanki o yediğin yumrukları hissetmiyorsun.