Ne zaman gelecek dediğimiz günler

1 /
depresyonda isen geçmişi, endişeli isen geleceği yaşıyormuşsun.

sürekli olarak kendime telkin edip başaramadığım şeydir bu. şimdiyi yaşadığını anlamadan ne zaman geleceği belli olmayan şeyleri düşünmek ve kurgulamak sürekli, belki o gelecek şey de bana mutluluk getirmeyecek, belki düşündüğüm gibi etkisi olmayacak. belki de o rayına girebilme hissi o kadar da somut bir şey değildir, eğer öyleyse daha nedir hiçbir fikrim yok.

şu anıma ne yapabileceğimi çözmeye çalışıyorum sadece.

zamanı gelince düşünürüz.
Geleceğinden şüphe duymamamın hüzünlü olmama engel olamadığı, bir garip hâl içinde zamanını beklediğim günlerdir. Daha çok emek, daha çok dua, daha çok sabırla; Ama asla umutsuzlukla değil. Güçlene güçlene, şükrede şükrede ilerleyerek.
İçinde bulunduğumuz anı ıskalamamıza neden olan beklenti derdim eskiden olsa. Fakat baktığın zaman bitiğiz. Manevi anlamda da. Herkes kaçmak, gitmek istiyor. Bıkkınlık var. Gençlerde de var salt ekonomik de değil... bu başka bir umutsuzluk, bezginlik, yorgunluk. Eğlense de neşelenemeyen bireylerin ülkesi. Kafalar durgun her sey felc olmuş... uzun cümleler kurası yok. Ffff eman kafasinda herkes. Ara ara kendi isteğiyle mazhar osman'a gidip bakırköy'de yatıp çıkan münir özkul geliyor aklıma...

Kimisi tahta kulübesinde düşlüyor kendini. yalnız başına kimseler yok. oturmuş denize karşı oh mis... alarmla uyanmaktan imanı gevremiş. Angut insanlarla geçirilen mesai saatleri de cabası... kimisi posası çıkmış. Yetmemiş çıkan posasını dahi ezmişler. Ne zaman hamakta sallanıp, kuş civiltilari arasında uyuyup, uyanacak? Ölünce mi baba?

Ne zaman gelecek dediğimiz günler. Trafikte, işte, sokakta yaşamak bu değil ulen ömür tüketiyoruz diyen şehir insanının zaman zaman diliden dökülebilir. İtiş, kakış, keşmekeş... benizler soluk, gözlerin feri sönmüş.