necip fazıl kısakürek

1 /
“Nasıl mı ölmedim, nasıl mı çıldırmadım?
Tam o ân gelecek gibi olurken
"Allah sabırlılarla beraberdir" mealindeki ayete yapışarak.
deyip gönlümde bir mertebe daha yükselmiştir. Tutunduğu dal benim en kıymetli hazinelerimden.
sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
gecenin ardında yine gece var.
çocuklar hıçkırır anneler ağlar,
yaşlı gözlerinle kal anneciğim.

dizelerini 22 yaşında yazan, şiirin tamamına bakınca o yaşta ne bu karamsarlık dedirten, kalemi kıvrak "iyi" şairlerimizdendir. şiirin tamamı: git

yukardaki halet-i ruhiyenin aksine yaşama tutunmak istediği dizeleri de bulunur. sevdiğim ve birine ithaf etmek istediğim bir tanesi:

ne olurdu bir kadın, elleri avucumda;
bahsetse yaşamanın tadından baş ucumda!
'zamanın mekânsız bir boşluğa aktığı, mekânın zamansız bir zeminde donup kaldığı nokta… bir de, hintli paryanın cüzzamlı burnuna, amerikalı milyarderin purosundaki küle, taşa, toprağa, oduna, çerçöpe kadar uzanan kaba ve katı müşahhaslar âlemi…işte o noktadan bu âlemdeki herşeyi kuşatan sonsuzluk ürpertisi ve ona bağlı dil, bir sende âciz kalıyor. bütün varlık, her yerde ve her zaman, yalnız bu ürpertiden gelen dilin, doğru veya yanlış kelimelerini heceleyerek yaşıyor da, bir sen, ona kulağını tıkamış ve ardını açmış bulunuyorsun! sade ve mutlaka iman yoluyla olduğu hakikati bir tarafa, inkâr yoluyle de insan kafasının biricik hayat borcu olan meçhulü feth humması, bir sende mutlak hiçi buluyor.'

hücûm ve polemik
bugunlerde serdengecti ile hayatta olmasini cok istedigim iki adamdan biri idi.

ayasofya sevdalisi, ecdad asigi idi.
ayasofya konferansi hala daha aklimizda...

rabbim rahmet etsin.
Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik..
Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...

Saygı,rahmet ve özlemle... #NecipFazılKısakürek