nilgün marmara

ey iki adımlık yer küre
senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!


diyen şair. güzel şiirlerin sahibi, onu hep ölü bir şair olarak bilen bizim kuşak için gizemli bir kadın nilgün marmara...sylvia plath'i çok sevmiş olmalı ki onun gibi kendini öldürmeyi seçmiş ve boşluğa bırakmıştır kendini. onu özetleyen kendi sözüdür yine;

hayatın neresinden dönülse kârdır.
devamını gör...
kırmızı kahverengi defter adlı kitabı ab-ı hayat gibi bulunamayan,daktiloya çekilmiş şiirler kitabı ise everest yayınları tarafından yayınlanmış şair... türk edebiyatı içinde pek bilinmese de bilinen birçok ismi derinden etkilemiştir.
devamını gör...
nilgün marmara kısır bir şairdi. söyledikleri renksizdi. içe dokunur tarafı sanırım güzel olmasıdır.
ece ayhan'ın ona aşık olması ona sivil felan demesi çevresi vesaire.. lale müldür onun intihar etmediğini
bir ergenkoncu tarafından pencereden itildiğini söylemişti. burda biraz ironi var. kendim açımdan yani.
intihar etmek bir meziyet olmamalı bir şair için. mesela heiddeger faşistlere sessiz kalmıştı ama hala heiddeger.
veya rimbaud insan taciriydi. şairlik başka mesele azizim.
hayatın şairane olmasına gerek var mı bilemiyorum. bize şiir söyle. hayatın senin olsun.
devamını gör...
"düşü ne biliyorum" gibi fena hâlde basit bir kelime oyunundan oluşan bir şiirinin bulunması bile kendisine ısınamamam için yeterli bir sebeptir. tevriye vb. kelime oyunu içeren söz sanatları ustalıkla kullanıldığında zevk verir, ama bu öyle değil. bugün türk şiirinin ustalarından kabul edilen hilmi yavuz'un bile bütün şiirlerinin toplandığı kitabın ismi "büyü'sün, yaz!" varın gerisini siz düşünün artık.

çok fazla okumadım kendisini, daha doğrusu okuyamadım fakat genel bir fikir sahibi oldum denebilir. duygulu olabilir fakat birkaç tanım yukarıda belirtilmiş olduğu üzre kısır, renksiz ve soğuk bir şair. bu kadar konuşulmaya hatta üzerine kitap yazılmaya değecek bir şair olduğunu düşünmüyorum. hani şu "overrated" dediklerinden işte. ece ayhan'ın ya da cemal süreya'nın el vermiş olması kendisini zaten iyi yapmaz.
devamını gör...
sivil şair.

tükenirdi monolog
kaçarken içine düştüğüm kara toplum
big bang sonrası büyük yalnızlık bilinmeyeni
saçlarında titreyen iblisler karartırken güneşi
üstüste gömülürken
saydam yaşamlar
bir yankı duyulurdu hiç'likten
bütün yalnızlıklarınızın ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin...
devamını gör...
"hep yürüyen biri olmak istenmez,
yürümek sürekli izlenimdir, duraklamak ve düşünceyi
beklemektir yolun varlık kanıtı. dural bir yol isterim,
öyle bir yer ki hem yürüyüş duyumunu yaşatacak hem de duruk.
orada, motorları geçen işleyişiyle beynimin, yalanlar,
gerçekler, düşsellik, geçmiş, olacaklar, tüm olasılıklar,
göksellik, yersellik, erlik, dişilik, hünsalık, görülenler,
görülemeyenler, yaşadıklarını sananlar,
hiç yaşamayacaklarını sezenler, göreceli tutuncalar bularak
onlara sarılıp ana memelerini bırakmak istemeyenler örneği
yaşamlarını sürdürmekte bekinenler, ışıklı hayatlar,
karanlıklara gizlenenler, seçmeler, vazgeçmeler, değişimler,
tanrılılar, tanrısızlar, yakaranlar, ilençleyenler,
yeni canlar yaratmak için çırpınanlar, yarattıktan sonra
pişmanlıkla yananlar, bu olayı unutmuş olanlar, kendilerini
bile sürükleme gücünden yoksun insana dönüşebilecekleri
daha tohumken yokedenler, çılgınca arzulayanlar,
arzularını gizleme zorunluluğu duyanlar,
taşıdıkları gizil güçten habersiz olanlar,
en yüce sevgileri düşleyenler, sevgi sözcüğünü silenler,
yine yazanlar, yazgı diye ölümü bekleyenler,
yaşamlarının son bulacağına başkaldıranlar, elleri ve gözleri
göğe çevrili o en büyüğün ellerini tutacağını ve
göz kapaklarını okşayacağını umanlar-üzerine,
üzerinde sonsuz düşün gidiş gelişleriyle kıvranabilirim..."
devamını gör...
bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu. hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...

kafatasımın içini, bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım, ölü ben’im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden! paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben. oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.

niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına?
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına?
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?

"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
devamını gör...
mezar taşının buz gibi mermerine oturup kuş koysunlar yoluna şiirini okuduğum şair.

not: mezarı istanbul karacaahmet mezarlığındadır.
devamını gör...
''intiharı son şiiriydi, şiir toprak kokuyordu.
iyi baksın lorca, ölüler de kan kaybediyordu..''

----------------------------------

"aldırma 128!
intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
her çocuğun kalbinde
kendinden büyük bir çocuk vardır
bütün sınıf sana çocuk bayramlarında
zarfsız kuşlar gönderecek..." ece ayhan.

--------------------------------------------------

''çünkü onlar, coğrafyasız iklimlerin birer piçidirler.
çünkü onlar, kanlı izlerde bölünendirler.
çünkü onlar, her acıda biraz daha büyüyendirler.
çünkü onlar, içlerinde bir babasız çocuk barındırmaktan hükümlüdürler.''

(bkz: intiharın çıplak sureti ya da nilgün marmara) *
devamını gör...
--- alıntı ---

biliyorum, bir gün
dayanamayacak küçük kalbim;
inandığım ve güvendiğim her
şeye veda edeceğim.

--- alıntı ---

29 yaşında intihar ederek hayata veda eden güzel kadın...
devamını gör...
henüz 27 yaşındayken kendi elleriyle hayatına son veren bir şairdir. beşinci kattan aşağı kendini bırakarak acı bir şekilde gerçekleştirmiştir bunu. geride bıraktığı "(ara: kırmızı kahverengi defter)" ile zaten hayata olan duruşunu ve anlamlandırdığı her şeyi yazıya dökmeyi başarmıştır.

"azımsanamayacak kadar ölmüşüm / azımsanamayacak denli ölüyüm... geliyorlar, bu evde doğan yeni bir ölümü görmeye; koşarak, düşe kalka yuvarlanarak, sürünerek.. nasıl olursa olsun; görmek için bu eski dostlarının yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kıvılcımlarını geliyorlar. ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıktan sonra seviniyorlar canliyiz diye."

devamını gör...
"...ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!"


"maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin...''
devamını gör...
sen küçük bir kız çocuğu
hani kundaktı zamanı ırgalayası düşlerin,

sende mi yalan söyledin yoksa!
devamını gör...
hayatın neresinden dönülse kardır diye düşünenlerden. beşinci kattan kendini bıraktığında görgü tanıklarına göre 'huzur ve huşu içinde atlayıp robot gibi düşmüş çığlık bile atmamış' ömrüne üç nokta koyup gittiğinde ondan geriye tek söz kalmıştır söylenmeyen; en iyi kadın şairdir nilgün. tartışmasız hemde. kaan ince ve nilgün marmara yeryüzünün muhtaç olduğu iki güzel nefesti, erken kalkıp yolaldılar...
devamını gör...
ibrahim ormancı, '' kuşlara iyi bakın '' adlı şiirinde nilgün marmara'ya demiş ki ;

''..eyy ruhu dar saraylara sığmayan
kürdan kılıçlarla savaşan şair
ölüm aslında hiç asil değil
ama sen asildin
son mektubunda diyordun ya,
'' benden sonra kuşlara iyi bakın''
bu yüzden bütün kuşlara
bir dilim ekmek ve
bir yudum su vermek
boynumun borcu olsun nilgün!....''
devamını gör...
''paniğini kukla yapmış,hasta bir çocuk''nidasıyla kulaklardan silinmez bir ses olur kimi zaman,çarpar duvarlara..belki kalkıp son takatiyle gitmek istedi,''üzgün adım ileri marş!!''diyerek..
devamını gör...
"başkaldırmış düşünce bedenin aşık olurluğundan başka ne?"

"bir şeyden kaçıyorum bir şeyden kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşiyorum. kendimi bir yer edinemiyorum,kendime bir yer ..."

"ölürken kahkahamı ona bırakacağım."

demiş ve gitmiştir.
devamını gör...
"ben babamın yuvarladığı
çığın altında kaldım."


"ey,yüzleri bir babakuş gölgesine
çakılmış olanlar,
üzgün adım,ileri marş!"


demiştir kan atlası şiirinde.

intiharı seçmiş ve bu iki adımlık yerküreyi arkasında bırakıp gitmiştir.
devamını gör...
ece ayhan, meçhul öğrenci anıtı şiirinde kendisine okul numarasıyla* seslenmiştir:

"aldırma 128! intiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek"
devamını gör...
deniz başaran, soysal ekinci ve kaan ince ile birlikte '' intihar eden şairler derneği '' 'nin omurgasını oluşturan güzel insan. biliyorum intihar günah... biliyorum intihar etmenin vebali çok. ama intiharın bir nevi şövalyelik olduğunu düşünüyorum..nilgün marmara güzel insandı. Allah gani gani rahmet eylesin.
devamını gör...
ah! yüzüne düşkün bazı kimseler vardır ve durumun böyle olması hiç de tuhaf değildir.düşkündürler yüzlerine ve hayat kendi gözlerine bakar,yüzlerinden fışkıran kalemlerle! ve yine de düşkündürler ölüme,yüz görümüyle,ölüme! acı mı? değil!bir tapınma biçimi yalnızca kürke!!

kırmızı kahverengi defter'de böyle demiştir.
devamını gör...
cezmi ersöz (bkz: cezmi ersöz) ün bir yazısında kendisiyle ilgili mealen şunlar yazıyordu.

cezmi ersöz ve nilgün marmara gece sokakta yürürken nilgün marmara daha önce kendisinde pek görülmeyecek neşe ve coşkunlukta yürürken, cezmi ersöz ün kendisine şaşkın şaşkın bakması sonrası şunu sözler:

- bakma bana öyle, şu an beynimde afyon var ve onu içiyorum...
devamını gör...
genç yaşında canına kıymış şair. hilmi yavuz, nilgün marmaranın intiharıyla ilgili olarak ece ayhana suçlayıcı imalarda bulunmuştur.
devamını gör...
cezmi ersöz'ün tutkuyla bağlı olduğu şahıs. her yitik aşkta nilgün marmara vardır mutlaka.
ek: ayrıca nedense hep tezer özlü'yü anımsatır. bezzer düşüşleri yaşamış olmalarından olsa gerek.
devamını gör...
keşke yapmasaydı da şiirlerine yetiştiğimiz gibi cismine ve bugünlerde üreteceklerine de erişseydik diye düşündüğüm müntehire şair. hayat ve ölüm arasındaki çizgiyi neşterleyip ruhunu bedeninin gökdelenlerinden çürümenin kuyularının derinliğine salmıştır. şiir adına bir yitiktir nilgün marmara...
devamını gör...
ece ayhan diyor ki:

--- alıntı ---
"...özel yaşantısı ve duyguları üstüne konuşmaktan kaçınıyor. daha çok olaylar ve insanlar üstüne, söyledikleri. kendisi ise tanık yerinde olmaktan hoşlanıyor. sürekli defans halinde. ahh, işte gene reha; intiharından önce size herhangi bir işaret verdi mi? nilgün marmara'dan ve intiharından söz edildiğini anlıyorum. kulağım onlarda, makinemi yerleştiriyorum. evet, hıyar metin -metin özek- nilgün'e saldırmak istemiş. tedavinin içinde bu da var, demiş. o, dünyanın arka bahçesini görmüştü. onu görünce bütün renkler gider. acı bir sessizlik..."
--- alıntı ---

*
devamını gör...
'' ılık bir süzülüşle
geri dön hayat,
bırakma yeryüzü salına
tünemiş pek kara kuşlar
örtsün bakışımı,
görmek acısı sürsün
pencere tutsağının
düşsün hayatı suya...'' dizelerini yazan güzel insan....
devamını gör...
okuduğum ilk yazısıyla * beni kendine hayran bırakan kim bu kim bu diyerek saatlerce hakkında bişeyler araştırdığım türkiyenin nadide zekalarından
devamını gör...
nilgün'e..

yüzünün lehçelerinde ellerimi yitirdim
gecelerimin ortağı dizelerinde acılarım yeryüzüne sövgü, gökyüzüne övgü mahiyetinde.
seni çalan ölümün kollarını bedenime çok kez bağladımsa da
çocukların masumiyetine yenilip, dünyaya boyun eğdim.
devamını gör...
peki kime öfkeliydi? insanlara, düzene ama en çok hayata. anlayamadığı, anlamlandıramadığı, alışamadığı, katlanamadığı bu dünya ona her zaman fazla geliyordu. doğal olarak şiirleri de bu öfke ve inançsızlıktan besleniyordu. ilk kitabı 'daktiloya çekilmiş şiirler' çok fazla ilgi çekmese de, dönemin ve günümüzün bir çok şairini derinden etkilemiştir. nilgün marmara bir çok şiirini saklıyordu, hatta yok ediyordu. bu yüzden günümüze ulaşan şiirlerinin sayısı oldukça az. ikinci kitabı 'metinler' ölümünden sonra 1990'da yayımlandı.

yine ölümünden sonra yayımlanan günlüğü 'kırmızı kahverengi defter' belki de nilgün marmara'yı az da olsa anlayabilmemiz için eşsiz bir kaynak. bütün öfkesini; düzene, insanlara ve hayata duyduğu bütün öfkesini, günlüğüne kusuyordu adeta:

"ey tiksinç aydınlık! kusuluyor senin için bil"
"ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden yarıldıktan sonra seviniyorlar, canlıyız diye."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.