ölüm

1 /
giderek değişen bir kavram. bir kişinin ölümü bizim için yıkım olurken binlercesininki istatistik haline geldi. halen sevdiklerimiz için endişelenirken binlerce kişinin ölümüne de kalben alıştık. her akşam evimizde tvden gördüğümüz, internetten okuduğumuz her bir sayı bir insanı ve o kişinin gözü yaşlı ailesini temsil ediyor. geride bıraktığı hırsları, acıları, tükenmişliği, yarım kalan şeyleri ve neler neler. sanırım yorum yapmadan bin kez düşünmemiz gereken bir konu ölüm.
Dirhem dirhem cenaze kaldırmakmış bazen.
Nasıl mı?

Sanki “Sende bana yetecek sen kalmamış” veya “Bende sana yetecek ben kalmamış.” Durumu gibi.

Ölmüş gitmiş yok olmuş bir yerlerimiz.. bi yerlerde..

Çok çok acı. Yaşıyorken/henüz canlıyken o ölümün gölgelediği sükût hâli.
kelimeler o kadar çoktur ki aslında. duygular öyle taşkındır ki.. ona rağmen canlanamaz ya o hissedilen. insanı üzen budur aslında. bu kadar çokken az kalmak. Bu kadar fazlayken yok olmak. ete kemiğe
bürünememek.. ölmek... Daha Doğamadan.


git

“Sevda bahçesinde kurutulmuş bir gül idim
Beni sakla, bir ömür sev.. diye diye ölendim.”


..Kader ayrı telden çalıyorsa
Ben kederden, bi’ yerden dem vuruyorsam
Ucuz gönüllere kapanırcasına
Kahrolup kurusun bendeki gülistan...

Hayatın en büyük gerçeğidir, hiçbir canlılın kaçıp kurtulamayacak olduğu bedenin cansız hal alması durumudur. Bu gerçeği bilerek ve 3 kez ölümle burun buruna gelmiş birisi olarak yaşamanın ne kadar kıymetli olduğunu anlamış, mecburiyetler hariç hayatı ertememenin anlamsız olduğu kannatinde varmış birisiyim. Bundandır hayata dair yaşanabilecek ne varsa yaşama çabam.
Çocukken parkta beraber oynadığımız iki kardeş çok acı bir şekilde öldürülmüştü, görmedim Allah'tan da haberini almıştık. O zaman anneme onların nereye gittiğini sormuşum, o da cennete gittiler, demiş. Cennet nasıl bir yer? o kadar güzelse ben de gitmek istiyorum, demişim. Annem bana bu hayatın güzelliklerini anlatmaya çalışmış, yaşama isteğim gitmesin diye.

Ölüm sadece cennete gideceğimizden eminsek bir kurtuluş olarak görülebilir. Malumunuz, bundan ahirete gidene kadar emin olamayacağız. Böyle bakarsak aldığımız her nefesi yeni bir ihtimal, yeni bir fırsat olarak görmemiz gerekli ama Çoğu zaman göremiyoruz gibi. En azından ben bu gerçeği ölümle yüzleşmedikçe pek sık hatırlamıyorum sanki. Yoksa bu kadar ümitsizliğe düşüp düşüp çıkmazdım. Elimizde sadece bu an'ın olduğunu yeterince idrak etmiş olsaydık ne kadar farklı yaşardık, bir düşünmek lazım.
bazen istenilendir utana sıkılada olsa yanlışta olsa istenilendir istemsizce istenilendir bilinçsizce istenilendir bazen istenilendir ansızın gelen ve ansızın giden bir histir. garip bir şey gitmek istemezsin ama gitmek istersin gibi bir sey
Hepimizin başına gelecek hadise. Mevlânâ(KS) deyişiyle düğün gecesi, şeb-i arus. Anmaktan korkmadığım, çekinmediğim hâl. O anı, son çırpınışı görmüşlüğüm de vardır. Allah herkese hayırlısını ve imanlısını nasip etsin vakti geldiğinde.
Ölmek Allah'a kavuşmaktır; innâ lillâhi ve innâ ileyhi râci’ûn. > "Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz.". İşte ölüm bu sebeple Allah'ı sevmek demektir. Ölümü seviniz.

Necip fazıl ;

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde,
Allah'tan nasıl korkmaz, insan Onu sever de...


Yani sevmek korkmaktır der nfk ve daha nicesi.

Prof. Dr. Ethem cebecioğlu hoca "sevgi ölümdür. Allah’ı sevmek ölümü sevmektir, ölümü sevmek Allah'ı sevmektir." der. Çünkü cenabı Allah ayeti kerimesinde yahudilere hitaben "siz Allah'ı sevdiğinizi söylüyorsunuz, Allah'ın da sizi. Böyle bir iddianız var madem o halde ispatla der>>"haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz." buyurarak.

Yani Allah'ı sevmenin alameti ölümü temenni etmektir. Azrail'i sevmektir. Sevmek ölmektir. Azrail'inize aşık olun, işte o zaman ölüm yani arzail size güzel gözükür. Ölümün çirkin gözükmesi sizin ona olan sevgisizliğinizdir, güzelleştirin. En büyük sanat Allah için ölmektir denir. Hani kefeni önceden alan eski büyüklerimizi aklınıza getirin; Kefeni işte bu sebeple severiz.

Örnekleyelim: 2 seneye öldün!! Dediler. Ne olur? "ah yavrum canım, ne yapacak? Ne yer, içer. O, bu, şu ne yapacak? Göremedim, edemedim" vb... Gideceği Allah, terk edeceği yavrusu??? Kim büyük? Yavruyu da kendisini de yaratan Allah. "Allah'ıma kavuşağım ne güzel, inşallah Allah'ıma sevgileme, sevdiğime kavuşacağım" demesi lazımdı. Yineliyelim: Sevmek ölmektir.