önemsenmek

1 /
her bünyenin ihtiyacıdır. maddi olarak da, manevi olarak da önemsenmeye ilaç gibi ihtiyacımız olduğu aşikardır. önemsizleştirilmek çabalarına maruz kalınıyorsa önemine binaendir.
insanın varlığına anlam katan detay.

bu konuda benim de aklıma takılan bir soru aşağıda sorularak ucu açık bırakılmış. mevzu değer verdiklerinden değer görmek mi, mevzu emek verdiğinden takdir görmek mi, mevzu kusurlarına rağmen kabul görmek mi, mevzu inançların doğrultusunda olanı biteni öylece kabul etmek mi, mevzu tamamen bencilce bir istek mi, mevzu kendine değil de tamamen daha üst bir şeye adanmak mı diye uzayan sorular silsilesinde cevap ararken yok olmaya giden süreci depresyona bağlamadan çözmeyi başarmak gerekiyor.

zihnimdeki kırk tilkiden birini bile vermem, çünkü onlar benim. *
Kaŕşısına yok sayılmayı koyarsak ne manaya geldiğini daha iyi kavrarız. Önemsenmek bir ihtiyaç. Her ne kadar tevazu gösterip "aman efendim hiç de önemli değil desek de aslında işin gerçeği pek öyle değil. Her kişi önemsenmek daha doğrusu kaale alınmak ister. Bir iş yapıyorsun, bir emek harcıyorsun ne için? Sadece maddi bir kazanç için mi? O zaman haksız muamele gördüğünü düşünmek neden? Alırsın paranı geçersin. Neden istifa etmeyi, ya da işten ayrilmayı düşünenler var? Çünkü ne yaparsan yap takdir göremediğin yerden bünyen kaçar. Tadın, tuzun kalmaz o yerde. Emeklerin zayi olur. Bir müddet sonra zaten sen de salla başı al maaşı kıvamına gelirsin. Verimin düşer. Tüm idealist ama; takdirden payını yeteri ölçüde alamamış bireylerin hazin sonu biraz da budur. Burda ince bir çizgiyi de belirteyim. Elbette sırf beğensinler diye yapılan göz boyamalardan bahsetmiyorum. Emekten bahsediyorum. Sadece iş de değil mevzu. Bir kadının Mutfakta saatlerini harcadığı sarmaları düşün on dakikada içinde hapur, hupur yutulan sarmalara bir eline sağlık denmediğini. Valla ne yalan söyleyeyim bana çirkin geliyor tüm bunlar. Hepsi önemsenmeye giriyor. Beğenilmek arzusu ayıp değil. Sonrasinda neler olduğunu biliyoruz. Sahte avuntularla savrulan insanlar, sosyal medyada dikkat cekmeye çalışan yığınlar ... alayı aslinda önemsenme ihtiyacini karşılamak istiyor. Gülüyoruz, kiziyoruz, ayıplıyoruz lakin işin altında yatan gerçeklik bu. Sadece doğru yerden besleyemiyorlar bu duyguyu. Sağlıksız besleniyorlar. Dikkat çekmeye çalışan herkesin derinlerinde yatan gerceklik önem duygusu. Önensenmek istiyorlar. Lakin dogru yerden beslenemiyorlar. Ortaya çirkin görüntüler çıkıyor.

Dikkat edin işini, sevgisini, daha doğrusu maddi ve manevi duygularinin karşılığını tam manasiyla alamayan bireylerin en büyük sorunu önem duygusunun karşilanmamış olmasıdır.
Yeteneklere, öz verili çalışmaya, verilen sevgiye, söylenen sözlere lakayt durmak iter insanı. Tenkitin kokusu bile uzaklaştırır insanı. Biz önem vermiyoruz. maalesef iş işten geçince ah diyoruz keşke diyoruz. Dememek lazim. Dikkatli olmak lazim. Her insan önemsenmek ister. Öyle ya da böyle. Hiç önem vermiyorsun eleştirisinden uzak günler dilerim. Özenli günler...
Bir istek değildir*,talepten bağımsız olarak bulunulmuş bir atfın, teveccühün nesnesi olmaktır.
Ne var ki, kendisine karşı bir istek, ihtiyaç hatta açlık içinde bulunabilir kişi.
(bkz: önemsenme ihtiyacı)
Buna da gereksiz demek epey mekanik bir yaklaşım olur.
"Gerçekten Büyük İşler"*başarmayı geçiniz, Allah'ın bizi var etmesinin,kulluğuyla şereflendirmesinin en büyük önemseyiş olduğuna inanmamız ve kalbimizin bu inançla teskin olması bünyemizin bu bilgiyle tatmin olması gerekmez miydi?
O zaman ne varlığa sevinir ne yokluğa yerinir ne önemsenmeyi bekler ne önemsenmemeyi umursardık belki biz de, doğru..
Ama o iş o kadar kolay mı?
her gün her gün gelip şurada yazan bir insanın önemsenmekten daha büyük motivasyonu ne olabilir?
Şimdi bir tek dileğim var bu yazdıklarıma oy vermeyin. Tamam bu Yetmez, mutlu da olun.
Ama önemsenme ihtiyacımız üzerine biraz düşünelim. Ne olacak bu bizim büyük çaresizliğimiz? Allah ne zaman kafi gelecek bize?
gereksiz bir istektir. eğer bir insan gerçekten önemli işler başardığına inanıyorsa bu ihtiyacı hissetmez. kendine önem veremiyorsa bunu insanlardan bekler ve sonuç olarak bu istek bir ihtiyaç şeklinde insanın nefsinde tezahür eder.