onur yürüyüşü

1 /
Adamları ve kadınları rahat bıraksanız bu kadar gündeme gelmeyecekler. Lgbt meselesi dine göre haramdır.

Şimdi sen çıkıp hayır bu ahlaksızlık ve haram dersen adam ne der? Ben de senin inandığın dine inanmıyorum der.

Bi kere buradan birçoğunu hem kendine hem dine düşman etmiş olursun.

Öteki taraftan bu siyasetçilerin ve halkın çözeceği bir mesele değil.

Biyoloji
Tıp
Hukuk
İlahiyat
Gibi alanlardaki profesyonellerin bu konuda bilgi üretmesi ve tüm taraflarca tartışılması gerekir.

Yoksa bu şekilde mücadele ederseniz kin ve Nefret üretmekten başka bir işe yaramaz. İnançlı insanların bu cenah ile diyalog kurması lazım. Yoksa adamın sana tek diyeceği şey var. "Sana ne!"

Buna ayetle ve copla mı cevap vereceksin?
Provokasyona dönüşmeyip (ki maalesef dönüşüyor) yalnızca haksızlıklar ve ayrımcılık karşısında barışçıl bir ilgi çekme eylemi olarak uygulandığı sürece her türlü destekliyorum, fakat bu haliyle değil. Ülkenin eylemcisi ayrı cins, görevli polisi ayrı.

Kimseye zarar vermeden karşılıklı rıza halinde birbiriyle sevişen insanlara, sırf şahsi inançları yanlış bulduğu için onursuz diye hakaret edenlerin olduğu başlık aynı zamanda.

Sedat peker'in son paylaştığı videoyla, en ön safları doldurması gereken asıl marjinallerin söven taraftan çıkması ironisi de bir kez daha karşımıza çıktı.

git
Dünyadaki çürümüşlüğün en net göstergesi olan yürüyüş. Onur kavramı düşe düşe dibini dövdürmeye kadar düştü. Bir insanın af buyurun onurunu çişini kakasını yaptığı yerle ilişkilendirmesi kadar aşağılayıcı bir şey olabilir mi ya? Bu sadece o insanların kendilerine değil insanlığa hakarettir.
Sapkınların saat 17.00 da taksim'de izinsiz bir şekilde düzenlemeye çalıştığı onursuz yürüyüş.
Eşcinsel olan biri kafir değildir ama eşcinselliği mübah gören, bunun olması gerektiğini savunan, insanların cinsel eğilimlerine karışılmaması gerektiğini dillendirip, Allah’ın vermediği özgürlüğü kullarına vermeye kalkanlar zındıktır.
Eşcinselliği bir hastalık kabul etmek başka, bu hastalığın olması gerektiğini, doğru olduğunu savunmak başka. Bu insanları biz hasta kabul ettiğimizi varsaydık mı, onlar sa kendilerini hasta kabul ediliyorlarsa tedavi olurlar ve bu konu kapanır.
Sapıklığı yaymak için hastalık kılıfının arkasına saklanılamaz.
Herkesin zaafları vardır. Kiminin paraya, makama, kiminin karşı cinse. Eğer herkes kendi zaafını hastalık olarak nitelendirip istediğini yaparsa kaos çıkar. Hırsızlara da bir şey demeyelim o zaman.
Evet, bunun fıtrata aykırı bir durum olduğu ve bir hastalık olduğu ortada. O zaman yapılması gereken hastalığı tedavidir. Hastalığı yaymak, bunun için yürüyüş yapmak, diziler çekmek, film sektörünü kullanmak, çok güzel bir şeymiş gibi lanse etmek nedir?
Allah’ın lanetli gördüğü bir durumu biz cici mi gösterelim. Zaten şu kişi lanetlidir, bu kişi öcüdür demiyoruz. Yapılan işin lanetli bir iş olduğunu söylüyoruz. Hırsızlığın, yolsuzluğun, israfın, iftiranın, yetim malı yemenin de böyle olduğunu dediğimiz gibi.
Onlar zannediyor ki, biz bu durumdan uzak olduğumuz için kolayca atıp tutuyoruz. Öyle değil be Kardeşim. Biz herkesin, başta kendimizin yaratanın istediği şekilde olmasını istiyoruz. Bir insanı kaybetmek istemiyoruz. Yoksa size karşı düşmanlık değil bizim ki.
Bu saniye tövbe ettiğinizde ağzımızdan ne eski günahlarınıza dair tek bir kelime ne de kınama cümlesi duyarsınız. Ama siz istiyorsunuz ki, isteyen istediği yaşasın, takılsın. Böyle olmasından en fazla siz zarar görürsünüz. Çünkü biz Allahtan korkuyoruz.
Olaya siyasi baktığımızı zannetmeyin. Eğer öyle baksaydık İktidarın ve ona bağlı olan KADEM’in desteklediği İstanbul Sözleşmesini desteklerdik. Oysa biz olaya karşıyız. Kimin savunduğuna bakmadan karşıyız. Kimin ne dediğini umursamadan karşıyız.
bazı şeyleri normalleştirmek için yapılan yürüyüştür ki ismi daha bi garip. oturma eylemi yapsalar diyecektim ama bi kısmı yapamayacağı için yürüyüşü seçtiler galiba.