organizasyonlar aracılığıyla infak vs kişinin ihtiyaç sahibini arayıp bulması

1 /
çok uzun zaman oldu herhangi bir yardım kuruluşu vasıtasıyla infakta bulunmuyorum. bu tamamen benim kişisel tercihim. samimice yardım yapana tek lafım yok. allah tüm yardımlarınızın sevabını kat kat versin.

belki yitip giden ruhlara protez olmaya çalıyoruz , bazı bildiğimiz tanıdığımız uçurumun kenarında yaşayan insanların oradan aşağıya düşmemesi için elimimizden geleni yapıyoruz. bizimkini de allah kabul etsin.

tabi ramazan ayı gelince fitre idi zekat idi derken bu konular daha bir gündeme geliyor. şahsen ben 3 seneden beri tercihimi ümraniye'de ikamet eden kocası yıllar önce vefat etmiş , ve zihinsel engelli bir kızıyla birlikte yaşayan yaşlı bir teyze için kullanıyorum. beni en çok mutlu eden ise yardımı yaptığımda yaklaşık bir buçuk saat falan dua etmesi. "ya tamam teyze artık yeter" desem de arkamdan hala dua ediyor. * bazen belki de o dualar hürmetine ayakta duruyoruz diye düşünüyorum. allah herkesin yardımlarını kabul etsin .
yıllardır bu toplumun yaşadıkları ve gördükleri insanların güven duygusunu yıktı, attı. birçok aracı kurum ve kuruluşun bugün falsosunu bulmak çok kolay. insan tabi bunları duyunca haklı olarak çekiniyor. zorluk ve içtenlikle yapacağı yardımınsa sağda solda çarçur olmasına gönlü el vermiyor, ki haklılar da. o yüzden aracısız gözünün gördüğü yardım şuan daha önde gibi duruyor.

küresel çaplı yardım ise işin başka bir boyutu.
bence bu konuda doğrusu budur gibi bir cevap vermek mümkün değil.

islam'ın sosyal yapıyı dizayn etmeye yönelik bir din oluşu yardım eden ile yardım edilen arasında somut bir ilişki kurmasını önceliyor. akraba ve komşu haklarına ehemmiyet verilmesi de bundan. vermeye aracısız olarak sosyal çevrenizden başladığınızda yakın çevrenizdeki insanların size ve dine kalbini ısındırdığınız için kardeşlik ve dostluk bağlarını pekiştirmiş olursunuz, güvenli ve huzurlu toplumlar bu şekilde kurulur. bu durum topluluk içindeki insanlara şu şekilde bir güvenlik sağlayıp, umut aşılar, 'yarın öbür gün başım sıkıştığında komşularım bana yardımcı olur.' aynı zamanda gelir dağılımı nedeniyle oluşan sınıflar arasındaki keskin çizgileri kırar. çünkü şeytan insanı en çok yoksullukla korkutur ve insanların çoğu geleceğine yönelik ekonomik kaygı taşır.


öte yandan içinde bulunduğumuz çağ dolayısıyla uzak coğrafyalardaki zor durumda olan insanlardan da haberdar oluyoruz ve artık sömürü, zulüm nasıl devletler ve organizasyonlar tarafından işleniyorsa bunlara yönelik mücadele de bireysel çabanın dışına çıkmak zorunda kalıyor. burada da işte organizasyonlara ihtiyaç duyuyoruz. bu kolektif mücadele cephesini de boş bırakmamalıyız.

her ikisinin de misyonu farklı olduğundan birini birine tercih etmek zorunda olduğumuzu düşünmüyorum.

şu da bir realite ki insanlar emeksiz bir şekilde ve aslında hayatlarına da kimseyi dahil etmemek için organizasyonları tercih de ediyor ama bu şahsi bir iki yüzlülük .
hele ki türkiye gibi bir ülkede ihtiyaç sahibini arayıp bulmak çok da zor olmasa gerek. dolayısıyla aracısız iyilik her türlü döver. tek kişi olarak gücünün yetmediği bir şey ise de dost konu komşu birlik olunur yine halledilir. kurumların ne olduğu adı üstünde kurmaca.
açık konuşmak gerekirse herhangi bir yardım organizasyonunun bir parçası olmadım şimdiye kadar.
haliyle bu konuda sadece kendi tercihlerimi belirtebilirim.
bence yakın tanıdık bir çevre yardım ulaştırmak daha makbul. çevrede yardıma muhtaç birileri varken görmezden gelmek vicdanen rahat olmuyor sanki.
bu yardımlar genelde birebir olmuyor. aracı kişi ile yardım yapılıyor.
benim çevremde bu şekilde.
iletişimin sağlam olduğu bir çevrede yardıma muhtaç kişileri bulmak zor değil.
ihtiyaç sahiplerini arayıp bulanları bulmanın ortak noktası olan kişi ya da kurumlarla bağlantıya geçme versusu.

önemli olan halis niyet diyerek her ne kadar organizasyonlara katkı sağlamak da güzel bir yol olsa da gözün gördüğü, elin ulaştığı insanlara birebir fayda sağlama imkanı oluşturmaya çalışmak daha evla benim gözümde.

herkes imkanı ve ulaşılabilirliği elverdiği ölçüde hareket ediyor nihayetinde, birinin diğerini doğru ya da yanlış diye derecelendirmesi makul değil sanırım.
Önce yoksullaştırıp, tekelcilik ve rekabet yoluyla adamı işinden edenlerin başlarına geçesi olaydır.

Ne infakı lan? A101, BiM, Metro, Migros, Avm, Koç, Sabancı vs.

Devletleşirken edindikleri sermaye helalmıydı ki, şimdi hayır- hasenat yapıyor? Sen kimin malını kime veriyorsun? Sunni ve şii olanlar için sorun yok tabi! Bu infak! mezheplere uygun.