ortanca çocuk olmak

1 /
Büyüğün küçüğü, küçüğün büyüğü olmaktır.

Mesela ortanca bir kız çocuğuysanız ve şımarırsanız “ama sen ablasın”daki abla olursunuz. halbuki aynı zamanda “çocukları pistten alalım”daki çocuklardan birisinizdir.*
Evin yeri gelince büyük çocuğu yeri gelince de küçüğü olmaktır. Sorumluluk almakla almamak arası ince bir çizgi, ciddiyet ve şımarıklık arası keskin bir ayrımdır.

Ortancalar, kader yoldaşlarım... Siz kimseye aldırmayın, ortanca çocukların yeri hep ayrıdır.
kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiğini bana çok küçük yaşlarda öğreten durumdur. Her koşulda ya büyük ya da küçük olan kollanmış, ben iki raket arasında giden bir tenis topu olmaktan kurtulamamıştım. Zordur, üzer, yorar ancak insanı hayata hazırlar. Güçlü yapar.
the middle a little crazy. genellikle büyük evlat kadar uslu olmaz, küçüğü kadar yaramaz olmaz ama cüretkar olur. lafını esirgemez, evden bi güzel tüyer, sever anne BABAYI AMA Bİ BÜYÜĞÜ KADAR EBEVEYNLERİNİN sorumluluğunu almaYACAĞI İÇİN MUTLUDUR. ARİSTOKRATİK BİR AİLEDE İLK OĞUL TOPRAK SAHİBİ OLURDU, BABANIN MİRASI ONA KALIRDI; ANCAK İKİNCİ EVLAT RUHBAN SINIFININ ELEMANI OLURDU AMA BÜYÜĞÜ GİBİ EVLENEMEZDİ YİNE DE Gayr-i meşru ilişki ve evlatları olurdu. oh kebab imiş aristokrat ortancı veled olmak.
no sorumluluk, no savaşa katılma, no karı kıza bulaşma. şimdi bi ifade kullanmak isterdim, bilirsiniz lordların ortancı evlatlarına denilen lafı b* diye devam eder ama malesef günümüzde küfür olarak algılanır.
Çok tanıdık bir durum.. Herkes ve herşey sizin dışınızdadır, büyüğe birşey alınır o büyüktür alınması gerekir siz ondan kullanabilirsiniz, küçüğe de alınır çünkü o küçüktür büyük olandan kullanamaz ama ortanca öyle değildir. İkisi arasında birşeyleri idare edebilir sonra bir bakar herkesi, herşeyi idare eder olur, Herşeyin ortası iyidir ordan geliyor ses çıkmaz çünkü...