övülünce yaşanan şiraze kayması

1 /
övülünce utangaçlıktan mütevellit olarak da olabilir. illa göğüs kabarmasından meydana gelen şiraze kaymaları yazılmış ancak utanmaktan olan şiraze kaymaları da mevcut.
nasıl güzel takla atıyor dediğimiz kız, çakıldı. herkes ona bakamıyorken yapıyordu. bakınca utanıp boynunu kırdı gibi.
Güç zehirlenmesine neden olan övgü zerki. Gizli ve aşikâr olmak üzere iğrenç bir kibir sebebidir. Kitabın ortasında konuyla ilgili birçok ayeti Celile var. Ayetler var ayetler!
Erzurumlu merhum Naim hoca ile alakalı anlatılır.
Hoca camide son sünneti kılıyormuş. Camideki iki genç muziplik olsun diye hocanın ardına geçip seslice konuşmaya başlamışlar. "Efendim bu Naim hoca da çok muhterem insan, namazı şöyle huşu ile kılıyor böyle tadili ekrana uyuyor" diye hocayı gazla uçlar. Tabi övgüler de hocanın hoşuna gitmiş olacak ki namazı iyice yavaştan kılmaya devam etmiş. Hoca namaza ağır ağır devam ederken övgülerin de dozu artmış. Hoca, selamı verdikten sonra arkasına dönmüş ve demiş ki " aynı zamanda oruçlu olduğumu da eklemek isterim".
maşallah demeden övülünce çat diye yamulan insan dramı.

bilhassa akrabalar sorumludur bundan, yıldızım düşükmüş hem benim, övmeyin de eleştirmeyin de, bakmayın direkt..
"nazar değdi" şeklinde anlamlandırılır genellikle. bu şey gibidir aslında; kendi halinizdeyken defalarca mükemmel şekilde yaptığınız bir işi insanların bakışları merkezindeyken yapamamak gibi. yapamayacağım, bana gülecekler gibi kaygılar konsantreyi engelliyor velhasıl.