özgürlük

1 /
bir gün minibüsten inmek için ayağa kalktığımda, arka koltukta ağlayan genç bir kadın görmüştüm. ben o zamanlar da benim işte, üzüldüm içim parçalandı. bir şey yapmadım, ne yapabilirdim zaten.

şimdi düşününce, özgürlük yasak olmayan ama toplumun garip göreceği şeyleri yapmaktan geri durmamak belki de. ağlayasın geldiyse ağlamak ve bunun için özür dilememek, bunu 'avutacak biri' beklentisiyle gerçekleştirmiyor olmak. sadece toplumun normu olduğu için içine içine atmamak. toplumun kuralları var ve olmalı ama zihinlerdeki prangalardan kurtulmak güzel bir özgürlük anlayışı.
İradenin, başka hiçbir idari yaptırıma bağlı olmaması durumu.
Yani;
Yapmak istediğiniz şeyi yaptığınızda değil, yapmak istemediğiniz şeyi yapmadığınızda yaşayabileceğiniz en değerli duygudur.
Yaratıcının çok korkunç bir mizah anlayışı vardır, o yüzden ondan bir şey isterken herhangi bir açıklık ya da boşluk bırakmamakta fayda var, illa en ince ayrıntısına kadar anlatmanız gerekiyor.
Ben küçükken, ailemdeki kadınlar toplu taşıma kullanmazdı, hoş karşılanmaz, ayıp bile görülürdü bu durum, kadınlar korunmaya muhtaç ve kırılgan varlıklardı, poşet bile taşıtmazlardı.
Hatta kadınların çalışması fikri de kabul edilemezdi, bu evin erkeğinin yetersizliğine dair bir göstergeydi, direkt beta.
Bir yere mi gideceğiz, o an babam, amcam, dayım, kuzenim hatta komşumuz kimin arabası müsait ise o götürürdü; müsait olan yoksa bile, biri işini gücünü bırakır ve bizi götürürdü mutlaka.
İşte bu nedenle ben 12-13 yaşıma kadar hiç toplu taşımaya binmemiştim, bir akşam nasıl olduysa oldu ve arabamız bozuldu, babam da mecbur kaldığı için bizi dolmuşa bindirdi.
Dolmuşta, o saatte orada ne işi olduğu meçhul kadın bir yolcu tek başına oturmuş, gazetesini okuyordu, yol boyunca o tek başına gazetesini okudu, ben de hayranlıkla onu izledim.
benim için özgürlük işte tam olarak buydu, o gün içimden büyüyünce o kadın gibi olmayı diledim, ertesi günlerde de, bir de zeyna gibi olmayı tabi.
hala o kadın yüzünden gazate okumaktan büyük keyif alıyorum, kapıdan mutfağa kadar damacanayı da keyifle taşıyorum, bir de maalesef dolmuş ve otobüslerden kurtulamıyorum.
Özgürlüğüm tuzladan, beylikdüzüne kadar, vizyonumu seveyim.