peyami safa

1 /
Bir kaç kitabını okumuştum. Bana muhafazakâr birisi gibi gelmişti o yıllarda. Sonrasında birgün babamlardaydim sanırım kim beşyüz milyar ister miydi neydi program. Soru sordular. Asagidaki kişilerden hangisi Türkiye'de ilk güzellik yarışmasında jüri görevi almamıştır diye bir soru. Dedim ki kesin Peyami Safa dir. Maalesef jüri imiş. Hayallerim yıkıldı Peyami. O dokuzuncu hariciye koğuşundan çıkmayacaktın. Söz de kızlara esir olup sonra yalnızız demeyecektin Peyami. Sen benim şaşkınlığım hayal kırıklığım olsun.
Romanlarında psikolojik tahlillere genişçe yer veren yazar. Aynı zamanda kurgusu da çok iyi olup eğer batı ülkelerinde bir yerde doğsaydı şöhreti çok daha farklı olurdu.
“...
yarını bugünden daima daha müsait farz etmekten Doğan bu masumiyetin cezası o işin asla yapılamamasıdır.

Yaşadıkça anlarız ki ne yapmak istiyorsak, ne yapabileceksek şimdiden başlamalıyız. Ancak şimdiye hakimiz. Hayat birbirinin peşi sıra geçen şimdilerin yekunudur. Her kaybolan şimdi bir daha gelmemek üzere geçip gitmiştir ve şimdiyi anlamayan hayatı anlamaz. ‘ şimdilik durmak’ değil, ‘şimdiden başlamak’.”
türk yazar ve gazeteci. "dokuzuncu hariciye koğuşu", "matmazel noraliya'nın koltuğu" ve "yalnızız" gibi psikoloji türündeki eserleriyle cumhuriyet dönemi türk edebiyatında ön plana çıkmıştır. yaşamı ve fikrî hayatı eserlerine de yansımıştır. server bedi lâkapıyla birçok romanı kaleme almıştır. şöyle de bir kelamıkibarı bulunmaktadır: "doğu ile batı arasındaki mücadele, bir insanın kendi nefsiyle mücadelesine benzer. bunların sentezi, insanın var olmak için muhtaç olduğu vahdetin ifadesidir. insan, bütünlüğünü ve tamlığını ancak bu sentezde bulabilir." bu cümleden de peyami safa'nın, hegel diyalektiğine sahip olduğu veya onun benimsediği görülmekte.
yalnızız isimli kitabına defalarca başlamama rağmen bitiremediğim yazar.

kitap için her yaşta ayrı bir deneyim ve zevk olacağı söylense dahi benim için her dönem yarım kalan hüzünlü bir hikaye olmanın ötesine gidemedi. üzgünüm...
Romanlarına baktığımızda iyi bir romancı olduğu ortada. Ancak demokrat parti yıllarındaki siyasi tutumuna baktığımızda karakteri tartışılır bir kişidir. Yine de biz tartışmayalım ama. Rahmetli olmuş sonuçta.
histerikliğin nasıl zevk alınabilecek bir duygu olduğunu açıkça gösterir eserlerinde.
yarattığı karakterlerde en çok hastalıklı ve takıntılı olma durumu ilgi çeker. edebiyat dünyasında kendisine özel bir yer açmış yazarımız, betimlemelerle öyle güzel oyun oynar ki kendini bir film sahnesinin içerisinde sıkışıp kalmış gibi hissedersin.
kendisine ait olan bir tereddütün romanı adlı eserini okurken bir nevi kendimi bütün karakterlerin gözünden görebilmiştim ve kitabı bitiridiğimde ise sebepsiz yere ızdıraba maruz kaldığımı tuhaftır ki bunun ne kadar haz verici bir şey olduğunu farketmştim.
kısacası büyüksün üstad.
hem osmanlı hem t.c. vatandaşı olabilme şansına veyahut bahtsızlığını yaşamış ünlü edebiyatçılarımızdan, yazarlamızdan insan kişisi.

cumhuriyet tarihini en iyi yaşamış insanlardan biridir. çünkü 1961 yılında vefat etmiştir. insanların neler yaşadığını en iyi anlatacak kişilerden birisidir. şaklaban sinan meydan, yılmaz özdil gibilerden uzak durulması gerektiğini gösteren kişilerden sadece birisidir. çünkü adamın kendisi tarihi görmüştür, yaşamıştır. dünkü çocuklar sinan meydan ve yılmaz özdil gibi atatürk üzerinden para kazanma derdinde olduğunu sanmadığım insanlardan sadece birisidir.

Edebiyat ve siyaset tartışmalarının hep içinde bulundu. Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin'le polemiklere girdi. Ayrıca ders kitapları da yazdı. adam kimlerle birlikte yaşamış yahu.

şu tespiti ile bizim düşüncelerimizi geçmişten gelerek tasdik ediyor sağolsun. günümüzü özetlemiş sağolsun. atatürk devrimlerini deli gibi savunanlar rahatsız olabilirler tabi bu tespitinden.

git