peygamber

farsçada "haberci/haber getiren" anlamındadır.

kuran-ı kerim'de sadece resul veya sadece nebi ile hem resul, hem de nebi diye zikredilen isimleri tek bir kavram altında tanımlayan farsça sözcüktür.

(bkz: resul)
(bkz: nebi)
devamını gör...
sen, fikir kadar güzel;
ve tek, birden daha tek!
ıtrını süzmüş ezel;
bal sensin, varlık petek...

sensin ölüme hisar;
bâkisi hep inkisar..
sar bizi, çepçevre sar,
rahmet rüzgârı etek!...

(1958)

| nfk
devamını gör...
''* tanrı, ne din kitaplarının anlattığı gibi insan şeklinde, ne de göklerin bir yerindeki tahtının üzerindedir. onun nasıl olduğunu, ne olduğunu bilmeye imkân yoktur. olsaydı din bilginleri asırlar boyunca birbirine girmezdi. (yobazlık bir fikir müstehasesidir - ötüken, 1970, sayı: 11)

* peygamberin, çevresindeki ahlak bozukluğunu görerek çareler aradığını, tedbir düşünmek için dağlara çekilip insanlardan uzakta yaşadığını ve ta eski mısır'dan gelerek yahudiler'e geçen "tek tanrı" fikrini akıl ve duygusuyla kabul ederek arap putçuluğuna karşı çıktığını görüp anlamak için yobaz olmaya, bir takım masallara inanmaya, eski sümer'den ve mısır'dan gelip yahudiler aracılığı ile öteki milletlere geçen inançları ilahi hakikat diye kabul etmeye lüzum yoktur. (a.g.m)

* yahudi krallarını peygamber diye türk milletine telkin ederek milli mefahiri unutturmak suretiyle israiliyyatı hayat ve ahlak sistemi diye öne sürmek milli bir cinayettir.(a.g.m)'' *

Allah bilir durumunu...
devamını gör...
Allah'ın elçisi.

--! spoiler !--


Annem Kur'an Kursu Öğreticisi. Kendi yazdığı paylaşımı tek bir noktasına dokunmadan paylaşıyorum:

"6-7 yaşlarında çocukların bulunduğu sınıfta ders anlatıyorum,konu peygamberlere iman"Peygamberler,Allah'ın bizden ne istediğini anlatan,nasıl iyi insan olacağımızı bize öğreten öğretmenlerdir" dedim,çocuğun biri parmak kaldırdı,"hocam yani siz de peygambersiniz" dedi,nasıl acizlendim anlatamam..."


--! spoiler !--
devamını gör...
kuran ı kerim de geçmeyen kavramdır. köken olarak farsça kökenlidir. kuran ı kerim de orjinal karşılığı resul ve nebi iken kim getirip bu kelimeyi monte etmiş bu derece yerleştirmiş anlamak mümkün değil.

resul elçi anlamına gelirken peygamber haber getiren anlamına gelir. esasen kelime anlamına bakınca resul ü tam karşılamıyor bile.

kuran da yerine göre resul ve nebi kullanılıp farklı anlamlar vurgulanmak istenirken türkçe meallerde bunun hepsine peygamber kelimesi yapıştırılıp geçilir.

not:eksi veren kardeş eğer bu kelime kuran da geçiyorsa söz konusu ayeti bi zahmet yazıverde biz de aydınlanalım.
devamını gör...
genel olarak; Allah'ın rehberliğini insanlara ulaştırmak için, Allah tarafından görevlendirilmiş insanların her birine denir.

peygamberler, her ölümlü insan hangi yasalara tabi ise onlar da o yasalara tabidir.*
doğarlar, yerler, içerler, üzülürler, sevinirler, hastalanırlar, ölürler veya öldürülürler.
Allah'tan gelen mesajları bozmadan ve değiştirmeden muhataplara iletmekle görevlidirler. görevleri için asla ücret talep etmezler. Allah adına asla yalan söylemezler. Allah'ın çizdiği sınırları gözetirler. hayatları Allah davasına adanmış, Allah adamıdırlar.

peygamberlerin özellikleri

- melek değil insandırlar.
fussilet / 6: ey muhammed! de ki: "ben sadece sizin gibi bir insanım, ancak bana ilâhınızın bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. artık hep o'na yönelin ve o'ndan bağışlanma dileyin. vay o'na ortak koşanların haline!

- getirdikleri mesajı sadece ileten değil, aynı zamanda en iyi yaşayan örnektirler.
ahzâb / 21: şüphesiz, sizden Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çok ananlar için, Allah'ın peygamberinde güzel bir örnek vardır.

- her zaman doğru ve dürüsttürler.
meryem / 41: kitap’ta ibrahim’i de an. gerçekten o, son derece dürüst bir kimse, bir peygamber idi.

- sıkıntılara karşı direnen erdem sahibidirler.
enbiyâ / 85-86: ismail’i, idris’i ve zülkifl’i de hatırla. bunların hepsi sabredenlerdendi. onları da rahmetimizin içine soktuk. şüphesiz onlar salih kimselerdendi.

- yaptıkları görevden dolayı hiçbir ücret talep etmezler.
hûd / 51: “ey kavmim! ben buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. benim ücretim, ancak beni yaratana âittir. hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”

- hepsinin dinleri birdir. akide, amaç ve hedefleri birdir. farklılık sadece dini dili, yöntem ve uygulamalarıdır.
mâide / 48: sana da (ey muhammed) geçmiş kitapları tasdik eden ve onları kollayıp koruyan kitab (kur'ân)ı hak ile indirdik. onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet. onların arzu ve heveslerine uyarak, sana gelen haktan sapma. biz, herbiriniz için bir şeriat ve yol belirledik. eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı, fakat size verdiklerinde sizi denemek istedi. öyleyse iyiliklere koşun. hepinizin dönüşü Allah'adır. o, ihtilafa düştüğünüz şeyleri size haber verir.


bir peygamber neler yapamaz?

- kendisine ibadet edilmesini isteyemez.
âl-i imrân / 79: Allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir kimsenin, insanlara “allah'ı bırakıp bana kul olun!” demesi mümkün değildir. aksine “ilâhî kelâmın bilgisini öğreterek ve onu derinlemesine inceleyerek Allah adamları olun” der.

- peygamberlik görevinden kaçamazlar. (sâffât / 140-148)*

- kendi isteğiyle veya keyfi olarak mesaj getiremez. Allah'tan gelen bir mesajı gizleyemez.
mü’min / 78: andolsun, senden önce birçok peygamber gönderdik; sana onların kimini anlattık, kimini anlatmadık; hiçbir peygamber, Allah'ın izni olmadan bir âyet getiremez. Allah'ın buyruğu gelince iş gerçekten biter. işte o zaman, boşa uğraşanlar zarar ederler.
hâkka / 44: eğer peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.

- allah'ın kayırmadığı hiç kimseyi kayırıp da şefaat edemezler.
zümer / 44: de ki: "bütün şefaat Allah'ın iznine bağlıdır. göklerin ve yerin hükümranlığı o'nundur. sonra o'na döneceksiniz."

- kıyametin vaktini bilemez.
nâzi’ât / 42-46: sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? onun bilgisi sadece rabbine aittir. sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.

- idraki aşan hakikatleri/gaybı kendiliğinden bilemez.
a’râf / 188: de ki: “allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı. ben sadece, inanan bir toplum için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”
en’âm 50: de ki: “ben size, ‘allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. ben gaybı da bilmem. size ‘ben bir meleğim' de demiyorum. ben, sadece bana vahyolunana uyarım.” de ki: “kör ile gören hiç bir olur mu? hâlâ düşünmüyor musunuz?”
en’âm 59, yûnus 20, hûd 31, 49, 123,...

- kendine ve bir başkasına yarın ne olacağını asla bilemez.
ahkâf / 9: de ki: "ben peygamberlerin ilki değilim; benim ve sizin başınıza gelecekleri bilmem; ben ancak bana vahyolunana uymaktayım; ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."

- sevdiği ve istediği kimseyi hidayete erdiremez.
kasas / 56: sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis Allah dileyene hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi o bilir.

- allah'ın helal ettiğini haram, haram ettiğini helal kılamaz.
tahrîm / 1: “ey peygamber! niçin Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi, eşlerinin hatırı için haram kılıyorsun? Allah affedendir; merhamet sahibidir.”

maide / 4: “ey muhammed! sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. de ki: size temiz ve hoş olan şeyler helal kılındı. “
mâide / 87: ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.
a’râf / 157: ...(ve o resul ki) onlara yapılması doğru olanı tavsiye edip yapılması yanlış olanı yasaklar. yine onlara temiz ve hoş şeyleri helal, kötü ve çirkin şeyleri haram kılar...
devamını gör...
bir mahalleden seçilen sıradan bir insanın bütün dünyanın kültürünü,inancını değiştirme misyonunu üstlenmesi.
ordu toplamak,karşı gelenin boynunu vurmak,ganimet toplamak,esir alınanların kadınlarını kendisine helal kılınması,10 dan fazla kadınla evlenebilme hakkı vb e sizde hak verirsiniz ki bu zor görevin artı yanları...
devamını gör...
Allah teala' dan aldığı vahyi halka tebliğ için gönderilen insandır. bir rivayete göre 24 bin, başka bir rivayete göre 124 bin adet peygamberin gönderildiği söylenir. oysa kuran-ı kerim' de bahsi geçen peygamber sayısı otuzu bulmaz.
devamını gör...
neden nasıl dilimize girdiğini bilmedğim türkçesi ya da aslı varken neden kullandığımızı bilmediğim kelimedir -namaz gibi- manasına sözümüz yok o ayrı.

ayrıca kendisi farscadır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.