psikiyatri

1 /
Her anabilim dalının Kons attığı ortak kesişim noktası. Düşünüyorum da, psikiyatriye danışılmayacak bölüm ne olabilir ki? Zaten Her şeyin başı stres...
güzel bir tıp dalıdır, uzmanlık dalıdır, iyidir de bazen yalnız başına ilaç bir çözüm yolu olmuyor ki... nöroloji ve nörokimya ile psikoterapinin de şart olması gerekiyor. bunlar olmadan ekstrem bir durumu olan hastalar maalesef sadece ilaç ile iyileşemiyorlar. sonra intihar girişimleri de doktora karşı suçlamalar ve fiziksel şiddet de olabiliyor. hekimlerden sonra psikiyatrlar da arada kaynıyorlar, acı ama gerçek.
Son dönemlerde popülerliği artan alanlardan olmasından ötürü okunması şiddetle tavsiye ediliyor hakkında pek bilgisi olmayan cağnım teyzeler/ablalar/abiler tarafından.
- bi psikiyatri okuyamadınız mı?
+ psikiyatri x puan türünden alıyor ama benim puanım y’ydi zamanında ... vıdı vıdı vıdı ... ben bölümümden memnunum ...
- yani evladım?
+ okuyamadık.
- okuyan okumuş.
+nokta.
Çocukluk travmaları yada bir başka sebeple gelişmiş psikiyatrik hastalıklar geçirmiş kişilerin beyinleri hem fiziksel olarak hem de kimyasal süreçler bakımından normal insanlardan farklılık gösteriyor. Bu sebeple psikiyatrinin, tedavide odaklandığı kısmın değişen beyin süreçlerini eskiye döndürmek olması olağan. Yanlış olan, insanı bütün hayatıyla ele almayıp sadece beynin kimyasına el atarak salt ilaçla tedavinin mümkün olabileceğini zannetmek. İşin terapi boyutu da var elbette. Terapi; terapist, terapist dışındaki klinik koşulları, terapide seçilen yaklaşım, bu yaklaşımın hastaya uygunluğu ve terapist hasta iletişimine göre işe yararlılığı inanılmaz değişkenlik gösteren ve asla bir matematiği olmayan kısmı psikiyatrik tedavinin.

Teoride durum buyken uygulamada daha vahim. Sen içli içli anlatırken doktor araba motoru inceler gibi suratına bakıyor. dsm kriterlerine uygunluğu kontrol eden bir makine gibi gözlerinde "uygundur!" ibaresi belirdiği an ilaç yazmaya koyuluyor. Ben psikolog da görmek istiyorum diye tutturmayı akıl edersen kibirinden kırıla kırıla sevk ediyor psikologa.

Sürecin tamamı aslında bir çok insana sadece çaresizliği öğretiyor. "Sadece doktorun tedavi edebileceği bu hastalıkla gittiğim doktor doğru düzgün dinlemedi bile, ilaçlar da işe yaramadı hala, hiç iyileşemeyecegim."

Basit ve doğal yaşamanın, temiz beslenmenin, terapiyle desteklenen maneviyata dönüşün ve aile sevgisinin birleşerek en azından asgari iyilik halini kazandırmakta ilaçlardan daha etkili olacağını düşünüyorum.


Mutlaka (bkz: köpek gibi büyütülmüş çocuk)
Akıl hastalığı ile ilgilenen tıp bilimi. Bilimi vurguluyorum çünkü bilimsel olarak metafizik bir öge olan ruh diye bir şey yok. Ruhu inkar ederek ruhun bazı yansımaları üzerinden genellemelere gidip tedavi oluşturmaya çalışılması acınılası.

Bu şeye benziyor henüz kanı pompalayanın bağırsak olduğunu zannedip dolaşım sistemi rahatsızlıklarında bağırsağı tedavi etmek için uğraşıp probiyotik takviyesi yapmak gibi.

Hastalığın kaynağını bazen öyle olsa dahi her zaman sinir kabul ettiğinden hastalığı tedavi etmeyen ama donuklatmayı sağlayan sinir tahrip metodları kullanıyorlar.
İlk gittiğimde sorunların kaynağını anlatacakken sadece sorunları anlat deyip ilaç yazıp göndermiş doktorun alanı. Sonrakilerde de tecrübe kazanmıştım, hiç anlatmadım.

Düşünüyorum da her gideni yarım saat dinleyecek olsalardı, kimseye sıra gelmezdi. Memlekette hasta çok.
Sanılanın aksine sağlam psikoloji gerektirmeyen bilim dalı. Sadece sağlam bir iradeniz olmalı, bu bölümde uzmanlık yapmak İçin. Nereden mi biliyorum? 9 yıldır geçmediğim çok az psikiyatr kaldı.