regista

ilk olarak italyan futbol adamlarının ortaya attığı bu kavramı iki farklı türde ele almamız gerekiyor çünkü kavramın doğuşunda yüklenilen anlam ile günümüz futbolundaki karşılığı arasında fark var.

eski zamanlarda futbolda 2-3-5 gibi şu an bize çok garip gelen dizilişler pek yaygınmış. ikili savunma tandeminin önünde duran üçlü orta saha bloğunun ortasındaki futbolcu, oyun direkt paslarla yönetildiği için çizgilere uzun toplar servis ederek akışı yönetirmiş. burada dikkat edilmesi gereken husus, o yıllarda ofsayt uygulaması olmadığından uzun topları engelleyen hiçbir kural olmaması. regista topla buluştuğunda topu sağdan aldı ise sola, sola aldı ise sağa uzun ters toplar atarak rakip savunmasının kademe anlayışını bozmayı hedef alan bir rol üstlenirmiş.

modern futbolda ilk olarak ac milan'ın efsane diamond dizilişindeki 4-4-2'de yer bulmuştur. Seedorf ve gattuso'nun koruması altında topla buluşturulan andrea pirlo çağın en usta registası olarak kabul edilir. Burada da dikkat edilmesi gereken nokta regista tam bir ön libero değildir. pozisyonu itibari ile rakip 10 numara ile sık sık karşı karşıya gelse de onu marke etme görevini üstlenmez. regista orta saha oyuncularının arkasına saklanmış bir hücum silahıdır. gereğinden fazla savunma görevi üstlendiği takdirde daha fazla yorulacak ve verimli bir şekilde uzun top kullanamayacaktır.

regista bir çok dizilişte kendisine yer bulabilir ancak eğer bir regista kullanılacaksa sistem oyuncuları ile desteklenmesi gerekmektedir. aynı milan örneğindeki gibi daha fazla efor sarf edecek iki savaşçının arasına naif bir bilek yerleştirildiği takdirde tam verim alınabilir. aksi halde 4-2-3-1'de bulunan 6 numaranın bu rolü üstlenmesi neredeyse imkansızdır çünkü oyun hem registayı hem trequartistayı kaldırabilecek bir yapıda değildir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.