sabah melankolisi

1 /
kargalar bazı mevzular için harekete geçmeden uyanan insanların her sabah tüm hayatının film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmesiyle vuku bulan gerginlik ve hüzün hâli.

her seferinde nasıl atlatıp günü bitirebiliyorum hayret doğrusu...
tuvalete saç tokası düşürünce realitenin acımasızlığıyla uçuruluveren ruh hali. oysa rüyamda Gülriz Sururi'yi görmüştüm, bütün zarafetiyle. 3 tane elma vardı elinde; payıma düşeni bana uzatıyordu.

Çevremdeki herkeste bu sabah olan sıkıntı.

Herkese Ümit vereceğim diye bende tükendi kalmadı resmen. Mutlu uyanmıştım halbuki, bütün enerjim vakumlandı şu anda.

Bana kim Ümit aşılayacak? Diye geziyorum ortalarda an itibariyle.

Nefes alıyorsanız Ümit var. Var. Var.
Gece Vikingler izleyip rüyanızda lagertha'yla savaşa gidersiniz. Sabah uyanınca ise bir Viking olmadığınızı ve savaşamayacağınızı fark edip hayal kırıklığına uğrarsınız. Kahvaltıda da faun federkleid dinleyerek güzel bir güne başlıyormuş gibi yaparsınız.

Kendinizi kandırdığınızı ise günün diğer melankolik zaman dilimlerinde fark edersiniz.

(bkz: gün ortası melankolisi)
(bkz: ikindi melankolisi)
(bkz: akşam melankolisi)
yıllardır yimek yimedim modunda uyanmaktır. İngilizce de cuk oturan bir kelime var; pathetic. bizde de var ama ingilizcesinin söylenişi çok havalı, sound olarak güzel. velhasıl bir bardak su sonrası o mahsunluk yerini enerjiye bırakmaya başlar.

geçici sendrom diyelim, korkmayın.
Sabah uyanırsın, etrafına bakarsın sonra devam bakarsın. Karanlık. İçi karanlık ve ışıksız bir oda. Vaktinden önce uyanmış huzursuz bir beden. Zihin zaten uyumadı ki. Kalp bu denli yorgunken gözü nasıl kapansın. Üzgünüm üzgün uyanmaktan. Bir gün gelsin korkusuz uyanayım, dertsiz ve sevgi dolu. Lüflen ama.