sanmak

1 /
beklenti içeren türden bir zannediş.

gönül üzülmemek için istiyor ki ya siyah olsun ya beyaz. gri diye bir şey yok, var gibi gösteren ağır yalancıdır ve biz buralarda yalancıları sevmeyiz.

yorulmadım, gayet de iyiyim.
insanların düşebileceği en derin ve en kirli çukur.

çok kez düştüm bu çukura, her düştüğümde de tırnaklarımla kazıdım derimi. her düşüşümde bir iz kaldı tenimde, unutmamak üzere bir işaretti. o zaman anladım insanlara güven olmayacağını ve ben o gün kendimi başka birisi gibi tanıttım.

çocuk gibi davrandım çoğu zaman. öyle sapmalarını istedim zira insanlar en kolay çocuklara zarar verir.
kimin bana kötülük yapacağını, kimin iyi olarak kalacağını en kolay bu şekilde gördüm. çok da kötülük gördüm, karşılıksız olmadı gördüklerim.

sandılar işte, istedikleri gibi zarar verebileceklerini sandılar.