serpme kahvaltı

1 /
dışarıda kahvaltı yapmak kadar gereksiz bir şey yok yahu. tamam yöresel lezzet olur, hiç yemediğin şeyler olur gidersin yersin eyvallah da evinde yediğin şeylerle masayı donatıp yemek resmen uyuşukluktur,tembelliktir. otur evinde yap yumurtanı,kur sofranı çok mu zor. bir de yiyemeyip bir dünya malzeme kalıyor sofrada. evde olsa alır koyarsın dolaba.
haftasonları yapmayı sevdiğim kahvaltı.
serperken güzel de sonrasında toplaması biraz zor oluyor.

edit: israfı hiç ama hiç sevmem. bu yüzden dışarıda serpme kahvaltı yapmak bana zulüm gibi geliyor. yine de bazen yaptığımız oluyor arkadaşlarla. üzücü.

bir de aklıma gelmişken bir keresinde arkadaşla iş için şehir dışına gitmiştik. kahvaltı yapalım dedik. çok da aç değildik bu yüzden tek kişilik söyleyelim 2 kişi yiyelim dedik. kasada bizden 2 kişilik para istediler. biz de itiraz edince olmaz dediler, sonra güç bela 1.5 porsiyona düşürdük. geçmiş zaman tam hatırlamıyorum ama böyle bişey olmuştu.
saçmalık resmen

bir de geçen sene i̇stanbul'a geldiğimde bir mekanda 2 çay + 1 tosta 50 lira verdim. yuh. o fiyata serpme kahvaltı olur.
sırf boğaz manzaralı diye fiyatlar uçuk.
oysa yanda banklar var. tostunu çayını kendin yap, termosa koy. aynı kahvaltıyı 50'ye değil 10 liraya yaparsın. yine boğaz manzaralı.
Heç yememişim ve gerçeğini de görmemişim. Ama şundan eminim. Size sunulan bu çeşidin ve bolluğun tüketilemeyeceğini biliyor işletme patronu. Mağlesef, yenmeyen artıklar çöpe dökülmüyor, bir diğer müşteriye servis ediliyor.

Ortada israf var. Çöpe dökmek bir suç, başkasına servis etmek bir diğer suç.
Eskiden gittiğimiz bir yer vardı bizim mahallede, karslı. Rakipleri büyükçekmece kordon ve göl kenarında 40-45 tl'ye uyduruk serpme kahvaltı verirken, burada 20 tl idi. Ortaya menemen, uscuhlu yımıta, varsa çocuğa süt ve sınırsız çay da fiyatın içindeydi. İki çeşit bim peyniri veren mekanların aksine, otlusundan, küflüsüne, göğermişinden taze ve eski kaşarına 8-9 çeşit peynir olurdu sadece. Türlü türlü reçeller, tahinler, ballar, börek, kızartma, taze nane ve yeşillikler, tandır ekmeği filan masanın üzerinde yer kalmazdı. Mekanın içinde çocuk oyun alanı da olduğu için bizim için idealdi. Cam kenarı için sıra beklemez, oyun alanının kenarındaki masaya geçerdik. Hesabı ödemek istediğimizde, masada kalanları da paketleyip verirlerdi. Paketle eve götürdüklerimiz de, bir hafta giderdi. Paket istemeyenlerden kalanları, hiç el sürülmemiş bile olsa, orada çöpe atarlardı. Müthiş kızardık. Yahu adamlar sen sormadan paketliyor, ne demeye almazsın.

Çocuk büyüdükçe, böyle yerlerden sıkılır olduğu için bıraktık. İsraf bağlamında ve o masaya konan pek çok şeyi yılda bir iki kez görenler olduğunu düşününce, bence yasaklanması lazım.
Serpme kahvaltı çeşidini üzülerek belirtmek zorundayım ki, düşüncelerimle değil sezgilerimle yazıyorum.

Muhafazakar kadınların restoranlar üzerindeki Üstün satın alma gücünden kaynaklandığını düşünüyorum. Yani restoranların suçu değil bu...

Sunum şekili, içeriğin gereksiz abartılı olması kadınların ve özellikle de köyden şehire geçen gözü eyelinerlı, jeepi halojen farlı, bilekleri altınlı kadınların sofradaki tezahürüdür.

Bu seviyesizliği beyaz yakalı zengin kadın ile açıklayamıyorum.


Peki erkek nerede... Erkeğin önüne ne koysan yer. Onun konu ile alakası yok:)