sevdiği halde ayrılan insan

1 /
"Birisini çok sevmiş olabilirsiniz, hatta karşınızdaki insan da sizi çok sevmiş olabilir ama her şeye rağmen yapamamışsınızdır. Olmaz bazen, yaz mevsiminin ortasında yağmur yağar ve siz o pikniğe gidemezsiniz. Belki zorlarsınız ama bu kez de her yeriniz çamur olur."
Hayatın getirdiği bazı mecburiyetlerden dolayı öylece avuçlarınız içinden bir kuş misali uçup gitmesini izlemekten gayrı ne acı verir ki insana. Ölseniz bir kaşık kanınız akmaz o an. Zaten yürek ölümü gerçekleşmiş, beyin bitkisel hayattadır artık.
Sevmese daha az acı verirdi. Öyle gidiyor ya sevdiğini bildiğin halde. Elinizden bir şey gelmiyor, tüm ihtimalleri tükettiğinizi düşünüyorsunuz, kabul ediyorsunuz ayrılığı. Fakat içindeki küçük bir parça hala umut taşıyor, istemsiz bir şekilde onunla mutluluğu ve aşkı diliyor. Ne vardı bu kadar kendine bağlamasaydın...
Ayrılık bir son değil. Bazen başlangıçlar için bir şekilde bir şeylerin bitmesi gerekiyor. Sevmek de buna engel olamıyor. Yazgı, kader, hayat... insan aciz, gün geliyor kolu kanadı kırılıyor ve hiçbir şey yapamıyor.
arkasından yeterince sevmemiş derler, vefasız derler, korkak derler, bir suru şey derler. sanki ayrılan insan yeterince acı çekmiyormuş gibi bir de bunlara maruz birakilir. bu basligi okuyan severek ayrılan insan, merak etme hepsi gececek. kendimden biliyorum.
Arada kalmış insandır. Ailesi ve sevdiği kişi arasında seçim yapmaya zorlanmıştır. Ve ailesini seçmiştir. Hayat tercihlerden ibarettir. Ve her tercihin bir bedeli vardır. Ödemeye gönül razıysa diyecek söz yoktur.