simulakr

anlayana kadar göbeğim çatladığı için tanımlayamadığım bişiy. çünkü okuyamadık durumumuz yoktu. anladığımı şöyle örnekleyebilirim ki sözlük, facebook, twitter filan gerçekten çok havalı. insanlar no panic, sakin, her şeyi olgunlukla karşılıyoruz. burada sadece düşünce özgürlüğüyle, politikayla alakalı filan problemler olunca sinirleniyoruz, ağlıyoruz ya da panik oluyoruz. işte simulakrın babası bu.
devamını gör...
gerçekmiş gibi duran fakat gerçek olmayan olay, kişi, nesne, şey. aslında tam olarak değil fakat, gerçeküstü olacak kadar gerçek gibi durup, gerçek olmayan şey de diyebiliriz. karışık biraz.
en kısa tanımlaması bu.

dur lan örnek vereyim. hani filmlerde öpüşme sahnesi olur ya. tutkuludur filan. işte o, bu. gerçek gibi fakat gerçek değil.
devamını gör...
gerçek gibi duran ama aslında gerçek olmayan ve bu yüzden gerçekten daha abartılı olarak sahteliğini örtülmeye çalışılan şey. mesela travestiler aslında kadın değil erkektir ancak makyaj ile, çeşitli estetik ameliyat ile normal bir kadından daha fazla dişilik gösterme çabasına girer. mesela the shawshank redemption'daki hapishane müdürü... adam aslında dindar değil, üç kağıtçının tekidir. ama normal bir dindardan daha abartılı, sanki bir rahipmiş gibi elinde sürekli incil ile gezer, her lafından incilden örnekler verir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.