sinan ateş

1 /
semih yalçın'ın şu sözlerine, merhumun eşinden cevap gelmiş:

“Menfur bir suikast üzerinden siyasi çıkar elde etme çabasındaki izansızlar, zan altında bıraktıkları masum ve suçsuz insanların ailelerini ve çocuklarının duygularını bile göz ardı etmektedir. Evlerine ateş düşen mazlum insanların acıları da insafsızca, ahlaksızca istismar edilmektedir. Ailelerin, annelerin, babaların, kardeşlerin, bacıların canı hoyratça acıtılmaktadır. Sadece diriye değil, ölüme ve ölenin hatırasına da saygısızlık edilmektedir. İktidar hırsıyla böylesine küçülerek siyaset yapmak, politika değil, pespayelik, kepazeliktir. Bu nefret siyasetinin varacağı yer hüsrandır. Bu tiksindirici siyaset anlayışının getireceği hiçbir fayda yoktur. Tam tersine ona tenezzül ve tevessül edenleri yok edecektir.

MHP ve Cumhur İttifakı'na zarar vermek maksadıyla ülkeyi gerginlik ortamında seçime götürmek isteyenler, bu ağır ve yanlış hesabın altında kalacaklardır. Mesele MHP ve Cumhur İttifakı aleyhinde algı operasyonu olmaktan çıkmış, toplumsal bozgunculuk ve kaos oluşturma hevesine dönüşmüştür. Sadece MHP ve partililerimiz aleyhinde iftira ve yalan kampanyasıyla yetinilmemekte, topluma kin ve nefret tohumları ekilmeye çalışılmaktadır.

Bilinmelidir ki siyaset bir oyun değil, fevkalade ciddi bir meseledir. Siyasi kavga işin doğasında vardır. Tarafların çekişme veya tartışmalarında bazen atmosfer elektriklenebilir, üslup ve dil sertleşebilir. Hatta bazen işler kavgaya kadar varabilir. Ama siyasette belden aşağı vurmaya ne rızamız, ne tasvibimiz, ne de tahammülümüz vardır. Bu tür siyaset anlayışı bumerang gibidir, dönüp ona tevessül edeni vurur.

Yalan yere yemin edip hakkımızda uydurma bilgiler üreterek halkı aldatmaya, kamuoyunu aleyhimize çevirmeye çalışanlardan ürküp kıblemizi değiştirmez, yeminimizden dönmeyiz. Camiamızı sindirip partimizi ve teşkilatlarımızı yıldıracağını, korkutacağını sananlar avuçlarını yalayacaktır. Altta yer delinmedikçe, üstte gök çökmedikçe MHP'nin kararlı duruşu bozulamayacak, tutarlı siyaseti değişmeyecektir. MHP, yapıcı ve ilkeli siyasetinden taviz vermeden kararlı bir tavırla yoluna devam edecektir.”


ayşe ateş'in cevabı:

"Eşimin Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevinden ayrılmasından şehit edildiği güne kadar yaşanan süreçlerden dolayı öncelikle kendisini temize çıkarması gereken bu beyefendi, yaşadığımız tüm acılara rağmen soruşturmanın sağlıklı yürümesi adına biz konuşmazken hangi ihtiyaca binaen masum çocuklar üzerinden duygu sömürüsü yapmaya çalışmaktadır? Bütün çocuklar elbette ki masumdur ancak bu beyefendi iki yetim evladın hayatları boyunca yaşayacakları travmayı görmezden gelip suçsuz oldukları sabit görüldüğü takdirde serbest kalacak olan isimlerin çocuklarını mı düşünmektedir? En azından biz bunu inandırıcı bulmadık.

Acıları deşmek istemem ancak bu beyefendi madem ki bizim acımız üzerinden siyaset yapmak, bir yerlere mesaj vermek hadsizliğini gösterdi birkaç cümle etmek mecburiyeti hasıl oldu. Bu beyefendinin oğlu (Allah rahmet eylesin) vefat ettiğinde beyefendinin koluna giren ve kendisini yalnız bırakmayan benim eşimdi. Beyefendi, rahmetli oğlunun muhterem eşine merhumun yetim bıraktığı evladının yaşadıklarını sorsa idi hakkını araması gereken çocukların hangisi olduğunu daha iyi kavrayacaktı.

Maksadım, satır satır şerh düşebileceğim talihsiz açıklamaya dair cevap vermek değildir. Ülkücü Şehit Sinan Ateş'in evlatları bu siyasetçinin iğreti bir şekilde kullandığı gibi mazlum değildir, aksine mağrurdur. Çünkü benim evlatlarım; hayatı boyunca tertemiz yaşamış ve evlatlarına şerefli bir miras bırakarak şehit düşmüş bir babanın çocuklarıdır. Bizi herhangi partinin iç meselesi, diğer partilerle meseleleri ilgilendirmemektedir. Şehidimiz ile adalet arasına kim girmeye çalışıyor, bu vicdanları yaralayan suikasti kim aydınlatmaya çalışıyor biz ona bakıyoruz. Gerisi bizim için lafügüzaf.

Kör değiliz, sağır değiliz, dilsiz değiliz. Duam ve beklentim odur ki şehidimizin kırkı çıkmadan gerçekler ortaya çıksın. Tüm gerçekler belgeleriyle ortaya çıktığında bugünlerde yapılan ve benzeri açıklamaların mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Dua ile ..."

git

hep katledilişini, katillerini, şüphelilerini filan aktarıyoruz da... yahu dünyalar güzeli iki kızı vardı rahmetlinin. eşinin içine düştüğü buhranı da hayal edemiyorum. ama o çocukları düşününce, düşünmek istemiyorum. mesela bugün kızlarından biri hastalanmış. kız babası olarak, şunu düşünemiyorum, içim buruluyor. ölen ölür, her zaman olan ardında kalanlara olur. amca, dayı, teyze hikayedir. ah ki, ne ah...
geçen göz altına isimlerden ikisi tutuklanmıştı. kalan bir kişi de tutuklandı.

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş cinayeti soruşturması kapsamında gözaltına alınan avukat S. Ö. tutuklandı

git

göz altına alırken isimlerini yazıyorlar, tutuklanınca ise isim ve soy isimlerinin baş harflerini yazıyorlar. tamam çok zeki bir millet değiliz. ama o kadar da değil...
geçen hafta serbest bırakılan tolgahan demirbaş yeniden gözaltına alınmış. bunun dışında, semih yalçın'ın özel kalemi de göz altına alınmış.

Sinan Ateş cinayeti soruşturması MHP'ye doğru genişliyor. Şu ana kadar 15 kişi tutuklandı, üç kritik isim gözaltında... Tolgahan Demirbaş, Emre Yüksel ve Serdar Öktem.

Tetikçi olduğu iddia edilen, cinayet gününden beri yakalanamayan Eray Özyağcı'ya lojistik destek verdiği öne sürülen, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un Ankara'da kullandığı evde polislerin gözaltına almakta zorlandığı, iki kez savcılığa ifade veren MHP Genel Merkez yöneticisi Tolgahan Demirbaş gözaltına alınan isimlerden. Ateş'in öldürülmesi soruşturmasını yürüten savcının izne ayrılmasıyla görevlendirilen ikinci savcının serbest bıraktığı Demirbaş anlaşılıyor ki yeniden gözaltında... Tolgan Demirbaş'ın, Olcay Kılavuz'a yakın bir isim olduğu paylaşımlardan anlaşılıyor.

Emre Yüksel... Yüksel, bu paylaşımlara göre Emre Yüksel Ülkü Ocakları Başkan Yardımcılığı yapmış bir isim. Sosyal medya hesapları -Twitter ve Instagram- kapatılmış. İddiaya göre Emre Yüksel, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın partideki özel kalemiydi.


git
cinayet Uzi marka silahla işlenmiş. Yani bir suikast silahı ile. Dün akşam bir elemanı dinledim youtube'da, adını unuttum epey kritik bilgiler veriyordu. Pek torbacı işine benzemiyor bu...
Hayır gerçekten de haberlerde ''polis 1500 kameranın izini sürerek faili buldu'' falan gibi bir haber yok, olay yerinden doğru dürüst fotoğraflar yok... Türkmen beyi kalkıp iki laf bile etmiyor....

''Şey'' mafyayı bitirdi öyle mi?
seval türkeş de, ateş ve mhp ile ilgili olarak konuşmuş.

Ankara’nın Çankaya ilçesinde motosikletli iki kişinin silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in katilleri aranırken MHP’nin kurucusu Alparslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş, MHP'ye gündemi sarsacak eleştiriler yöneltti. Türkeş, "MHP’yi arkada karanlık birtakım güçler yönetiyor. Ülkü Ocakları ile MHP iç içe sokulmuş durumda. Burada bir mafyatik yapılanma var bence. Yetkililer bir an evvel hukukun üstünlüğünü ön plana almalı.” dedi.

Ateş’in öldürülmesiyle ilgili “MHP’nin böyle bir cinayetle zikredilmesi bile Türkeş’in kemiklerini sızlatır” diyen Seval Türkeş, “Bugünkü MHP, Alparslan Türkeş Bey’in MHP’sinin amaçlarının tersine hareket ediyor uzun bir süredir. Benim gördüğüm, burada bambaşka bir yapı meydana gelmiş. Onun için ben basit bir cinayet olmadığını ve mesaj verildiğini düşünüyorum” eleştirisinde bulundu.

“Derin bir konu, anladığım kadarıyla... Uzun bir sürecin sonunda meydana gelen yapının işi. Bütün iliklerimize ve kemiklerimize kadar ailecek, Türkeş’ten feyzalan bütün ülkücüler olarak üzgünüz. MHP’nin böyle bir cinayetle zikredilmesi bile Türkeş’in kemiklerini sızlatır. Bu cinayetin aydınlanmasının Türk siyasetinde de bir aydınlanma yaratacağı kanaatindeyim. Bugünkü MHP, Alparslan Türkeş Bey’in MHP’sinin amaçlarının tersine hareket ediyor uzun bir süredir. Benim gördüğüm, burada bambaşka bir yapı meydana gelmiş. Onun için ben basit bir cinayet olmadığını ve mesaj verildiğini düşünüyorum.


git
"çankaya ilçesi kızılırmak mahallesi 1456 sokak'taki inci apartmanı'ndan çıktığı sırada vuruldu."

Bu apartmana neden gitmişti acaba rahmetli, bununla ilgili bir şey yazıldı mı, söylendi mi bilmiyorum, bilen paylaşırsa memnun olurum.