sosyal mesafe

1 /
adında ki sosyali dikkate alarak olayı çok yanlış anladık. marketlerde birbirlerinin sırtına çıkanından sokaklarda yapışık yürüyenlere kadar her yakınlaşmayı yapıyoruz ülkece.
Bakınız muhterem yazarlar.

Bu mesafe konusu çok acayip durumlara doğru gidiyor.

Diyeceksiniz ki "nooldu yine?"

Bütün herşey pandemiye ısınma turlarımızda devlet aklının düşünerek devlet ağzından çıkardığı "sosyal mesafe" yanlış tanımı ile başladı.

"Sosyalleşirken fiziki mesafenizi koruyun sayın halk"
Demeyi murad etmiş olmalılar. Ama yine üşengeçliğimizden icat çıkararak "sosyal mesafe" diye zaten var olan bi kavramı farklı bi anlamda kullanarak değişik değişik şeyler yaşadık/yaşıyoruz.

Bu b*kun bu kadar yayılıp bulaşmasında belki de bu yanlış kavramın da etkisi vardır diyecem de çok fazla iyimserlik olacak.

Şöyleki:

Söyleneni bire bir ciddiye alıp uygulayan sayın halkımız, kalabalık ortamlarda omuz omuza otururken yanındaki çevresindeki insanlarla hiç etkileşime ve iletişime geçmemiş, hiç konuşmamış, tepki vermemiş, tek başınaymış gibi davranmış, yani insanlarla sosyalleşmemiş, yani insanlarla arasına sosyal mesafe koymuş olabilir.

Ama bu arada fiziki mesafenin de dibini yaşamış olabilir.

Demem o ki;

Yetkililer bizi yanlış yönlendirerek bulaş riskini artırmış olabilirler.

Çünkü biliyosunuz biz türk halkı olarak yetkililer ne derse bire bir uygulayan, devletini dinleyen bi halkız.

Yoksa bu vaka artışı rezilliğini başka türlü açıklayamıyorum valla.
herkesin uymak zorunda olduğu mesafe.
evet aynı hane içinde yaşadığın kişiyle sosyal mesafeni koruyamazsın elbette, hatta çalışma arkadaşlarıyla da mesafeyi korumak pek mümkün değil. ancak biz elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.

dün 63 bin kişiye virüs bulaştı. bunların hiç biri virüsü şırıngayla kendine enjekte etmedi. bir şekilde virüse açık kapı bıraktılar.
bunların bir kısmı çok çok tedbirli olmasına rağmen virüs bulaştı, bir kısmı ise zaten tedbir falan almıyordu, yasağı deliyordu, fazla önemsemiyordu, bize bi'şey olmaz diyordu. kimi 2. kez, kimi 3. kez, kimi 4. kez yakalandı.

sonuç olarak virüs etrafta dolaşmıyor, onu biz bulaştırıyoruz. o yüzden sorumluluk bizde. hepimizde.

(bilenler biliyordur zaten) kuzenimle kardeş hatta ikiz gibiyiz. en son bu pts günü birlikteydik. (ilk sahuru beraber yaptık.) ama pandemi olduğundan beri ben kuzenimle 1 kere bile tokalaşmadım.

kuzenim çok tedbir almasına rağmen bir ara komşusundan bulaştı. ben de ayaküstü 1 gün görüşmüştüm onunla.
o ara psikolojik olarak kendimi çok kötü hissettim. ya birine bulaştırdıysam? ya birinin ölümüne sebep olursam?
test sonucum çıkana kadar kabuslar gördüm. (allah'tan negatifmiş)

bilmiyorum, ben rahat değilim. kendimi çok düşündüğümden değil ama başka insanlara bulaştırmaktan korkuyorum.
girdiğimiz şu ay ve sonrasında uygunlaması, turizm geliri açısından , eğitim açısından, sağlık çalışanlarının dinlenmesi ve esnafın evine ekmek götürüp , borçlarını ödemesi açısından şart oğlu şart olan.
bir yerden sonra salmak zorunda kalınan mesafe. otobüste orta kapı boş orada durayım diye başlıyorum yolculuğa arka kapıda mesafesiz bitiriyorum.
Adı olan kendi olmayan şey. Sokakta yan yana yürüyenlere “ayrıl ayrıl ayrıl” diye operasyon düzenleyenler istanbul’daki toplu taşıma araçları içinde akraba olmuş insanları görmezden gelirler.
karşı taraftan izin aldıktan sonra iplemediğimdir. sarılmadıktan sonra yaşamanın ne anlamı var?

öleceksem zaten öleceğim, virus or no virus.
uzun zamandır eşimizle dostumuzla görüşemiyoruz. eşimizle derken o manada değil. bir vesile oluyor, bir senedir görüşmediğin bir kardeşinle görüşüyorsun. şöyle sarılıp kemiklerini kütürdetmek istiyorsun ama yok, sosyal mesafe... gaddemit!

sıkıldık kardeşim, yetti artık.