sözlüğümüzün yeni durumu hk.

1 /
''insan memleketini niye sever? başka çaresi yoktur da, onun için...''

arkadaşlar merhaba, biliyorsunuz ki sözlüğümüz umulmadık bir zamanda yazılım değişikliğine gitmek durumunda kaldı ve bunun için hepinizden çok özür diliyorum. sebepler, sonuçlar, tercihler, hatalar bu noktada artık üzerine konuşuldukça bizim enerjimizi sömürecek türden faktörlerdir. şu anda odaklanmamız gereken şey, daha önce de birçok saldırı ve badire atlatmış olan sözlüğümüzü önce rayına oturtmak ve sonra da geliştirmek üzere neler yapabileceğimize dair kendimizle yüzleşmektir. bu yüzleşme hem şahsi hem kolektif noktada gerçekleşmelidir, zira bir platformu sahiplendiğini söylemekle sahiplenmek maalesef toplumumuzda sıkça karıştırılmaktadır. benim vaadim, buraya verilen emeklere insanlar aksini zorlamadıkça her daim sahip çıkmaktır ve bu noktada sözümü on yıldır tutmaktayım.

sözlüğümüzün şu an kullandığımız yazılımı, geçici olarak temin edilmiştir. sizlerin talebi üzerine, sadece on beş günlük bir kapanma süreci sonrasında temel fonksiyonlar düzenlenip epey sıkıntılı ve yavaş çalışan bir yazılımı bu hale getirebildik. bu sebeple eski kullanıcı alışkanlıklarına uymayan, hatalı çalışan, eksik kalan birçok kısmı vardır fakat sürenin uzama ihtimaline karşı tüm bu sıkıntılı kısımları teker teker halledeceğiz. özel mesaj panelindeki sorun, profil kişiselleştirme meselesi, link problemi, gece modunun eksikliği, ukdeler, istatistikler, arama seçenekleri... hepsinin farkındayız, her birini listeledik ve takvimledik. bilenler var aranızda, sözlüğü şu hale getirmek bile neredeyse imkansızdı ama yaşadığımız saçma olaydan sonra güvenilir bir insanın ahlak ve şeref yoksunu yüzlerce kişiye bedel olduğunu da görmüş olduk. işte o kişi reddoc'tur. tıpkı on yıl önce sözlüğün kuruluşu esnasında nasıl ki hurda bir kod yığınını işler hale getirdiyse, yine sahneye o çıktı ve inşallah oradan hiç inmez.

geçtiğimiz bir ay benim açımdan kabus gibiydi, zannederim ki bu kabus daha da uzayacak. ani istifralar, sinir nöbetleri, şiddetli başağrıları, içsel sorgulamalar, depresif hüzünler, bitimsiz yorgunluklar... size mutsuzluğun, çaresizliğin, ümitsizliğin olduğu kadar öfkenin, intikamın, hesaplaşmanın da resmini çizebilirim. ben bu sözlüğü ayakta tutmak için maddi-manevi çok şeyden feragat ettim, kolay pes etmeye niyetim de yok ama vefasızlığın ve ihanetin de maalesef panzehiri yok. burada hepimiz kullanıcı adlarımızla maskelenmiş simülasyonlarız ama klavyelere dokunan parmaklar gerçek bireylere ait, o yüzden meseleyi duygudan ve fikirden münezzeh tutamayız. bu sözlük yıllar önce insanların ihtiyacı üzerine açıldı ve bugüne dek insanların aksiyonuna binaen varlığını sürdürdü. ben karar alma noktasında itidalli bilinen biriyim fakat uygulama aşamasına kadar içimde kopan fırtınalara şahit olan da çoktur, sözler benim için müthiş derecede önemlidir çünkü insan sözü kadar sağlamdır. lütfen herkes sözünü tutsun, sonrasında eleştirmek ve suçlamak çok daha keyif verecektir inanın...

sözlüğümüzde sizleri zorlayacak şeyler olabilir lakin yazmayı, okumayı, oylamayı engelleyecek şeyler değil. önceki platformumuza benzemiyor diye girmemeyi, yazmamayı, oylamamayı tercih edenleri gerçekten anlamıyorum. daha da ötesi kendimi kandırılmış hissediyorum. elalemin soyu belirsiz, kişilikten yoksun, yalan makinesi tiplerinin sözlüğümüze verdiği zararların öyle veya böyle bedeli ödenir ve sineye çekebilirim. peki en zor zamanda meseleyi ve ortamı en yoğun biçimde sahiplenmesi gereken kendi emektarlarımızın, kendi insanlarımızın, kendi yazarlarımızın bu yükü omuzlamaktan kaçınmasının nasıl yaraladığını tahmin edebiliyor musunuz? biz ne için buradaydık bunca zaman; sadece egomuz için mi, konforumuz için mi, keyif için mi? lütfen söyleyin bana; siz olsanız ne hissederdiniz, ne düşünürdünüz, ne yapardınız?

bazılarının aklında sözlüğün tanıtımının ve gelişiminin ahesteliğine dair soru işaretleri olduğunu biliyorum, o yüzden saçma mukayeselerin devamı gelmemesi ümidiyle netleştirmek istiyorum. benim ailemden kalan yüz binlerce liram yok; o yüzden ellerine yirmişer lira tutuşturup gece gündüz çeşitli sözlüklerde millete bu sözlüğü övdüremem, o yüzden sosyal medya uygulamalarında binlerce liralık reklamlar yayınlatamam, o yüzden youtuber'lara para gömemem, o yüzden sırf deli gibi yazsınlar diye millete bütçeli vaatlerde bulunamam, o yüzden sözlüğümde ahlaksızca şeyler yapacağını bildiğim kişilere menfaat odaklı peşkeşler çekemem. ben kendi yağında kavrulmaya çalışan sıradan bir insanım, beni uykusuz ve ağrılı yaşamaya mecbur eden sözlüğün geleceğine dair tek ümidimi canlı tutan ise sizleri çevrimiçi görmekten ötesi değildir. vaadim buranın temiz bir örnek olarak kalmasıdır; bu nedenle emekleri yok etme tehdidinin arkasına sığınarak hiçbir insaniyete sığmayan bir fikir hırsızlığıyla ve içi doldurulmayan bir sahte sloganla dünya sözlük'ten rol çalmaya çalışan ama bunu beceremeyince bazı formatsız ve tiksinç sözlüklerin kıvamına bulanan mecralarla bizi hiç kimse kıyaslamasın. çünkü bunca çirkinlik, kirlilik, biçimsizlik arasında en büyük maharet temiz kalabilmektir ki herkesin harcı değildir.

sizlerden ricam sözlüğümüzün yeni halinden ötürü anlayış göstermeniz, değişiklikler ve düzeltmeler için sabırlı olmanız, karınca kararınca da olsa emeğinizi esirgemeden değer üretmenizdir. çünkü sözlükler etkileşimle ayakta kalır ve gelişir, en temel etkileşimler ise yazmak ve oylamaktır. bazen her şey muazzam bir kelebek etkisini hayata geçirecek minik bir kanat hareketine bakar; ben o kelebek olamam, o kanat bile olamam ama o harekete şahit olmak üzere her zaman nöbet tutmaya razıyım.

''en archē ēn ho lógos...''