sözlük ahalisinin cami anıları

1 /
Yeni yeni imana gelmişim caminin birinde namaz kılıyorum. Mensup olduğum içtihad gereği ellerimi önde bağlamadan ve her tekbirde ellerimi kulağıma götürüyorum. Hadi yanımdakini anladım dikkkatini çeker de önde namaz kılan dayı namaz sonunda yanıma geldi ve "yeğenim sen nasıl namaz kılıyorsun
öyle?" dedi.. sinirlendim ,"dayı ne ara gördün, g.tünde gözün mü var? " dedim. Dayı biraz sesini yukselltti ama neyse ki sevilen biri değilmis, araya git camide dayak yiyecektim ihtiyardan..
Çocukken kuran kursu için gittiğimiz camide kurs bitince gidiyormuş gibi yapar saklanırdık. Hoca gidince de cami bizim olur ne anlıyorsak deli gibi koşturur, caminin üst katındaki balkon trabzanlarından sarkarak kim aşağı atlayabilecek kadar cesur, ona bakardık.
Sonra büyüdük ve öyle kötü şeyler yapmadık.
o kadar çok ki, hangi birini anlatabilirim diye düşünürken;

çocukluk arkadaşım vardı, alevi idi fakat dedesi falan beş vakit namaza gelip giden biriydi, sonrasında bir gün bu arkadaşımı akşam namazına götürdüm, o dönem yeni aldığı puma spor ayakkabıları vardı ki, o dönem kimsede olmayan cinsten. bölge serserileri gelip onları oradan yürüttü falan ama bulundu mu hatırlamıyorum. çocuk bir daha camiye gelmedi.

bir diğeri;

2005 yahut 2006 senesiydi, diyanetten resmi izinli imzalı evraklı kuran kursu hocalığı yapıyorum. camide en az 8-10 tane de çeşitli cemaat mensubu genç var. hiçbirinin izni yok. benimle birlikte bir tane de yine imam hatip mezunu bir arkadaş resmi izinli. bölge müftüsü gelecek, hoca çekti hepimizi, anlatıyor müftü biraz sekülermiş falan, kravatlı şudur budur. maesselame hocam sen görünme sakallısın, müftü sorun çıkarmasın, geri kalanlar siz de böyle böyle yapın. müftü geldi fakat beni sırf sakallı olduğum için eğitim alanına sokmamıştı. gerçi ben camiye küsmedim ama sonraki süreçte hocayla yaşadığım diğer sürtüşmeler benim için kuran kursu hocalığımın da sonu olmuştu.

böyle daha yığınla anı, hangi birini anlatayım.
Cuma namazlarında aynı cami içerisinde fakat farklı lokasyonlarda farklı haftalarda farklı dayılar tarafından secdedeyken kafama basılması.*
Mezarlığı olan camileri çok seviyorum.
Bi tanesi uğrak mekanım. Cuma haricinde tenha, ağaçlık alanı denize bakıyor ve yüksekte olduğu için kimse görmüyor. Eskiden sadece ben olurdum. Son günlerde üç beş bebe de mesken bellemiş orayı.
Anı yok.
git *
Ramazan ayındayız. Yer İstanbul Sancaktepe. Teravih için camiye gittik büyük enişteyle. Yatsının ilk sünneti kılındı, safları sıklaştırıp farza geçtik. Sağ yanımda yaşlı bir amca var. Secdeye gidiyoruz ama amca pek rahat değil sanki, değişik sesler çıkarıyor falan. Neyse son rekata kalktık ama ne kalkış. Sağ yanımdan soğanlı sarımsaklı bir rüzgar esti. O an başımda yıldızlar döndü, devriliyordum az daha. Amca belli ki depoyu fulleyip de gelmiş namaza. Selamı vermemle camiden çıkmam bir oldu. Bugün oldu hala hatırımdadır o an.
Bir gün cuma namazı için Eyüp camisimdeyim. Neyse namaza başladık ilk sünnet sorunsuz geçti. Farzı kılarken secdeye vardığımda gözlerimi yaşartacak kadar etkili bir kokuya maruz kaldım. Nefesimi tutarak farzı tamamladıktan sonra önümdeki dayının omuzuna dokunarak "dayı sen Bi abdest tazele istersen ben de ölmeden son sünneti kılayım" dedim. Adamcağızın utançtan yüzü kızarmıştı ama benim yüzümdeki ifade ona neler hissettiğimi net bir şekilde anlatmış sanırım. Aslında camide çok güzel anılarım var ama nedense bu anıyı hiç unutamıyorum ve ne zaman camiye gitsem aklıma bu anım geliyor.