sözlük yazarlarının karalama defteri

1 /
rüyamda ali Koç'u gördüm. buraya kadar bişi yok. ülkenin en zengin adamının çocuğuna araba alıyoruz. başkan benden 700-800 lira kadar borç istiyordu. bu rüya işleri cidden garip. Ali Koç' a borç verdirtti..
Mutlu musunuz? Yürüdüklerinize, exlerinize, kavgalı olduğunuz sevgililerinize, uzun zamandır haber almadığınız ama hayatında neler olduğunu merak ettiğiniz arkadaşlarınıza her seferinde "seni rüyamda gördüm" yalanıyla yazdığınız için artık gerçekten rüyamızda gördüğümüz insanlara bu bilgiyi veremiyoruz. Artık insanları inandıramaz olduk. Yazsak sanacaklar ki bahane arıyoruz.
tahminen ne zaman bir şeyler hakkında konuşurken, aldığım nefese kast eden öküzün gelip kendi eviymiş gibi yayılmasına müsade etmek zahmet ve gafletinden kurtulurum diye düşünüyorum.

tüm enerjimi bir anda alıp götürüyor bir şeyler, karadenizde yüzen gemi bırakmıyorum, tarlalarım yanıyor, zelzelelere karışıyorum, reva mı bu bana... reva. evet, bu kadardı.
Taze biten ve el ayak titreten çirkin bir olay.*
Taksici duruyordur, hiç çalışası yokmuşcasına telefonu kurcalıyordur. Bavulla ona doğru yöneldim.
Sağolsun bagajı açma zahmetinde bulundu. Kaldırıp yüklesim
Bindim.
-nereye gideceksiniz? .....'ya mı?(Tam bir rizeli şivesi)
+yukarı caddeye çıkacağım.
-........'ya mı?
+yani yakını ama tam olarak orası değil. Şuradan dönebilir misiniz?
-........'ya oradan gidilmiyor
+ben size tarif edeceğim. Eve gideceğim ama .....'nın ötesinde berisinde desem Sokak ismi söylesem bilecek misiniz?
-....
+ Geriye dönebilir misiniz? Ya da düz gidin hemen şurdan sola döneceğiz.
-oradan dönülmüyor, der ve geçer.
+(içimden hasbinallah çekerken) tamam o zaman şuradan dönün. Oradan da dönülüyordu aslında.
-buradan da dönülmüyor, der ama sonraki gösterdiğim yerden döner.
Dönerken:
+dönülüyordu oradan biliyorum arabayla geçtim, bakın buradan da dönülüyor. Düz gidicez.
Yol ayrımına gelince:
-sola mı ?
+evet. ....
Şuradan da sağa.
-buradan sağa dönüş yok.
Gecenin 12 si ve iki sokak arka arkaya sağa dönüş yasak işareti vardır. Ama bütün arabalar giriyordur
+var merak etmeyin zaten bu sokak.
Bi yandan dönerken bi yandan:
-ceza geelirse ödeyecek misiniz,der ve artık zaten 3 gündür dolan sinir depom ve ona eklenmiş yorgunlugumun sonudur çünkü adamın canı çalışmak istemiyor ve tartışmaya çalışıyordur.
+ödeyeceğm siz girin birşey olmaz. Ben burdan giriyorum. Hergün Defalarca giriliyor. Zaten iki sokağı da yanlış şekilde aynı taraftan giriş yapmışlar.
Varacağım yere gelmek üzereyken tartışma devam ediyordur.
-siz dolmuşsunuz.
Halbuki telefonla konusuyorumdur. Artık kafam attı.
+sizin çalışasıniz yok. Hem tarif ediyorum hem itiraz ediyorsunuz.
-babamın hayrına yapmıyorum
+evet siz babanızın hayrına yapmıyorsunuz karşılığnı da alıyorsunuz. Ama taa baştan beri sanki keyif için yapıyormuşsunuz gibi davranıyorsunuz. Yolu tarif ediyorum sürekli itiraz ediyorsunuz. Neyse ineceğm ben dedim. Ama cidden elim ayağım titriyordu inerken bişeyler dedim hatırlamıyorum.

Haşiye: aslında bu meselede sindiremediğim kısım sinirden parayı verip daha da delirmemek için inmem ve para üstünün kalması. Müthiş hizmet almışım gibi bir de içime oturan bu oldu. Neyse uyuyayım da unutayım.


Artık buraya yazmak tat vermiyor ama başka alternatifim de yok. Mecbur kaldım. Muhtemelen silerim ama içimden atmaya mecburum. Tabi bunlar sizi zerre kadar alakadar etmiyor. Çok garip aslında. Tanımadığım onlarca kişiye bir şeyler yazıyorum kendimle alakalı artılayıp geçiyorlar ve hiçbir şey değişmiyor. Madem hiçbir şey değişmeyecek niye yazıyorum ulan. Vazgeçtim yazmıyorum. Zaten duygularımızı nasırlaştıran bu hiçbir şey değiştimeyen yazmalarımız değil mi? Aga bee. Sigara içenler sıradaki sigarayı bana armağan edebilir mi?