süper lig 2020-2021 sezonu

1 /
seyircili oynansa, hiç bir deplasman takımının kolay çıkamayacağı maçlardan, deplasman takımları güle oynaya çıkabilmektedir. seyirci baskısı olmadığı için, takımlar deplasmanlara "kayıp hafta" gözü ile bakmamakta, lig sonuncusu istanbul'a puan almaya gelmekte ve hatta 1 ya da 3 alabilmekte.

farkı yaratan, pandemi ortamında kadro istikrarını yakalayıp, takım kondisyonunu belirli bir seviyede tutabilmek. sezon başında pandemiden ötürü 7-8 oyuncusunu oynatamayan beşiktaş, belki tedbirleri artırmasının etkisiyle, kadro istikrarını yakalayınca bir anda seri yakaladı. hakeza, iyi başlayan çaykur rize, peşpeşe gelen covd19+ vakalarından sonra düşüşe geçti.

var sistemi ise çok faydalı oluyor. faydası şu yönde: eskiden hakemler hata yaptıklarında, göremediklerini, süzemediklerini, yetersiz kaldıklarını filan düşünüyorduk. şimdi var'da zibilyon kamera ve 3-4 hakemle aynı hataların, hatta fazlasının sürdüğünü görünce anladık ki, bunlar hata değil, bile isteye yapılan şeylermiş. bu açıdan var'ın faydalı olduğu, gözlerimizi iyice açtığı bir sezon.

basketbolda daha spesifik konuşup, anadolu efes diyeyim. kurulduğundan bu yana, play off finalleri hariç, lig maçlarını seyircisiz oynadığı için, seyircisiz maçlardan en az etkilenen takım oldular. çıktıkları bütün lig maçlarını kazanıp. namağlup lider gidiyorlar. bununla birlikte, pandemi öncesinde dolu tribünlere oynadıkları avrolig'de durumlar öyle değil. geçen yıl, seyircinin etkisiyle özellikle iç sahada bir savaş makinesine dönen takım, bu yıl yokları oynuyor. şaka gibi takımlara içeride dışarıda kaybediyor. genele baktığımızda ise, düşen bütçelerden ötürü basketbol kalitesi de düştü. galatasaray, önceki yıllara oranla kurduğu düşük bütçeli takımla felaket bir sezon yaşarken, fenerbahçe son 20 günde, yeni takımı ve hocasıyla ritme girdi ve güzel basketbol oynuyor. karşıyaka yıllardan beri süren çizgisini aynen korurken; ligin sürprizi ve benim gözümde bu ligi izlemeye değer kılan takım ise beşiktaş... kapanan bandırma'nın gençlerini toplayıp, adı sanı bilinmeyen, genç ama kaliteli bir de amerikalı getiren beşiktaş, lige kabus gibi başlamış olsa da, ilerleyen haftalarda koç değişikliği ile ivmelendi. furkan, alperen, sadık, şeyhmus ve blackmon gibi oyuncularla, hem güzel basketbol oynuyorlar hem de bireysel istatistiklerde ligin ilk sıralarına yerleştiler.

yeniden futbola dönecek olursak, hafta içi, hafta sonu sürekli maç oynanması, sürdürülmesi gerekli bir yenilik hatta kazanım oldu bence. çoğu hak edilmeyen fahiş ücretler alan topçulardan, ne kadar faydalanılsa o kadar kardır diye düşünüyorum. haftada iki maç izlemek de, bekleme süresinin kısalmasından ötürü iyi. bir de kumar boyutu var tabi. daha çok maç, daha çok reyting, daha çok bahis, daha çok kumar, daha çok para... elbette daha çok haram, ama oraya kursak açanlar açısından sorun yok. *
özellikle ingiltere premier lig'e bakıp oradaki maç yoğunluğunu ve temposunu gördükten sonra bu uygulama bizim ligimize gelse bizimkiler ne yapar nasıl atlatır diye daldığımız düşüncelerin gerçeğe dönüştüğü sezon.

yoğun fikstürde haftasonu, haftaiçi 3-4 gün arayla oynanan maçlar inşallah tek sezon uygulamasıyla kalmaz.

ayrıca hazır haftasonu sokağa çıkma kısıtlamalarının sürdüğü şu etapta haftasonu maçlarının birçoğunun gündüz vakti oynanması taraftarıyım. evimizde cumartesi pazar günleri alalım elimize cipsimizi mısırımızı keyif çatalım. duy sesimizi eyyamcı tff.
21 takımın mücadele ettiği lig .20 ocak 2021 itibari ile ilk yarısı sona erdi. çarşamba günü başakşehir ve trabzonspor arasında süper kupa finali oynanıp hiç ara vermeden hafta sonu ligin ikinci yarısına devam edilecek. şaka gibi geliyor ama türkiye'de hiç bir takımın alışık olmadığı bu tempo bakalım nasıl devam edecek?

en büyük sürpriz beşiktaş , en büyük hayal kırıklığı da başakşehir oldu. ligin 5. haftası itibari ile 14. sırada olan beşiktaş'ın kadro yetersizliği , sergen yalçın'ın en fazla 3 maç sonra şutlanması , en az 10 transfer lazım bu takıma gibi konular konuşulurken beşiktaş bir anda seri galibiyetler alarak zirveye yerleşti.

başakşehir gibi çok güçlü kadrosu olan bir takımın kendinden çok zayıf rakipleri bile yenememesi ilk başlarda şampiyonlar ligi maçları yorgunluğuna bağlandı ama çöküş devre arasına kadar devam etti. bir türlü seri maç kazanamama stresi kabus gibi çöktü üzerlerine.

alanyaspor ise ilk haftalardaki seri galibiyetlerin ardından aldığı seri mağlubiyetlerle ligin balonu bence.