takiyye

gerçek kimliğini gizlemek için inancının zıddına olan söz ve fiillerde bulunmaktır.

ehli sünnet inancına göre takiyye; ölüm tehlikesi, vücudun her hangi bir uzvunun kesilmesi ve uzun süreli hapis cezasının olduğu durumlarda ancak caiz olur. ancak şiada takiyyenin alanı çok daha geniştir. şöyle ki her türlü dini, manevi ve dünyevi zarardan korunmak için takiyye yapılabilir. o yüzdendir ki şia inancında olan toplumların gerçek niyetlerini ve amaçlarını anlamak çok zordur.

şahsi yorumum olarak, iran islam devriminin başarıya ulaşmasında takiyyenin önemli bir yeri olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
şia camiasında sınırları çok geniş olduğundan kelli bu camiayla yapılacak her türlü anlaşma sözleşme vesaireye kuşkuyla yaklaşılmasını gerektirir.
takiyyemetre icad olunana kadar en azından...
devamını gör...
gerçek kimliği ve kişiliği gizleyerek başka bir kimlik ve kişilikle hareket etmek. toplumların sosyal dokusunu bozan, islam toplumlarında ise fitneye sebep olan bir harekettir. takiyye sebebiyle kimin kime hizmet ettiği pek belli olmaz.
devamını gör...
islam dininde olan bir şeydir fakat tehdit ölüm ise. ölüm tehdidi olmadığı halde mustafa kemal methiyesi yapan hocalar hilafet hükümsüzdü zaten diyen hocalar midemi bulandırdı bugün. http://tinyurl.com/kl4tv3m

takiyyesinin delili ne neye binaen yaptı açıklık getirsin. hala daha bu adamı övmek de neyin nesi. kadir mısıroğlu'nun da dediği gibi "yangın var efendiler yangın!" http://tinyurl.com/kvwx95y
devamını gör...
idare, korunmak, sakınmak; iki yüzlülük; sevmediği kimse ile dost geçinmek.

bir kimsenin hakikatte sahib olduğu görüş ve inancını saklaması. bozuk fırkaların, özellikle şiilerin bozuk inanışlarını gizleyerek, kendilerinin ehl-i sünnet (peygamber efendimizin ve eshabının) yolunda olduklarını söylemeleri. şevkani'nin birkaç kitabı mesela irşad-ül-fuhul kitabı uzun incelenirse, onun takıyye yaptığı görülür. yani şianın kollarından olan zeydi fırkasından olduğunu saklamakta, kendisini ehl-i sünnet olarak tanıtmaktadır. çünkü şiilerin, ehl-i sünnet arasında bulununca, takıyye yapmaları farz imiş. (m. sıddik gümüş)

ehl-i sünnet itikadından ayrılmış olan bozuk fırkalar, korkudan saklanmış veya takıyye yapmışlardır. bu halleri de onların bid'at sahibi olduklarını göstermektedir. (şah veliyyullah-i dehlevi)

şiiler, peygamber efendimizin vefatından sonra hazret-i ali'nin fedek bahçesini almamasının takıyye için olduğunu söylediler. şiilerin takıyye yapması lazımdır dediler. şiilerin bu sözleri bozuktur. çünkü şiilere göre imam meydana çıkıp harb etmeye başlayınca, takıyye yapması haram olurmuş. bunun içindir ki, hazret-i hüseyin takıyye yapmadı. hazret-i ali halife iken takıyye yaptı demeleri, haram işledi demek suretiyle iftira etmek olur. (abdülaziz dehlevi)

şianın isna aşeriyye [on ikiciler] veya imamiyye adlarıyla bilinen kolunun iman esaslarından birisi de takıyye yapmaktır. müslümanlara karşı takıyye yapmak gerektiğine inanmak, ehl-i sünnet itikadına uymamaktadır. (şehristani)

*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.