takvim yaprakları arasında zaman yolculuğuna çıkmak

1 /
Takvim yapraklarında genelde doğa olayları, dini yazılar, peygamber ve evliya kıssaları , yemek menüsü, çocuklara konulacak isim konusuna değinilir. Kıyıdan köşeden çıkan çok ama çok eski neredeyse tarihi değeri takvim yaprakları insanı o an, zaman tüneline sokar. Ben mesela dolap arkası, masa altına yapıştırılmış, kanepe içinde kalmış eski gazete nüshasına rastladığımda böyle hissiyata kapılırım. Bir ara 1986 tarihli Hürriyet'in sayfası geçmişti elime, o zamanki hürriyet 'in logosu sarı kırmızı, insan bakınca o zamanki haberlere farklı ve tuhaf bir etki halinde kalıyor.
içimden bir gün tuttum, yaprağını aradım... o kadar eski ki okuyamadım, ben doldurdum...

yemeklerden: mercimek çorbası, yaprak sarma, yoğurt, mandalina,
isimlerden: meliha ve mustafa,
önemli gün: tıp bayramı,
günün sözü: Akıllı olmak da bir şey değil, mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır.*


git
Elime bir takvim yaprağı iliştiğinde dalıp gidiyorum. O küçük küçük bilgi dağarcıklarını okumak insanda bir kütüphane ortamında ansiklopedilerle araştırma yapma hissi uyandırıyor bende. Hele de sonundaki yemek tarifleri ve isim önerileri. Hep kendi ismimi arar ve yanındaki ismin ileride evleneceğim kişi olduğunu düşünürdüm. Bu ne saflık ya rebbim...
Çocukluktan kalmış bir alışkanlık. o zamanlar ileri tarihlere gidip her güne bir umut yüklenirdi, yeni hevesler ve heyecanlı bekleyiş. şimdi koparmadığım tarihi geçmiş sayfalarda geziyorum. eskimiş ve anılarla dolu. insana yaşlandığını hissettirenin aynalar değil takvimler olduğunu hatırlatıyor.