tanju özcan

1 /
acaba nasıl bir soru üzerine böylesine saçma bir açıklama yaptı ki diye düşünüp gittim ve videoda ilgili yeri buldum. armağan çağlayan tarafından yöneltilen soru aynen şöyle:*

"demin dediniz ki bir gün siyaseti bırakırsam siyasetin eğlenceli yönleriyle ilgili bir şey yazmak istiyorum. mesela başınıza gelen en eğlenceli anılarınızdan bir tanesini anlatır mısınız?".

verilen cevap ise bir alt tanımdaki linkte mevcut zaten.

eğlence anlayışını sevsinler, komik şey seni.
Uygur Türklerine kör sağır kesilenlerin, Suriye ve Afgan üzerinden vicdani ve ümmetçi vicdan mastürbasyonuna dur diyen belediye başkanı. Bu tür başkanların sayısının artmasını umut ediyorum. Zira ülkeyi yönetenler halktan başka maşallah herkesin derdine koşuyorlar. Suriyeli ve Afgan olayı da usa koşuşturmacası. Halkbank davası, mit tırları, hayırsever iş adamı Reza Zarrab vs. Bu milleti dinciler ketenpereye getirdi. Geçmiş olsun.

Çok meraklı olan Suriyeli Afgan kardeşini evine alır. Alır ki kardeşi ortalıkta kalabalık yapmasın!

"Afganlar bizden 100 yıl, Suriyeliler 30 yıl geride.

Bizim 'yavrum, çocuğum' diye sevdiğimiz 9-10 yaşındaki kız çocuklarına bunlar 'karısı olabilecek' gözüyle bakıyor. Siz bunları, topluma nasıl entegre edeceksiniz?" demiş b. başkanı. iyiden iyiye belaltı vurmaya başladı bu.

git
ulusal kurtuluş mücadelesi bolu'dan başlayabilir mi ? yapılan eylem zahiren oldukça popülist gözükse de sayın belediye başkanı, koltuğa oturmadan önce mültecilerle mücadele konusunda bolu halkının tam desteğini almıştı. söylediğini yapıyor. eğer uygulama başarılı olursa diğer illere de sıçrama ihtimalini düşünerek arapperestler kendisi görevden alıp kayyım atayabilir. bu da bolu halkının gözünde onu daha da büyütür. bolulular kürtler gibi siyasi mücadele tecrübesi kazanır.

şu an fatih'ten kumkapı'ya kadar olan kısım fiilen suriyeli ve diğer arap toplulukların hakimiyetine geçti. türkler evlerini bilfiil boşalttı ve dükkanlar arapların elinde. g.antep, kilis ve hatay'ın bazı ilçelerinde türkler azınlık durumundalar. arap tipi yaşam tarzını benimseyen türkler için bu durum sorun gibi gözükmese de büyük ekonomik krizin etkisiyle artık pastanın dilimleri oldukça inceldi. afganların da gelişiyle çeteleşme, gast, tehdit, taciz ve tecavüz katlanarak devam edecektir. yandan çizgili cepli tişört giyen dayıların mahallesine kadar yayılım sürecek. genelde türkler geç uyanır lakin uyandıklarında tepkileri oldukça primitif ve vahşice olur. zaten bop'un da nihai gayesi iç karışıklık neticesinde türkiye'nin gelir getiren bölgelerinin uluslarası bir güç tarafından yönetilmesidir. muhtemelen istanbul'un 3. yakası olarak kurulacak kanal istanbul'un kenarındaki bölgeler zengin batılı ve arapların yerleşim alanı olacak. iç ve varoş kesimlerde ise alt, orta gelir grubu türklerle mülteciler sürekli çatışacak. bu noktada türklerin döneceği yer mondros sonrası 1918 ekim'i gibi yeniden orta anadolu'dur. başımıza bu belayı açan orta anadolu'yu kırbaçlayarak seyyar mahkemelerle yediği naneyi temizletecek bir mustafa kemal daha tanrı bahşeder mi bilmiyorum.
bolu belediye başkanı.

suriyelilere 10 kat zamlı su faturası mevzusunda gayrimüslimleri ayrı tutmuş.

yüce allah bu ve bunun gibileri kendi kazdıkları çukurlara düşürüyor. önceleri yabancı düşmanlığı yapmış gibi görünse de asıl amacının islam düşmanlığı olduğu ortaya çıktı.

çağlar değişse de ebu lehebler değişmiyor.