taraftarlık

taraftarlık

bir insanın kendine yapacağı en büyük kötülüklerden biri; geçici, fani, süreli, ölümlü, hataya açık, beşeri, dünyevi, maddi... şeye/şeylere "taraftar" olmaktır. bu taraftarlığa kesinlikle "körü körüne" şartını da eklemiyorum! taraftar olmanın her türlüsünün insana büyük zarar verdiğini deneyimledim ve bu tecrübeye dayanarak söylüyorum.

her neye/kime taraftar olursan ol, bir kere onun sadece iyi yanlarına değil; aynı zamanda onun kötü, eksik, kusurlu, olumsuz yanlarına da ister - istemez "ortak" olduğunu açık bir şekilde ilan etmiş oluyorsun. bu çok riskli bir durum ve inanın böyle bir aptallığın hiç gereği yok!

unutmayın ki; "ben buna taraftarım ama şu yönlerini beğenmiyorum, tasvip etmiyorum!" demeniz hiç kimseyi ikna etmez, etmiyor! etmemesi de çok normal. taraftarım, bağlıyım, yandaşım dediğin an konu kapanmıştır!

eğer bir kişiyi, olayı, durumu, grubu... eleştiriyorsan ya da eleştirebiliyorsan zaten o şeye "taraftar" değilsin demektir.

türk dil kurumu "taraftar" sözünü "yandaş" ve "bağlı" sözcükleriyle açıklamaktadır.

taraftar, taraftar olduğu şeyi iyisi ve kötüsüyle kabullenmiş ve onu olduğu gibi benimsemiş olan kişidir. savunur ya da savunmaz o ayrı ama benimsemek şarttır ve benimsediği zaman "taraftar" sınıfına girer.

bir kişinin ya da oluşumun iyi yanlarını alkışlayan ve kötü yanlarını eleştiren hatta yanlışlarına karşı muhalif duruş sergileyen kişiye "taraftar" denmez, denilemez. böyle bir kişi "taraftar" ve benzeri herhangi bir etiketin içine sokulamaz.

iyinin, iyi görünenin, iyilik yapanın değil, sadece 'iyiliğin' taraftarı olmak gerekmiş! ben şahsen bu dersi aldım... sizlere de tavsiye ederim.

mehmet volkan balbay

(not: eğer yazıyı faydalı bulduysanız lütfen sevdiklerinizle paylaşarak onların düşünce dünyalarına olumlu katkıda bulunun.)

devamını gör...
bir şeye taraftar olunduğunda genelde akıl kiraya verilmiş olunur.

ha bundan kaçış var mı, yok tabi,
ama unutulmamalı, her zaman her şeyi insan kendi aklı ile sorgulamalıdır.
(bkz: akletmez misiniz)
zaten bu sorgu ile taraftarı olunan olgunun doğruluğu yada yanlışlığını da kavramış ve sindirmiş oluruz.

taraftarlık insanın adalet duygularını kör eder,
öyleki tabi olunan cemaatlerin hatalarını göstermez,
tutulan takımın yöneticisi, futbolcusu hep doğru yapar, hakem hep *pnedir,
bize yapılırsa penaltıdır, rakibe yapılırsa hiç birşey yoktur,
osmanlı hep doğrudur hatasızdır,
sevilen lider, parti hep doğru yapar.
.. çoğaltılabilir.

akli ve adli duygularını yitirmemelidir. her kime ve neye karşı olursa olsun.
konu dini bile olsa.
zaten özellikle dini mevzularda sorgulama yapılmadığı için müritler android olarak yaşarlar.

en kötüsü yanlışı savunmak zorunda kalmaktır ki işte o zaman bitkisel hayata girersin.

en uç noktada canlı bombaya kadar gider...
devamını gör...
bir insanın peygamberden, kendinden, aile bireylerinden başka birilerine gözü kapalı, hunharca ve ölümüne bağlı olmasını aklım almıyor. mantığı nedir bunun? hata hatta fahiş hatalar yapsa da bir insanı şizofrence savunmak nedendir yahu?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.