tevhid

1 /
çok sevdiğim bir sebahat akkiraz yorumu. işten gelirken ful bunu dinliyorum. hipnotize olmuş oluyorum arabadan inince.
özellikle şu kısmı çok güzel.
Kudretten verdi balı
Bahanesi oldu arı
Şimdi dinle ah-u zarı
Allah Allah Allah Allah
Arı inler bal içinde
Arı inler bal içinde

şu yukarıdaki beyitin anlamı şudur allah istediğine güç verir sen ancak bahane olursun
Allah'ın Ehad olması, tek olması; O'ndan başka ilah olmamasıdır.
1.) doğru hüküm vardır.
2.) bilgi, doğru hükümdür.
3.) bilgi, bilen'e muhtaçtır.
4.) bilen vardır.
5.) bilgi, bilen'in bilmesiyle var edilir: bilen, bilgiyi var edendir. bilgi, bilen tarafından sürekli var edildiğine göre; bilen, vareden'dir.
6.) bilen ve vareden, her şeyin bilen'i ve vareden'idir.
7.) sadece bilgisi her şeyi çevreleyen, her şeyin bilen'i ve vareden'idir.
8.) bilgisi her şeyi çevreleyenin bilgisi, gökleri ve yeri de çevreler.
9.) bilgi; bilen'in tahtıdır.
10.) tahtı, gökleri ve yeri çevreleyen -şüphesiz- en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
11.) bilen ve vareden; en yüce'dir, en büyük'tür, tek'tir.
12.) en büyük, en yüce ve tek olan -şüphesiz- Allah'tır.
Kur'an'da; Allah'ın "Büyük" anlamına gelen ismi "el-Azîm", "Yüce" anlamına gelen ismi "el-Aliyy", "Tek" anlamına gelen ismi "Ehad"tır. Yine; "Kuşatan" anlamına gelen ismi "el-Muhît", "Çevreleyen" anlamına gelen ismi "el-Vâsî"dir. Ayetelkürsi -ki kürsi taht, ayet işaret demektir- "...O'nun tahtı gökleri ve yeri çevreler. Onları muhafaza etmek O'na zor gelmez ve O Yüce'dir, Büyük'tür." (Bakara-255) şeklinde biter. Yine Kur'an'da; elçi İbrahim'in şöyle söylediği nakledilir; ''... Benim efendim bilgisel olarak gökleri ve yeri çevreler...'' (En'am-80) . Türkçesi çağrı olan ezanda duyduğumuz "Allahuekber!" "Allah en büyüktür." demektir. Örnekler bunlarla sınırlı değildir.
''Şüphesiz tevhid, imanın temelidir; cennet ehli ile cehennem ehli arasındaki ayırıcı alamettir. Tevhid, cennetin karşılığıdır. Bu nedenle hiç kimsenin İslam'ı, tevhid olmadan geçerli olmaz."

(Mecmu'û'l-Fetâvâ, 24/235)
teklik üzerine kurulu bir sistem. ne kadar da monarşik bir düşügit Mezopotamya dinlerini ınsanlar uydurdu ise Tevhid çok manidar. şayet tanrının kendisi boyle bir sistem üzerine kurdu ise dinleri sebebini ahirette dinlerim.
ehli sünnet velcemaat çatısı altında olmalıdır. diğer fırkalar sapmıştır. sapık fırkalarla bir çatı altında birleşmek de İslam'a zarar verir. Bu şekilde olmayan bir tevhid, dinlerarası diyalog'un bir alt seviyesi olur. onlar da İbrahimi dinler safsatasını çıkarıp Lâ ilâhe illallâh çatısı altında birleşmek istiyordu.
Güneş gibidir; şu’cu bu’cuların üflemesi ile sönmez. Kendisini karalayanların, kendisinden uzaklaşanların Kendilerini karanlığa mahkum etmelerinden başka bir akıbet bilmiyoruz.