turgut uyar

1 /
Ezberci eğitim yüzünden üniversite sınavı için ezberlenen hiç bir şiiri çoğu insan tarafından bilinmeyen bir dizide güzelleme yapıldı diye insanların yeni tanıştığı bir edebiyatçımız.
ismindeki ulama hem bir emir cümlesine hem de bir osmanlıca tamlamaya kapı aralıyor gibi sanki.

*emir cümlesi: turgut'u yar! nasıl yaralım koskoca adamı, espri mespri yapılır da gülmekten yarılırsa amenna yani diğer türlü zor.
*osmanlıca tamlama: turgut-u yar; turgut sözcüğünün anlamlarından birinin de ikamet yeri olduğu düşünülürse, ''sevgilinin yaşadığı yer'' manası çıkıyor.
arz-ı hal şiiriyle güya Allah ile alay ediyor. göğe bakma durağında da "afferin tanrıya" esintisi malum. saygısız, hadsiz amirim afedersin.

bir dokunulmazlıktır üzerinde. ahmet arif, attila ilhan gibi şairler dururken bu adamı bu tahta kim çıkarmış bilmiyorum.
t: fenerbahçeliliğiyle bilinen şair.

aşağıdaki paylaşacağım şiir bilinen aksine Turgut uyar'ın değildir. Facebook isimli şirk yuvasında patlayan bu anonim şey nasıl olmuşsa uyar'a mal edilmiş durumda. büyük saat'te böyle bir şiir yok. bulabilen varsa lütfen bana da söylesin.

"bütün pencerelerde bekleyen benim,
ve
o çalmayan bütün telefonlarda,
aylardır konuşan da.
kabul.
bir kez yolda karşılaşalım,
onunla da avunacağım.
adımı sesince duymaktan vazgeçtim,
sesini duysam, susacağım.
yel esiyor ama
değirmen dönmüyor.
kuraklık bu,
adın ekmeğe dönüşmüyor"
masumlar apartmanı'nın 12. bölümünde göğe bakma durağı okunurken, gözlerimden pıt pıt yaşlar döküldü, anneme sıkıca sarıldım görmesin diye.

Uzun zamandır taşlaşmış halde olan kalbimi yeniden yumuşacık ediverdi Turgut uyar.

Popülizme yenilmedi.

Ne kendisi ne de şiirleri.
Sapasağlam ayakta...

En güzel günah mıydı bu; sevgilinin seni göğsüne yatırıp, saçlarını okşayarak, şu şiiri okumasi;

senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
Maziden bir anımı hatıratıma getiren şair.

Bir gün refikam ile Yalova sahilde yürüyoruz, bir şeyler yedik içtik, muhabbet ederken sahil bandında bir şiir yolu var. Oraya uzandı yolumuz. Hatun bana gelecekte kendini nerede görüyorsun diye soruyor, bende "inegölden aldığımız spor koltukların üzerinde hatun" diyorum. böyle ileriye yönelik hazırlıkların planların konuşulduğu bir anda, şiir yolunda buluverdik kendimizi. Denize doğru uzanan bir dalgakıranın etrafına sağlı sollu banklar oturtulmuş, yerlerde ise plakalar halinde bir çok şairden dörtlükler... Millete bakıyorum, yarısı balık tutuyor, diğer yarısının yediği çekirdek çöpleri rüzgarın da etkisiyle her yere saçılmış, bir yandan bir düzine şopar tutulan balıkları aparıp az ötedeki tekneden bozma balık restoranlarına itelemenin derdine düşmüş. Ama yerlerde ise üzerine basılan dörtlükler. "Vay be dedim hatun Şairlik yerlerde sürünüyor" tabii ufaktan başladık okumaya;

Seni, cihanların aziz meyvası.
İlan-ı aşk makamından bir mısra,
Yeşerip, kımıldar içimde,
Düşer aklıma gözlerin...
Ahmed Arif


sonra bir diğeri,

Ferdalar yakındır ,
Sonbahar kadar sessiz
Kelebekler , uçuşur kanatlarımızda,
Gözyaşlarımızla , umutlarımızla..


sonra bir diğeri,

Bahar da kışı, kışın da baharı özler insan.
Ne uzaksa onu özler..
Kavuşmak şart mı?
Boşver.
Bazı şeyler yokken de güzel.
Özdemir Asaf


ve bir tane daha;

Bir biz varız güzel öbürleri hep çirkin
Turgut UYAP

evet evet, tam olarak Turgut Uyap yazıyordu. Hatuna dedim bak gördün mü şairi ? Fuar gibi adam dedim. Anlamadı tabi. İyi ki anlamadı...
Şöyle diyor turgut uyar: “bir insanı yalnızken hatırlıyorsan, sevmemişsindir. Ansızın aklına getirip yalnızlaşıyorsan, işte o zaman sevmişsindir.”

Peki ya kimsesizleşenler?...