uvey

1 /
bir çay ısmarlamadan nereye böyle diye seslendiğim insan. kendisini gerçek hayatta hiç tanımış değilim, öyle meraklarım da yoktur. ama derviş'ten daha çok sözlüğün sahibi gibi davrandığını düşündüğüm isimdi. dediğim gibi bir çay ısmarlamadan hakkımı helal etmiyorum. sana da derviş. o çay ısmarlanacak. endoplasmik bir kulum'dan çıkartırım bak bu çayların acısını.
sözlük zagonunu 2009'da filan bırakmıştım. o dönem ve daha öncesinde, o kadar çok sözlükte aktif olarak yazıyordum ki, sayısını bilmiyorum. başta, göz bebeğim, otomatik portakal olmak üzere, pek çoğundan geriye anlamsız kod parçaları dahi kalmadı günümüzde. yılların lafmacun'u mesela, meydan sözlük'e dönüşüp, mantar oldu gitti... aslında, halihazırda şu satırları yazdığım dünya sözlük de, benim üyelik aldığım cogito değil. diyebilirim ki, cogito da, geçmişimde olan ve diğerlerinden farklı olarak, ardında anlamlı kodlar bırakmış bir sözlük.

beni cogito'ya davet ettiklerinde, artık sözlüklerde yazmak istemiyordum, uzun bir süredir de yazmıyordum. bir sözlükte yapılmaması gereken şeylerin en başında gelen, "insanlarla sosyalleşme" aksiyonlarına çokça girmiş ve yurdun dört bir köşesinden, kırgınlıklar ve hayal kırıkları yaşamıştım. bu yüzden, cogito'ya davet edildiğimde, hiç de istekli olmadım. ama çağıran amarok olunca, "bir bakayım" dedim. içerik hakkında fikir sahibi olmak için bir iki yazıya göz atayım dedim. o dönem yazar bolluğu olmamakla birlikte, çok canlı bir "sol frame" vardı. bu canlılık içinde uvey imzalı yazılar dikkatimi çekmişti. umur bugay tarzına benzer, insan ilişkileri, ortam tespitleri ve göndermeleri, sululuğa varmayan esprileri ile dolu dolu yazılar yazıyordu. bu vesileyle, kalıcı bir yazar olmama sebep yazarlardan oldu. sözlükte kim nedir bilmediğim o günlerde, yönetici olduğunu bile bilmiyordum mesela. zaman içinde tanıştık. yine zaman içinde, yüz yüze görüşme, konuşma fırsatımız da oldu kendisiyle. hemen hemen aynı yıllarda çocuk olmuş olmamız, birbirine benzeyen muhitlerde büyümüş olmamızın da etkisiyle sanırım, tanıdığımız dünya birbirine çok benziyordu, haliyle "yahu bunu ben nasıl yazmamışım" dediğim bir çok konuya el atmış bulunuyordu. moderasyonda olduğum dönem dahil, yönetimsel bütün konularda ilk onun görüşünü aldım. o dönem, sözlük yönetiminde, daha önce pek çok sözlüğü bırakmama sebep olmuş, çok yanlış giden şeyler oluyordu. bu girift konularda da, hep uvey ile diyalog kurdum. benim gözümde, sözlük sahibi derviş olsa da, en aktif yönetici falcon olsa da, uvey sözlüğün denge unsuruydu. yaşadığım bütün kırgınlık ve sıkıntılarda, ona yazmışımdır. onun yapıcı yaklaşımı ile 25 binli sayılara kadar kaldım sözlükte diyebilirim. yoksa üyeliğimin ilk aylarında ayrılır ve adını bile unuturdum sözlüğün.

elbette zaman içinde, diyalogun artık çözüme derman olmayacağı noktaya gelmek kaçınılmaz oldu. fake hesapların artık kusturacak noktaya gelen kepazeliklerinden bıktığım o nokta geldiğinde, yine en son uvey ile konuştuktan sonra, ayrıldım sözlükten. ben her konu hakkında ona yazarken, o mailime cevap yazmayınca, "gitme zamanı" deyip ayrılmıştım. şu an hala yazılar yazıyorum, ama o eski günlere nazaran, sözlükteyim diyemem. uvey'in hala burada olduğunu ve yazdığını görünce, yeniden yazma konusunda bir istek gelmişti, diyebilirim. şimdi gittiğini yazmış.

bugünden, geçmişe baktığımda gördüğüm; bir sürü gereksiz, saçma şeyler yaşanmış, bir dünya gereksiz kırgınlık olmuş, baş ağrısı çekilmiş. hayatımız sözlük değildi elbette, burada yazmadığımızda hayatımız akışına puslu bir iklimde devam etmedi. ancak burada gerçekten güzel insanlar tanımıştım, arkadaşlarım olmuştu; onlarla bağlantılarımızda kopukluklar oldu. uvey de, tanıdığım bu güzel insanlardan biri olarak kaldı. o tartışmalı dönemde yaşamış olduklarıma rağmen, uvey hakkında menfi düşünmedim hiç. o her zaman, bazen akla, bazen yüreğe dokunan iyi bir yazar olarak kaldı. ayrıldıktan sonra, tekrar geri döndürüldüğüm o ara dönemde, kimseyi takip etmeyip, sadece yazdığım süreçte bile, takip ettiğim bir kaç yazardan biri olarak kaldı. gittim demiş, döner mi dönmez mi, dönerse sadaret hayaleti gibi mi dolanır? bilemem elbette. ama varlığı bu sözlük için kazançtır. burada kendi kuşağı hariç, iki kuşakla zaman geçirmiş, muazzam emek vermiş, zaman ayırmış, sevilmiş ve saygı görmüş, gören bir yönetici/yazar olmuştur. umarım, içinde birikenler, vedasına neden olan saiklere baskın gelir de, yeniden yazar.

Siz öyle bir yazı yazmamis olun üvey, biz okumamış olalım. Siz hiç gitmemiş gibi olun üvey biz hiç gelmemiş olalım. .. ben sözlüğe başladığım zaman yakını görmekte sorun yasamiyordum artık yakıni gormem icin gozluk lazim , düşün !
Gitmeden de kalınır sanki...
#7065574 son Tanımından geliyorum uveycan. Genelde gidenlere inanmam. "İlla bi'şekilde gelir" derim. Ama yazını okuyunca "gelmez bu" dedim. Bence bunu ilk defa dedim.

Uvey, okursun belki. Rabbimin bizdeki en güzel mucizesinin değişebilmemiz olduğunu düşünürüm hep.
Senin vardır bir bildiğin ki, 11 yılı bırakıp gidecek kadar esnedin/uzadın/aştın/değiştin. Ben 3 yılı devirdim. Hala kendimi yeni başlamaya çalışıyormuşum gibi düşünüyorum buraya. Sen başladın, yürüdün, bitirdin demek. Tebrikler.

Ama gerçekten üzüldüğümü ve 11 yıllık ve çok emek vermiş yazarlardan etkilendiğimi, bana cesaret verdiğinizi bilmeni isterim. Seninle tanışan yazarlardan değilim. Konuşan yazarlardan da değilim. Mesaj kutuma baktım. Ben bir cümle kurmuşum sen bir cümle kurmuşsun o kadar. Tanışıklık buna denmiyor sanırım.

Allah'a emanetsin ama gitmesen iyiydi.
Sorsam 12 senedirli kaç lira maaş aldın sözlükten diye?

Vereceği cevap 0.

Abee, adam evli- barklı, çağa- çocuk sahabı bir yazar.

Beleş yaz yaz yaz, nereye kadar?

Yenge demiştir ki, en azından çocuklarına asbap alacak pare versinler.

Gelmeyince maaş, ister istemez başka yerlerle sözleşme imzalamış yazar.

Demek ki, yazarları kıdemine göre az- çok maaşa bağlamak elzemmiş.

Kalsa bizim için daha eyi amaa, devir geçim derdi. Giderse yolu açık olsun.
Gitmek, niye yani anlamıyorum? İşin mi çok yoğun, bazı problemlerin mi var, sözlük çok mu vaktini alıyor; Haftada bir gel, ayda bir, olmadı yılda bir gel iki çizittir git. Geldiğin zaman, vayyy uvey reis gelmiş diyelim. Gitmek ne oluyor yani. Sevgilinden mi ayrılıyorsun? Bir daha gelmemek üzere... Bir daha niye gelmiyorsun, onu açıkla.

Kendisini severiz. Bu sözlüğün tartışmasız en usta kalemidir ancak Aldığı kararı saygıyla karşılamıyorum. Yine de yolu açık olsun.
Sözlükten ayrıldığı yönünde üzülerek haber aldığımız yazar. Umarım doğru değildir. Çünkü Sözlükte kaliteyi gerçekten yükselten değerli bir abimizdi. Hep düşünürdüm bize binde bir uğrayan ilham perisi niçin uvey abinin peşinde dolaşıyor? Öyle görünüyor ki uvey abi ilham perisini nikahına almış.
cogito sözlük'te yazmaya ilk başladığımda bildiğim isimdi. yüz yüze tanışmak nasip olmadı, televizyonda gördüm.
10 yıl öncesi, en agresif zamanlarımda, sözlükte tek aykırı yazan benmişim gibi hissettiğim zamanlarda bile desteğini, mesajını esirgemeyip bu ortamdan kopmamı engelleyen isimlerdendi.
olur da yolun bursa'ya düşerse kozahan'da bi kahve içeriz. selametle.