yakın yabancı

yakın yabancı iranın konu alan bir kitap,onu diğerlerinden ayrı kılan bir kaç nokta var bunlardan birincisi yazarının edebiyatçı kimliğinin oluşu ve bu çalışmasına da oldukça yansıtmış olması,bir diğeri ise iranda uzunca süre yaşaması ve devrim sonrasın da iranda ki hayatı yakinen tecrübe etmişl olmasıdır.



yakın yabancıda iran'ı haritadan izlemiyorsunuz,sokaklarının arasında geziniyorsunuz ;


-bazen "yürüyen otopark" dedikleri tahranın çok işlek caddelerinde gündüz ile gece apayrı dünyara kapı aralarsınız.

-bazende cemeran da imam humeyni'nin mutevazi evinin irandaki o kasvetli siyasi havasını dağıtmak için bir akümülatör görevi gördüğünü,imamın ziyaretine gelenleri layıkıyla ağarlıyamadığından duyduğu hüzne şahitlik edersiniz...

-bazen şiir meclislerine konuk oluyorsunuz ve iranın şiire ve şaiir{e}lere olan alakasını görünce hayret edersiniz.
{sadi-hafız ve firvedsiden tutunda yeni dönem şaiirlerinden sohrap sepehri-furuğ feruhzad a kadar}


-bazen,izlemekten hiç doyamadığımız meşhur iran filimlerinin yönetmenleri{kiyarüstemi-mecidi-rahşan beni itimat ile sohbet etme imkanı buluyorsunuz.}

-bazen şehriyarın trajik öyküsüne tanıklık ederken "haydar baba'ya selam " şiirinin nasıl yazıldığını öğreniyorsunuz.

-bazende suruşa yöneltilen eleştirileri duyuyorsunuz ve önemli konularda neden "irfani açıklamalar " yapmak gereği duyduğunu düşünüyorsunuz,şeriatiyi yeniden tanımlamak isteyişini göüryorsunuz..

-bazen iranda kadın olmanın aslında o kadar zor olmadığını bunların dünya kamaoyunda çarpıtılarak servis edildiğini,üniversitelerde kızların okuma sayısının % 65 olmamsından-kadınalrın kurduğu vakıf/dernek/sokak çocukalrı ile dayanışma derneklerinde ki özverili çalışmalarından edebiyat ve sinemada geldikleri yerlerden,son zamanlarda siyaset arenasında gittikçe fazla yer edinmelerinden anlıyorsunuz..doğal olarak medyada servis edilen iran bilgilerinin ne kadar asılsız olduğunu anlıyorsunuz.


-bazende sıradan bir eve girdiğiniz de"yerin boştu boş kalmasın" misafiperverliği ile karşılaşırken,bizim buralara ne kadar da benzeştiğini görüp,nasıl oılurda hemen yanımızdaki bu komşularla aramızaböylesi ne kalın duvarlar ördüğünüzü anlamaya çalışıyorsunuz.


-bazen de hüseyn-i irşad'ın tıpkı şeriatinin eserlerinde görmeye alışık olduğumuz o egemen siyasete karşı muhalif ve sorgulayıcı tavrının aynısının şimdilerde iranda ki molla sisteminini sorgularken yeni açılımlarla gelişime katkı sağlamaya çalıştığını görüyorsunuz.

-bazen de ırak ile girişilmiş savaşın iranlılara öğrettiklerine şahit oluyorsunuz..bir yanda savaş öte tarafta rutin seyir eden bir hayat..bir yanda şehitler diğer yanda düğünler..savaşla beraber yaşamasnı öğrenmiş bir halkın bunu kanıksamasına şahit oluyorsunuz..

-bazen de muhafazakarların değişime kapalı olmalarını eleştiren reformistlerin dillerinden hiç düşürmedikleri,imam humeyni'ye atf eedilen meşhur "taş kafalılar " tanımlamasını günyüzün detutuklarını görürsünüz.

-iranda reformistler ile muhafazakar arasında ki muhalif tutumlar ,kendi içlerindedir,yani söz konusu emperyalizm ile mucadele olduğunda ortak noktalarda buluşmaları zor değildir.

-bazen de dünyaca ünlü halılarını okşarsınız,ama biğer taraftanda çok kıymetli tarih-i miraslarını koruyamadıklarını bunların bir çoğunu avrupa ülkelerinde müzelerde sergilendiğini görürüsünüz..

-bazen de adı amerika düşmanlığı ile özdeşleşmiş gibi görünen bir ülkenin,avrupa ve amerika ülkelerine olan sevdalarını okursunuz,


-bazen de cihan aktaş'ın "bütün zamanlar çingeneler zamanı" tespitini yaparken, "beşbinaz"(lar)ın iran toplumu içerisinde tutunamamış olmalarını nasıl ustalıkla inceeldiğini görürsünüz..{kibrit - kirpit - hirpit kelimelerinde takılı kalması da tebesüm ettirecek türden }

-bazende "hanım hicabını düzelt" ikazları ile karşılaşırsınız ve bunun iranlı kadınalrın nasıl yoruımladıklarını sorarsınız...bazen de "iffat evlerinin açılmasını isteyen kadınları görürüsünüz,kendilerinin kötü kadınlardan ayırt edilemeyişine verilen tepkiyi görürüsünüz..

-bazende hz fatımanın iranda ne demek olduğunu anlarsınız,her iki kesimin (reformistlerin ve muhafazakarların) ortak kabul ettiği isimlerden biridir fatıma,muhafazakarlar tarihi şahsiyetini önplana çıkarmayı geleneğin devamı sayarlarken,reformistler ise hz fatımanın kadın hakları alanında gelişime sebeb olmamsı gerektiğini vurgulayarak ona daha somut anlamlar yüklemeye çalışırlar...{hateminin kevser süresindne yola çıkarak soyun devamının sadece erkeğe ait olamayacağını tartışmaya açması buna örnektir}

-bazen de kaşan kentine gider gül suyu üretimine şahit olursunuz,kaşanlıların kabenin kendi gönderdikleri gulsuyu ile yıknmasından duyduğu iftihara şahit olursunuz..mayıs ve haziran aylarında kaşanda her şey gül'dür,


-bazende ramazan ayında şehirlerin değişen yüzlerini görürürsünüz,gündüzleri içine çekilmiş,iftara doğru hareketlenen şehirler bu değişimin en belirgin yönüdür,iftar çadırları..ibadetlere verilen önem..vs

veselam iranın tarih-i ve kültürel gelişimini,bugününü,devrim sonrasını okurken "bazen'leriniz çoğalacaktır...şimdiye kadar iranı hep klişeleşmiş,daha çok siyasi yönlendirmelerin eşliğinde okuyup duymak böylesi bir kitabı daha cazip kılıyor,okunursa eğer,1979 dan sonra ilginç bir şekilde aramıza set çektirilen kardeş ülkeyi daha iyi tanıyacağımızı düşündüğüm kitap.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.