Yalakalık ve gerçek sevgi arasındaki fark

1 /
Sevgi nedir? Sevgi kavramını ne derece biliyor ve yerinde kullanıyoruz? sorularını sorup, düşünüp, epistemolojisini yapmamaya çalışarak ( tamamen başarılı olacağımdan şüphe duyduğum için ) Erich Fromm’un “sevgi” kavramı üzerinden nacizane yorumlamaya çalışmak isterim.
Sevgi duyan kişi; sevgi duyduğu şeyden tatmin beklentisi olmadan sevgiye emek veren kişidir. Bu biri ya da bir şey olabilir. Kaynak öyle güçlüdür ki, sevgi duyulan şeyden ziyade sevginin kendisi kişiyi tatmin eder. Hoş burada niyet tatmin olmak da değildir. Beklentisiz, programsız, amaçsız ve çıkarsızca duyulan hissiyattır. Fakat bu beklentisizlik, programsızlık ve amaçsızlık hastalıklı bir hal alabilir, o hali almadan emek verilmesi, işlenmesi gerekir. Hissiyat olması üzerine ayrıca konuşulabilir...
Yalakalık, bildiğimiz yalakalık... Fiziksel beklentilerin yanı sıra, “sevilme arzusu” ile yalakalık ediliyorsa, trajik ve ironik olabilir. Zira kendisi gerçekten sevmeden, sevilmeyi öğrenemeyecektir.