yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

1 /
bu akşam usûl-u fıkıh ve kelam okutan bir hocanın şüphelerinden dolayı kaydığını öğrendim. kendisi açıkladı. kendisini tanımıyorum , ders almadım sadece twitterda takip ediyorum. hiçbirimizin garantisi yok. Allah kalbimizi dini üzere sabit kılsın. bu hocaya da kamil bir iman nasip etsin.

daha önce de yazdım şimdi de yazacağım. bu işler akılla olmaz. akılcılık insanı şüpheye götürür. akletmek denen şey kalp ile yapılan bir eylemdir , mantık ile değil. burada mantığıyla akledip kalbini istemsizce ekarte eden kimseler var , biliyorum. Allah için yapmayın. mantığınızın sınırlı olduğunu kabullenin. Allah iman ettikten sonra kalplerimizi saptırmasın. amin.

dua eder dua beklerim.
Dedi ki: "Ben hüznümü, kederimi ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim."

/ yusuf suresi 86. ayet meali
Hayatına öyle veya böyle dokunma fırsatı bulduğum bir gencin hapse girdiğini öğrendim geçenlerde. Belge/evrak işleri vs vardı onlarla uğraştık ettik.

Ben meselenin küçük bir şey olduğunu düşünmüştüm. Ancak işin mahiyeti öyle değilmiş malesef. arkadaşlarıyla tüfekle oynarlarken gruptaki bir başka genci/arkadaşını yanlışlıkla vurarak öldürdüğünü öğrendim. Kendime gelemedim bugün, çok zorlandım. Kendi dertlerimi hüzünlerimi unuttum.

Daha fazla dokunabilirdim hayatına hissi geçmiyor bir türlü. daha 16 yaşındalardı. Hayatlarının ilk baharında bile değillerdi henüz.
Şimdi ise Biri mezarda, biri hapiste. Boşu boşuna.
sokakta izlenilme korkusundan dolayı dolaşamamam. sanki herkes böm böm
suratıma bakacak he. yoksa da salak beynim öyle algılıyor. algılamasa keşke.