yeşilçam

1 /
Etrafımda bulunan 20 yaş altı kişilerden gördüğüm kadarıyla yeşilçam filmlerinin çoğunu bilmiyorlar. Bizim elli kere izlediğimiz filmleri onlar hiç bilmiyorlar, adını dahi duymamışlar. Fark ettim de eskisi gibi eski Türk filmleri TV'lerde gösterilmiyor da. Mesela en son ne zaman kara murat yayınlandı. Boş beşik ya da. Bundan sebep Fatma girik'i bilmiyorlar. Vay babo... Yeni nesil ile aramızda ciddi fark var. Yaşlandık mı yoksa. Yok yahu ne yaşlanması.
Klişelerin yuvası.. Ama yine de sıcak, tatlı bi tadı vardır bu klişelerin.. hala bu klişeleri hayatlarında kullananlar vardır ki; üzerine yakışmayan bi kıyafet gibi..
Aşk denilen mevzunun sadece adının kaldığı, içinin boşaltıldığı günümüz şartlarında, terkedilen Ada'm ya da kadının muhattabına;
- gözlerimin içine bak ve beni sevmediğini söyle!..

Cümlesini kurduğunu varsayalım.. Aynı reaksiyonu alabilir mi?. Hayır tabii ki, bi kere mesajla terk eder..

Bak aynaya, iyi bak.. Resimdeki kız var mı orda!.*
türk sinemasının 60 ve 70 li yıllarını kapsayan döneme verilen ad. kendi içerisinde ilk 10 yıllık dönemi erkek hakim anlayışla yapılan çoğunlukla filiz akın, hülya koçyiğit, türkan şoray ve fatma girik isimleri etrafında dönen, sadık tertemiz kadın ve o kadınların ölümsüz ilk aşklarını yansıtan erkeğin her ne yaparsa yapsın affedildiği n harfinin kelimelerin önüne eklendiği dönem olarak düşüne biliriz. ikinci 10 yıl ise ertem eğilmez'in 1972 yapımı tatlı dillim ile geniş kadrolu aile komedilerine yönelmesi ile birlikte elde edilen başarı diğer yönetmenlere cesaret vermiş. özellikle ömer lütfi akad, yılmaz güney gibi isimlerin toplum gerçeklerine yoğunlaşması ve elde edilen başarı tek tip aşk filmleri yerine diğer yönetmenlerin de kendi dillerini oluşturmasını sağlamış ve değişen çeşitlilik göstermeye başlayan türk sineması altın dönemini yaşamıştır.
Severim ama seksist bulurum. Tecavüz eden erkeğin tecavüz ettiği kadınla evlenmek istedikten sonra bir anda masum hale getirilmesi meselesi vardır mesela. Kınalı yapıncak mıydı o filmin adı? Korkunç bir filmdi. Toplumsal bir soruna parmak basmak değildir amaç, toplumu bu düşünceye alıştırmaktır aslında. Aşk ile yapar bunu. bizim türk insanı aşkı yaşamayı değil izlemeyi sever çünkü. O zamandan gelen bir alışkanlık mıdır bilmiyorum.

Mesela aşık olduğun adam aşık çiftin olduğu diziyi izlerken seni 3 saat unutuyor. Biz daha iyisini yaşarız diyemiyorsun, ani bir soğuma hali böyle. Aşk var ama izliyor adam. Manyaklığa bak.

Mesela ben yeşilçam içinde sarışın ve elinde içki kadehi olan bir abla olayım. Kötü kadın olduğum anlaşılsın diye eve zengin arkadaşlarımı çağırıp onlarla dans edeyim. Evlendiğim adamı bakire ve el değmemiş bir kadın çekip alabilir benden. Herkes bakire olanın tarafını tutar, seyirci sevinir kavuştu diye. Ee kocamı aldı elimden ama, bildiğin geldi aldı, ben kaldım ortada. Olabilir çünkü ben kötü kadınım, o bakire ve daha çok hak etti. Kimse evliliğin bağlayıcı özelliğini, aldatmayı, verilen sözleri, erkeğin açgözlü damızlık, kadının şeyin önde gideni olduğunu düşünmez. Kendi evliliğimin içinde ikinci kadın ben olurum.

Yeşilçam böyle bir şey bazen. Çok çok güzel filmler var ama böyleleri var ve bence hoş değil.
doksanlı yıllara dek türk sinemasına verilen isim.

bir kesimce ciddi manada düşmanlık beslenir. kendilerince nedenleri vardır. belli başlıları ise hocaların (din adamlarının) kötü gösterildiği. bu eleştiri genellikle en çok izlendiği için kemal sunal filmleri bazında görülse de diğer filmlerde de örnekleri vardır. senede yüzlerce, binlerce filmin çekildiği bir sektörde verilen örnekler ise birkaç filme aittir. ilk etapta aklıma gelen "kötü" hoca örneklerini vereyim;

üç kağıtçı: yağmur yağdıramayan arif efendiye karşılık köyün imamı bariz bir şekilde görünür. hurafelerin dinde yeri olmadığını belirtir.

kibar feyzo: esasen ağalık düzenini eleştiren bir filmdir. köyün imamı da kendi çıkarları doğrultusunda dinde olmayan şeyleri uygular, pazarlığa girişir vs. Bunlar olmayan tipler midir?

şark bülbülü: şıh hazretleri, şaban'ın beşik kertiğine göz koyan ağadan rüşvet alarak akdin bozulması için bir takım uydurma şeyleri fetva olarak verir. şaban da açık açık, "bunun dinden de haberi yok. kitabın neresinde yazıyor bu söylediklerin?" der. dinde bunlar yok deyip dinin böyle olmadığını söylüyor. daha açık olarak ne yapsın.

köşeyi dönen adam: para için her şeyi yapacak insanların hikayesini anlatır. zengin, dindar olmayan ancak çıkarları için eşeğe bile hürmet eden kesimi de eleştirir dindar geçinen ancak para için her şeyi yapacakları da.

80 küsur kemal sunal filminin sadece birkaçında bu örnekler vardır. bunu tüm yeşilçam'a uyarlasak oran, yüzde bir iki geçmez bile.

kapalı kadınların ezik gösterilmesi: genelde kapalı kadınlar, mahallenin yaşlı teyzeleridir. hizmetçi, cahil olanlar hangileridir bilemedim. o dönemde yoğun bir şekilde yaşanan köyden kente göç olgusu unutulmamalı. anadolu'dan gelenler bir anda şirket sahibi mi oluyor, banker bilo mu bunların hepsi? örnekleri vardır ama genele oranı yine düşüktür.

cinsellik: vatandaş normal film izlemediği için seks filmleri çevrildi. kimsenin bunu savunduğu yok ama arz talep meselesi.

alkol, uyuşturucu vs.: zengin züppeler yerilirken görünür bunlar. genelde kötü adamlar kullanır falan. bilakis yeriniyor yani.

komünizm, ateizm: bugün dahi medyaya sol tandanslılar hakim değil mi? bu işleri yapanlar oradan çıkıyor ve özellikle yetmişlerde yapmaları gayet normal. çıksaydı ya sağdan birisi bu ayarda film yapsaydı (ülkücüyüm bu arada). kara murat, tarkan, battal gazi gibi tarihi filmler klasik olmuş. ne güzel ama ağalara, patronlara giydiren dinci var mı bu sektörde?

" Allahsızlığı Yayma Kürsüsü" diye anlatılıp açıkça cephe alınan filmler de var. o abimiz de (baki tamer) aslında ajandı falan.


velhasılıkelam, her sektörde olduğu gibi burada da yanlışlar vardır ama genellemez. bulvar gazetesi (artık yok biliyorum) var diye tüm gazeteler pornografik midir? bölücü parti var diye tüm siyasiler aynı fikirde midir? bu da o hesap.
Birçok filmde hocaların paracı,üçkağıtçı,düzenbaz gösterildiği
Kapalı kadınların çoğunlukla hizmetçi,cahil gibi rollere layık görüldüğü
Cinsellik,alkol,sigara,kumar gibi alışkanlıkların sıradanlaştırıldığı
Komünist,ateist vs tiplerin at koşturduğu
Eski yerli sinema düzeni.
Düzeni anlatan,eleştiren,hayatın içinden yapımlar tabiki var.
oldukça kaliteli,dünya çapında filmler de var hakkını yiyemem ama fimlerdeki yanlışlar da oldukça fazla bunu görememezlik edemeyiz.