yol verirse ölecek hastalığı

1 /
istanbul trafiğinde genellikle yol verilir, geçiş alan şoför de el veya baş ile de teşekkür eder. geçen polise yol verdim, o bile teşekkür etti.

lakin ki istanbul dışında gittiğim her yerde yol vermeme sapıklığına şahit oldum. hele ki 34 plakayı gördüler mi kırmızı bayrak görmüş boğaya dönüşüp, adamın üstüne üstüne geliyorlar.

evet trafik yoğunluğu çok fazla ama trafikte medenilik seviyesi en üst şehir de istanbul.
sen tamamı kürt bir mahallede yaşadın mı dedirten başlık.
yol vermek diye bir şey yok burada.
burada sen kaldırımda beklerken sana gelip çarpıp sonra tüm sülalesiyle seni tehdit edecek kişiler var.
pazzatını herkes görsün diye yolun ortasına bırakıp gidenler var.
yol vermeyi geçtim bana bulaşmasınlar ben onları beklerim bir ömür canım.

(bkz: teke tek gelseler sıkıntı yok)

pek çok insanın muzdarip olduğu hastalık. halbuki ne gerek var böyle şeylere, yol alalım yol verelim bu dünya kimseye kalmaz. biri bana yol verince aşırı mutlu oluyorum, bir insanı mutlu etmek bu kadar kolay.
hem kendini hem karşısındakini tehlikeye atan hastalıktır.
mesela bunların bir tanesi şöyledir.
kavşağa yaklaşırken sağa veya sola yaklaşman gerekir.
sinyalini verirsin, yan aynadan bakarsın, arkadaki aracın zaten yetişme ihtimali yoktur.
insan olanın yapması gereken size yol vermektir. frene basmasına bile gerek yok, hiç gasa basmasa zaten yapması gerekeni yapmış olacaktır. fakat o ne yapar? sizin sinyali görünce gazı kökler. hani sizi korkutacak ya, gaza yapışır.
be aklı kıt adam, ya senin şeride geçicem ya da refüje toslayacam. diyelim bana yetiştin, yüzde 50 ihtimalle senin şeride geçip kaza yapıcam o zaman. hatta biraz akıl varsa refüje çarpacağıma sana çarpmayı tercih ederim.
bu beyinsizliğin sebebi nedir?
yok ama ne olur, gaza bassa da size yetişemez. i̇şte şöyle paran çok olacak. kıracaksın adamın önüne, basacaksın frene. adam arkadan toslayıp tüm cezayı ona yıkacaksın. yine de insan kıyamıyor i̇şte.
Geçen bir AVM'de bu hastalıktan muzdarip bir kadına rastladım. Çıkışa doğru araçlar kuyruk olmuş. Ben de ortadan bir yerden geliyorum. Aradan biri yol vermesi lazım ki kuyruğa dahil olayım. Bu ablanın önündeki az gazladı bu ablanın da önünde tümsek var haliyle yavaşladı. İki arabalık boşluk oluştu birden. Ben de fırsat bu fırsat atladım. Abla benim atlayacağımı sezdi anlaşılan aniden fırladı. Tam kafa kafaya vuracakken ani frenle durdum bu gaza basıp öndekine yetişti. Kendi kendime salak mısın nesin diye söylenirken cam açık duymuş bu. Ciyk diye frenleyip camdan bana bağırıyor: ben yol vermeden sen geçemezsin tamam mıeee!!!??
maalesef memleketimizin en yaygın ve ölümcül hastalıklarından. özellikle ticari taksi şoförleri bu hastalıktan muzdarip. zavallı adam. yol verirse ölebilir. bu yüzden çarpma, sürtme riskini göze alıp önüme atlamalı. öndeki araçla takip mesafesini 32 mm tutmalı. yazık yaa.