yürümeyi sevmek

1 /
kulaklıkla son sürat yapılanı kadar serotonin kaynağını sevdiğim başka bir şey bulamadığım aktivite.

hissetmiyorum bir noktadan sonra bastığımı bile, olsun..
Oldukça sevdiğim bir eylemdir. Vakit buldukça yaparım ve çok keyif alırım. Sağlığımıza olan katkısını söylemeye gerek bile yok. Takarım kulaklığımı ve kilometrelerce yürürüm. Sizi bilmem ama beni çok rahatlatıyor.
kimisi kulağında kulaklıkla kimisi yanında dostuyla bazısı ise eşi, sevdiği ya da her ne haltıysa onula yapıyor. yürümek güzeldir ya, karşı cinse olmadığı sürece...
Akıllı insan işi. Zorla oflaya puflaya yapmaktansa yaşlılıkta bir sürü faydası olacak sizi dinç tutacak bu eylemi severek yapmak lazım. Çünkü İnsan türü olarak anotomimize en uygun aktivitedir kendileri. Hali hazırda da Atalarımızın kıtaları yürüyerek kat ettiği biliniyor. Belki koca koca ağırlıklar yaşlılıkta kalkmaz fakat yürümek her dönemde yapabileceğimiz bir faaliyettir. (Umarım)

Hülasa yürümeyi seviniz, benimseyiniz.
çok güzeldir. insan keyifsiz olur yürür, kendini dinlemek için yürür, yağmur yağar yürür, yani aslında her duygu hali için yürür ve bu yürüyüş mis gibi yapar insanı. o yüzden siz de bol bol yürüyün, doğru-yanlış bir karar vermek için bile olsa yürüyün.
sevip kavuşulamayan aktivetedir. kavuşan varsa eğer lüks içindedir. dört beş yıl öncesine kadar canım yürümek istediğinde takar kulaklığımı çıkardım dışarı. önce mahalle içinden ilerler sonrada salardım kendimi balata sahile doğru, deniz eşlik ede ede eyüpe kadar yürür oradan geri dönerdim. yolda her seferinde başka bir mekanda mola verir çayımı içer öyle dönerdim eve. çok yorulduysam yokuşu çıkmayı göze alamıyorsam eğer otobüs beklerdim.
şimdi zorunluktan dışarıya çıktığımda bile gitmem gereken yere gidemiyorum. kaldı ki keyif için yürüyeyim, kafamı dağıtayım. stres sahibi oluyorum. sokaklar çok kalabalık, insanlar saygısız, araç kullananlar kurallardan bir haber....
evet yürümeyi sevmek eski birer anı şimdi.

dip not: balat sahili bitmek bilmeyen metro inşaatından dolayı kapalı, kalan minnacık alan mangal yapanların istilasında, bom boş oturduğum mekanlar artık tıklım tıklım. tüm ara sokaklar dilini bilmediğim onlarca insanla dolu. fatihteki türk azınlık olarak dardayız.
(bkz: ankara)
kızılay'dan cebeci'ye, anıtkabir'den tunalı'ya, yani kısaca çankaya'nın huzur dolu sokak ve yollarında yürümek gibisi yok.
hani buralarda yürümeyi çok överler, hem de romantizm derecesinde, yani boşuna ve abartı değil, gerçekten buralarda yürümenin bir albenisi var. memleketimde yürürken bu kadar zevk almıyorum. sırf yürümek için ankara'ya bile gidilmeli.