zavallılar

1 /
baştan sona izletiyor.oyunculuklar fena değil. senaryo daha iyi olabilirmiş dedirtmiyor değil. istanbul görüntüleri için bile izlenilir. beklentiye girmeden boş zamanlık.
bir de aynı isimde 80lerden emrah filmi var.
klasik hikaye, taşra'dan istanbul'a göç ediyorlar, anası kötü yola düşüyor, babası hapse, emrah da, orda burda, tamirci çırağı, konfeksiyon işçisi v.s evresinden sonra meşhur bir arabesk şarkıcısı oluyor. sonrası yüzleşmeler, sonra görüntü donar, titreyen, karıncalı vahşi batı fontu bir son yazısı. emrah'ın çıkardığı son kasetin en vurucu şarkısı fonda, ses fade in, ses fade out...
70lerin ortalarında fırlayan bir film. yılmaz güney'in hem oyuncu, hem yönetmen olduğu filmlerden biri ancak filmin çekildiği dönemlerde yılmaz güney'in hapse girmesiyle, filmi ustası atıf yılmaz bitirmiştir. filmin künyesinde de yönetmen olarak atıf yılmaz ile birlikte yılmaz güney yazar.

film, klasik yeşilçam anlatımına kıyasla devrim niteliğindedir. günümüz sinemasında kullanılan bir öyküleme tekniğiyle, bol flash-back, flash forwardlar ile o dönemin izleyci kitlesine karmaşık gelebilecek, dolayısıyla riskli ama cesur bir iş. birbiri ile iç içe, ama birbirine değmeyen, paralel, tek bir çizgi gibi görünen üç farklı hikaye


filmin konusuna gelince, abuzer, hacı ve arap hapishanede buluşuan üç kader mahkumunun etrafında gelişiyor olaylar. diğer mahkumlardan farklı olarak, aç gözlülükten, kişisel hırslardan, daha fazlasına sahip olamamaktan işlenen suçlar yüzünden değil, yoksul fakat onurlu hayatlarını koruyabilmek için işledikleri cinayetler yüzünden içeridedirler. Abuzer, üvey babası yüzünden cinayet işler. Maaşını alamayan Arap, patronunu darp eder. Hacı ise gönlünü kaptırdığı fahişeyi korumaya çalışırken cinayet işler ve yolları mahpus damında kesişir.

filmle ilgili en unutulmaz sahnelerden biri çaresizliğin nevroza dönüşmesinin gerçeklikle, absürtlük arasında gidip geldiği baklava sahnesidir benim için. aynı sahneyi farklı ruh hallerinde izlediğinizde; bazen absürtlüğü karşısında kahkahalara boğuluyorsunuz, bazen çaresizliğin insanı getirdiği durumu ruhunuzda hissederek burnunuzun direği sızlayabiliyor.



yanılmıyorsam filmin müzikleri; şanar yurdatapan'a ait.
filmde yılmaz güney'e yıldırım önal ve güven şengil eşlik ediyor.