en iyi ikinci dünya savaşı filmleri

amerikanların anlatıldığı filmler değildir kesinlikle. paşalar mevzu kendileri olunca bir abartıyor bir boyuyor... o fury rezaleti hele...
tavsiyem:
(bkz: der untergang)* hitler'in son günleri.
(bkz: stalingrad) savaşın döndüğü nokta. rusya'nın yarısını alan almanların yenildiği ve geri çekilmeye başladığı direniş.
(bkz: das boot) bu var ya bu... bu damak tadını bilene öyle herkese değil. en az 5 ikinci dünya savaşı filmi izlemeyen bunu izlemesin sıkılır. sonra kötü film der ortamlarda kendini rezil eder.
(bkz: enemy at the gates) genç sovyet sniper ile yaşlı kurt alman sniper'ının kapışması. bolşevik kardeşimiz o kadar çok alman subayı vuruyor, ruslar o kadar moralleniyor ki bi anda almanların tüm hedefi onu öldürmek oluyor. rachel weisz'ı da ekliyorum başka da bi şey demiyorum.
(bkz: the counterfieters)* naziler yahudilerden bir kalpazan çetesi kurup sahte ingiliz poundu basarak ingiltere ekonomisini krize sokarlar. öyle ki yahudi elemanımızın bastığı paraları ingiliz merkez bankası bile gerçeğinden ayırt edemez. çok iyi film bu da. başka bir yönden ele almış olayı.
(bkz: operation valkyrie) hitler'e suikast ! tom cruise lu filmdir.
(bkz: max manus) norveç'in nazi işgaline uğraması ve kuvvacı adamımız max manus'un yeraltı çetesiyle almanlara direnişi. sabotajlar sabotajlar...

yok ben hanımla izliycem biraz ağlak olsun diyorsanız the pianist. yok yok biz baya baya ağlamak istiyoruz diyorsanız the boy in the stryped pyjamas.
knk bana böyle çocukların da izleyebileceği türden çocuk kahramanları olandan diyorsanız the book thief.
devamını gör...

marifetname

erzurumlu ibrahim hakkı hazretlerinin muazzam eseri. gece gece daldım, biraz okudum. vücudun uzuvları bahsinde vücuttaki titreme ve seğirmelerin hikmetlerinin anlatıldığı bölümdeki şu ifadeyi çok sevdim, beyit diyebiliriz herhalde.

kim damar oynar neden, hakdır onu depreten
anla işâratını bekle beşâratını
devamını gör...

beynelmilel yahudi

henry ford bu kitabı yazdığında sene 1920 idi. henüz hitler piyasada değil, bir israil devleti yok. ama adam amerika elden gidiyor diye bağırıyor, protokoller üzerinden siyaset, eğitim,sinema,sanayi,ahlak gibi alanların analizlerini ve olası çöküşlerini anlatıyor. istanbul'da jöntürkler, rusya'daki bolşevik hareketi bilinçlidir, siyonizm ne bu hakimiyetin ne de kudüs'ün peşini bırakmayacaktır diye de belirtiyor. çare eğitim diye gösterirken potansiyel gençliğe sahip çıkmak gerek diyor. aklıma amerika'da yayınlanan ülke raporlarında türkiye için sahip olduğu genç kitleye dikkat çekildiği gelmişti. uzatmayacagım okunması,irdelenmesi gereken bir kitap.
devamını gör...

yeni doğan kardeşini kıskanan çocuk

ikinci çocuğu yapan aileler için ciddi problemdir.

en kötüsü de ilk çocuğun ilgi ve alakanın yenidoğana yöneltildiğini görmesiyle en başa dönerek kardeşini taklit etmesidir. yani konuşmasıyla, hareketleriyle yenidoğan kardeşinin taklit ederek ilgiyi tekrar kendisine çekmeye çalışması. bu da çok can sıkıcı bir durumdur.

aslında problem anne ve babanın ilk çocukta hata yapmasıdır. teksin, kralsın, prenssin/prensessin diyerek çocuğa gaz vererek büyütür. çocuk da bütün o ilgi alakanın yenidoğana yöneltilmesi ile hayatının ilk bunalımını yaşamaya başlar.

ama baştan ikinci çocuk gözönüne alarak ilk çocuğa terbiye verilse ve ikinci çocuktan itibaren süreç doğru yürütülse çok da problem olmayacaktır.
devamını gör...

metrobüste sevgililer öpüştü diye olay çıkartan adam

delirmeyen, sadece tepkisini gösteren bir vatandaş. videoyu izledim, belli ki metrobüs ağzına kadar dolu. peki bizim ülkemizde dolu bir toplu taşıma aracında öpüşmek normal mi? bunu eski bir chp li olarak soruyorum.

parklarda, iş yerinde yahut sınıfta kimseler yokken öpüşün sorun değil, buna elbet kimse karışamaz. ama bu ülkede ağzına kadar dolu bir toplu taşıma aracında öpüşülmez yav. adam belli bir sınır içinde tepkisini göstermiş, videodan gördüğüm bu. ancak adama gösterilen tepki, adamın öpüşmeye gösterdiği tepkiden çok daha fazla.

aferin, şimdi çağdaş olduk işte!
devamını gör...