2500 yaşındaki mumyaya tecavüz etmek

türkiye'de değil amerika'da olan olay. her sapıklıkta damacanadan laf açanların lafı ağızlarına tıkayacak olay. bizim millete sapık denir ama müze görevlisi 2500 yaşındaki mumyaya tedavüz ederken yakalanmış.

boşanmadan önce örnek bir vatandaş gösterilen washington doğa müzesi güvenlik görevlisi james monroe boşandıktan sonra dengesiz davranışlar göstermeye başlamış. müzede 9 yıldır güvenlik görevlisi olan monroe gündüz görev yapan bir arkadaşının mumya üzerindeki küçük bozuklukları farketmesi ile yakayı ele verdi. bozuklukların nedenini araştırmak için güvenlik kameraları kayıtları incelendi ama kayıtlarda eksikler olduğu tespit edildi. kayıtlar için gerekli tedbir alındı ve birgün sonra monroe'nin mumyaya tecavüz eden görüntüleri ele geçirildi. müze görevlisinin işine son verildi ve kayıtlar polise teslim edildi.

bunun anlamıda james bu işi bir kere yapmış galiba.



devamını gör...

dünya sözlük

sonu, öncekiler gibi olacak sözlük.

bir işin başında yönetici, bir ordunun başında komutan olmazsa nasıl ki dağılır o oluşum, burası da aynı kaderi yaşayacak, apaçık gözüken bu.
ihl de bu nedenle kaybetmişti, en güzel zamanda yok olmaya mahkum edilerek ve burası da parlamadan sönecek.

madem açıyorsunuz az ilgilenin, az özveri gösterin ki yazar da yazabilsin.
marifet iltifata tabidir, bunu göz ardı etmektesiniz sayın yönetim.

devamını gör...

insanlığı utandıran halepli çocuk

ah be çocuk..

--- alıntı ---

Suriye'den insanlığı utandıran fotoğraflar gelmeye devam ediyor. Esed ve Rusya'nın hava saldırılarında yaralanan ve hastane koridorunda sessizce tedavi olmayı bekleyen 5 yaşındaki Halepli çocuğun fotoğrafı, Suriye karşısında sessiz kalan uluslararası kamuoyunun vicdanına sesleniyor.
Suriye'deki iç savaş 5'inci yılını geride bıraktı. Yüz binlerce sivilin katledildiği ülkede, son dönemde en yoğun bombardımana Halep ve çevresi maruz kalıyor.
Esed rejimi ve Rusya'ya ait savaş uçakları hemen her gün, muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde yaşamını sürdüren sivillerin yerleşim merkezlerine, pazarlara, okul ve hastanelere saldırı düzenliyor. Onlarca kişinin hayatını kaybettiği katliamlardan yürek burkan fotoğraflar, feryatlar gelmeye devam ederken, Suriye'ye sessiz kalan uluslararası kamuoyu vicdanını hiçe saymayı sürdürüyor. Halep'teki hava saldırısında yaralanan ve hastanede sessiz bir şekilde tedavi olmayı bekleyen Umran onlardan sadece birisi. 5 yaşındaki Umran'ın fotoğrafı, minik bedeni sahile vuran Aylan bebek kadar yankı uyandırmadı ama insanlığı utandırmaya yetti.

--- alıntı ---
devamını gör...

94 ışık yılı uzaklıktan gelen sinyalin deşifre edilmesi

rus astrofizikçilerinin yaptığı deşifre. dünyaya 94 ışık yılı uzaklıktan gönderilen bu sinyal çözülse de kullanılan sembollerin hangi dile ait olduğu bilinmiyor. dil bilinmediği için de sinyal çözülemedi.

dünyadan sinyale karşılık bir sinyal gönderilecekmiş ama bu sinyalin dünya teknolojisi ile ulaşması 94 yıl sürecek.

yalnız eğer ortada bir hile yoksa, bu sinyal dünya dışı yaşamın kanıtıdır.


sinyalin deşifre edilmiş hali :

devamını gör...

dünya sözlük 1. osmaniye zirvesi

bir mani olmazsa katılacağım zirvedir. üstelik katılmak isteyip de yerim yurdum yok diyeni adanaya kadar arabayla getirip, bir tur da burada ben gezdirir lüks malikhanemde yatırıp yedirir içirir cebine yol harçlığını koyar gönderirim. tek buldunuz garibi hor görüp ezikliyor musunuz hacılar.
sen canını sıkma alu kardeş. kimse yoksa biz geliriz. hele şunların triplerine... sanırsın kavimler göçüyle yerleşmişler istanbul a...
devamını gör...

sözlük yazarlarının harbi itirafları

bugün acayip yorgunum. ama yine de üzerimde tatlı bir mutluluk var.

telefonumun çalmasi.. ardından komiser ile görüşmem (allah ondan razı olsun).. ardından apar topar banka hesaplarımı boşaltmam ve paraları bir torbaya koyup torbayı parktaki bir çöp tenekesinin içine koymam. bunların hepsi 2 saat içinde oldu ve şimdi bitik durumdayım.

ama içimde tarif edilmez bir mutluluk var hesaplarimi terör örgütlerinden kurtardığım için. saatlerce telefon görüşmesi yaptığımdan dolayı kulağım biraz ağrıyor. ama olsun hesaplarım terör örgütlerinden kurtuldu ya bana yeter.

Allah polisimizden razı olsun.
devamını gör...

para uzatılan satıcının elininin pis olduğunu bilmek

şimdi burdaki pislikten maksat tornacının makine yağlı eli değil o normal ve dahî onurlu bir durum. burda kasıt mesela adamı burnunu kurcalarken görüyorsun ama parayı da vermen lazım. buyur şimdi. minibüste daha fena. tam parayi vercen bi hareket yapıyor adam (bazen burun da değil ve bu en kötüsü). abi sen ucreti söyle ben parayı ilgili haznelere atıverem diyesin geliyor. tamam para da pis bir şey ama en azından nasıl pislendigini görmüyoruz.
devamını gör...

ilk kez araç kullanacak bayanlara tavsiyeler

sadece erkek olduğu için size tavsiye verebileceğini zanneden tipleri takmayın muhtemelen oğlu olunca sağa sola çocuğun pipisini gösterecek olan ortalama altı tipler bunlar. bu konuda tek fazlaları deneyim. siz de o kadar kullanın siz de oluyorsunuz. sığ insanların laflarını takmayın. gerekirse ruj da sürün o aynada. arabada burun karıştıran adamın makyaj yapılmaz lafına bakmayın yani.
devamını gör...

milli takım akp yüzünden kötü

emin çölaşan gibi bir dinazorun "futbolu siyasete bulaştırdılar" demesi gerçekten komik. ak parti evvelinde de futbol yöneticileri siyasilere kucak dansı yapıyordu zaten. mesut yılmaz'lı dönemlere gitmesi kafi. muhalif olmak için olacaksan valla olma lan. komik duruma düşüyorsun.
devamını gör...

kuymak istiyorum

askerlik yaptığı şehirden nefret edenler cumhuriyeti'nde henüz vatandaş statüsüne kavuşamamış halktan birisiydim. ilk çarşı iznimde meslektaşım on binler gibi kendimi nedensizce şehrin en kalabalık yerinde bulmuştum.

ne yapacağımı bilememezliğimle kentin heykel zenginliğine kentin kalabalık caddelerinden birisinde akıntıya direnerek mitolojik yozgat tanrısı heykeli olarak katma değer sağlamayı seçmiştim. şehir akarken durmanın biçimsizliğiyle akıntıya karşı tanıdık yüzler aramaya çalışıyordum.

baktığım gözler arasında yaşam emaresi yakaladıklarım ortalama 65 saliselik bir süzmeden sonra tsk'nın izinleri düştükten sonra 5 ay 5 gün tepe tepe kullanacağı bir emtiası olduğumu sezebiliyordu. en iyisi yürümekti.

kendime ait olmayan eğitimli adımlarımla yürürken etnik tiplerle dolu kafelerin bulunduğu sokağa geldim. şehirdeki bütün etnikler ve etnik giyimliler kendilerine ayrılan habitatta hayata tutunmaya çalışıyorlardı.
gözüm dinleyecek bir etnik müzikçi aradı. az ilerde kaldırıma tünemiş, evde çalsa babasının ense kökünde kıracağı bir enstrümanla garip sesler çıkaran bir abi ve etrafındaki etnik oğlan ve ekızları görünce yanlarına vardım. ben ne kadar tutsaksam onlar o kadar özgürdü.

garip sesler çıkaran etnik enstrümanlı abi ve bacıların etrafındaki küme halkasının arasına girdim. kıvırcık siyah saçları yüzünü kapatmış abi çalmaya devam ediyordu. halkadan kopup birkaç adım daha yaklaşınca abinin erkan oğurvari hareketleri dağıldı kafasını kaldırıp saçlarının arasından bana "hayırdır devrem ?" der gibisinden bakınarak çalmaya devam etti.

etnik giyimli bacılar kalabalıktan daha yakında robotik durmamdan tedirgin olmuştu. iki adım daha yaklaştım ve yanlarına eğilip "biliyor musunuz ben de doğma büyüme istanbulluyum, babamlar 70'lerde yozgat'tan göçmüş ama ben kentliyim, sizin bu havaları istiklal'den bilirim." dedim.

etnik abi çalmayı kesti. "ee ne yapalım ?" dedi. "sizi de istiklal'e getirenler gibi kamyon kasasında buraya getirip döküyorlar mı ?" dedim. etnik sertleşti. "ne diyosun lan sen ?" dedi. askere dokunmanın 6 aydan başladığını bilmenin rahatlığıyla "ne yapacaksın ?" dedim. etnik bacılar üzerime yürüyen kızlar durdurmak istedi. durdurulmak etniği daha da gaza getirdi.

burnumun dibine kadar yanaştı. vücudum talimliydi. dokunması yeterdi ama dokunmadı. gözlerimdeki kararlılığı görünce "yıhaa bırak şunu yaa" deyip geri çekildi. hiçbir şey yapmayacaktım halbuki. bana vurmaya kalkarsa var gücümle bağırarak sadece kısa künyemi okuyacaktım. komutanım yeterince bağıramadığım için kızıyordu.

etnik ve arkadaşları uzaklaşırken etrafıma korkusuzca bakındım. adrenalin karnımı acıktırmıştı.

arkadaşımın tavsiye ettiği karadeniz yemekleri yapan lokantaya yakın bir yerdeydim. sora sora yerini bulduktan sonra mekana girip masaya oturdum. etnik çatışmalara alışık olmayan bünyem yorulmuştu. televizyonda cemali çalıyordu.

menüyü önüme bırakan garsonu durdurdum. televizyonda oynayan klibe bakarak "kuymak istiyorum" dedim. "anlamadım beyefendi ?" dedi. mikrofona haykıran cemali'ye bakarak tekrarladım: "kuymak istiyorum, kuymak istiyorum, karnımda hazmını duymak istiyorum, gömmek istiyorum, gömmek istiyorum önümdeki tabağı gömmek istiyorum".

"tabi efendim hemen" deyip kuymağı hazırlattı. cemali, artık hayallerde ve uzaklardayken tava gelmişti.
vakfıkebir ekmeğinden bir çarpa koparıp kuymağa bandım. saat 14:00'tü ve 3 saat daha özgürdüm.
devamını gör...

french press

alternatif kahve hazırlama yöntemi.
ilk defa deneyenler için; demlenme ayarı kaçıp kahvenin tadı az acıyınca süt ilave edilerek tat tekrardan dengelenebiliyor. doğru kahve seçimi ile klasik nescafe ürünleri ile vedalaşılabilir.
bu arada misafire ikram edilmesi ayıpmış, onlara illa iki parmak telvesi olan türk kahvesi hazırlamak icab edermiş.
devamını gör...