Hiç başlık bulunamadı :(

sözlüğü kapanan yazarın dramı

sınavlardan yeni çıkmış, gönül rahatlığı ile bilgisayar başına geçmiş ve http://cogitosozluk.net urlini adres satırına basmıştım. enter dedim ama girmedi. o ne la? her halde bakım onarım çalışması var dedim es geçtim.

bir gün girmedi iki gün girmedi üç gün girmedi. artık şüphelendim, dedim kesin dünya sözlüğü açtılar. bakıyorum böyle bir sözlükte yok piyasada. en son twitter üzerinde denk geldim bir twite. kapanmıştır yazıyordu, ulan içim bir sızladı ki sormayın. tamam belki en çok + aldığım entry +16 idi ama burada samimi bir ortam vardı. insanları güzeldi. küfür yoktu. sözlük serüvenim (!) burada başlamıştı demek ki burada bitti. yanarım yanarım gerçekten sağlam olduğunu düşündüğüm entrylerin kimse görmeden gittiğine yanarım dedim. küfürsüz sözlüğe büyük bir küfür salladım.

umudu kestim, umutsuz ev yazarlarına döndüm (tamam kötü bir tanımdı). ama yinede arada bir cogito yazıyordum google ye belki eskilerden bir şey görür hasret gideririm diyordum. ne bileyim bir haber bir screen..

yine bir gün araştırırken twitter ismi dikkatimi çekti: dünya sözlük. bir gaz ile yazdım googleye baktım sayfa açık. amanın bir sevindim ki sormayın ağlayacaktım neredeyse.

sonra bozuldum o kadar entry/tanım boşa mı gitti lo dedim kendi kendime. hemen yeni üyelik açtım, ama izin vermedi. bu kullanıcı adı zaten var la dedi bana. dahada sevindim. hemen girdim. amanın bütün tanımlarım burada. nasıl sevindim nasıl sevindim anlatamam.

ama küstüm bir daha girmiyicem dedim. dayanamadım yine girdim.

selam ey ahali...

bu arada banane senin konundan deyip gidebilirsiniz. ben yine de yazmak istedim. içimden geldi.

birde; seviyom la sizi (3
devamını gör...

bir insanı canlı bomba olmaya ikna etmek

bir sürü canlı bomba olayı var, ayrıca arananı filanı yüzlerce.

dedim bu kadar insanı nasıl buluyorlar ? bir insanı kendisini patlatmak için nasıl ikna edebiliyorlar ? tehditle filan olacak iş değil. dava aşkı desem yine sanmıyorum böyle olacağını. yer yer olabilir ancak sivillerin içinde kendisini patlatmak ?

ilaç olayı kesin işin içinde var. var da, ilaçlı kafayla işini nasıl yapabiliyor ? birisiyle muhabbet ettik ayaküstü. 1 saat mı dedi, bir gün mü ne, hazırlıyorlarmış adamı.

devamını gör...

yazılı sorularına verilmiş ilginç cevaplar

cehaletin en eğlenceli halleridir. bu seneye kadar duyduğum en ilginç olanı lisede bir arkadaşımın cevabıydı. şöyle; soru yunus emre neden ümmi olarak anılır gibi bir şeydi ve arkadaşım yunus emre'yi aşık veysel'le karıştırarak; gözleri görmediği için okuma yazma öğrenememiştir yazdığını söylemişti. hala hatırladıkça gülerim. fakat bu sene eniştem yaptığı sınavda aldığı cevabı söyledi ve o hadise benim nezdimde diğerinin önüne geçti.

soru: mona roza şiiri kime aittir?
cevap:(roza'nın üzeri çizilerek lisa yapılır) leonardo da vinci.
devamını gör...

suriyelileri muhacir görenlerin eşlerini paylaşıp paylaşmama sorunsalı

olaya madem ensar/muhacir açıklamasıyla bakıyorsun hadi bakalım. ensar/muhacir tecrübesinde eş paylaşma olayı da var. eş paylaşma derken ekşi sözlük'ün anladığı gibi bugün sende, yarın bende gibi iğrenç bir paylaşım değil tabi ki.

ben ilk zamanlarda şu şekilde baktım bu mülteci olayına; bu adamlar savaştan, ölümden geliyorlar yardım isteyen mazluma yardımcı olmak hem insani, hem de dini bir görevdir. tabi ki gaza gelip kendimizi muhacir gibi hissettiğimiz oldu.

ama zaman gösterdi ki suriyeli mültecilerin ne bu ülkeye uyum sağlama gibi bir kaygıları var ne de muhacir gibi bilinçliler.

şimdi vatandaşlığa alınmaları gündemde. ne diyordu belediye başkanı; öyle bakma sen rasulullah ın ümmetisin. cumhurbaşkanı da bu açıdan bakıyor olaya. yapmak istediğine ikna için dini olabildiğince kullanan bu siyasetçilere ve onların destekçilerine soru şu;

sen madem ensarım diyorsun hadi bakalım ensarın bu paylaşımına var mısın? evli değilsen bacın da olabilir.

recep tayyip erdoğan iyi işlerinde tabi ki desteklenir ama bu icraat gerçekten saçma sapan ve hangi amaca hizmet edeceği belli değil. gözü kapalı erdoğan destekliyorsun madem buna ne diyorsun?

devamını gör...

sultan ikinci abdülhamid han ın kerhane ve içki fabrikası açması

delil dedikleri şey çarpıtmadan başka bir şey değil. onun zamanında açılmış deseler doğru derim. ancak o açmış dersen iftira atıyor derim.

1) kendisi açmamış açılmasına izin vermiş.
2) müslüman mahallelerinde değil, gayrimüslim mahallelerinden biri olan bomonti de açılmış ki hristiyanların içki içmesi onlara göre haram değil. osmanlıda müslüman ve gayrimüslim mahalleleri ayrıdır. şuan bile oraya gitsen hristiyanlık izlerini görürsün. ismi bile yabancı zaten.
3) eğer sen içki haram deyip onlara da yasak edersen islam'a uymayan tüm hallerini de onunla birlikte yasaklaman gerekir. hatta onları ülkenden kovman gerekir.

bizim tarihçi bozuntuları ise iftirayı pek sevdikleri için hemen basmışlar iftirayı.
devamını gör...

hilim ile sözlük röportajı

hellim peyniri ile ilgili olarak düşüncelerinizi alabilir miyiz teşekkür ederim.

hellim peyniri nedir

--- alıntı ---

genellikle kızartılarak yenen hellim peyniri sık dokulu, kırık beyaz renkli, yoğun, normalden fazla tuzlu bir peynir çeşididir. hellim peyniri en çok keçi sütünden üretilmekle birlikte bazen koyun veya inek sütünden de yapılabilmektedir. keçi ve koyun sütünden yapılan hellim peynirleri inek sütünden yapılan hellim peynirine göre daha uzun süre dayanabilmektedir. bunun yanında, keçi, koyun ve inek sütünü karıştırarak yapılan hellim peyniri tarifleri de bulunmaktadır. hellim peynirinin yapılışı sırasında kullanılan sütün yağ oranına göre değişebilmekle birlikte hellim peyniri yağ oranı yüksek bir peynir çeşididir. hellim peynirinin yağ oranı da hellim peyniri kaç kalori sorusunun cevabını belirlemektedir. 100 gram hellim peyniri ortalama 320-330 kalori civarındadır. peki, hellim peyniri nasıl yenir? hellim peyniri kızartması bu peynir çeşidinin en yaygın kullanım şeklidir. ayrıca hellim peynirinin salata, makarna ve hamur işlerinde kullanılması da mümkündür.

--- alıntı ---


http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResim/2013/05/04/kibris-ta-hellim-krizi-3252505.Jpeg

(bkz: hellim peyniri)
devamını gör...

pedofili

az önce ekşi şeyler de bu konuyla alakalı bir kaç "bilimsel!" entry okudum.
şeymiş bu arkadaşlar, aslında bu sapkınlık, sapıklık değil de nörolojik bir rahatsızlıkmış. ülkemizde ki cehaletten bilmiyormuşuz. mesela 80 yaşındaki adamın 15 yaşında ki kızla evlenmesi veya küçük bebeklere tecavüz edenler pedofili olarak görülmezmiş. onlar tecavüzcü sapıklarmış.
pedofili olupta hiçbir çocuğa hallenmeyen kişilerde varmış. hatta çoğu bilim insanı da bu düşünceyi doğruluyormuş falan filan.

1-sizce pedofili tıbbi bilim ve kaynaklarla bu şekilde masumane yansıtılabilir mi?
2-pedofilik olan bir bireyin bu psikolojik rahatsızlığından ötürü yaptığı bir şeyi, aa hasta ya bu diye geçiştirebilir miyiz?

bir de diyorlar ki, işte pedofiliyle alakalı yazılıp çizilen yalan yanlış şeyleri görünce tedaviden kaçıyorlarmış.
bu da başka bir beyin yakıcı ayrıntı.

enteresan! bunu da meşrulaştıracaklar bilim adı altında, hadi bakalım.
devamını gör...

küçükken çirkin olup büyüyünce de çirkin olmak

küçükken güzel olup büyüyünce çirkin olmaktan evladır. zira sürekli çirkinlik hali alışkanlık peyda eder hem kişi için hem çevresi için. bu durumu herkes kabullenip mutlu mesut yaşar. ancak küçükken güzel olan geçmiş fotoğraflara bakıp rabbim nasıl, niye diye iç geçirmesi yetmezmiş gibi bir de akrabaların bu çocuk niye böyle oldu halbuki küçükken ne güzeldi sitemlerine maruz kalır, kalabilir belki de kalıyordur kim bilir.
devamını gör...

dünya sözlük

uzun zamandır aktif değilim. arada bir gelip asayiş berkemal mi diye bakıp sessizce çıkıp gidiyorum. bazen yeniden yazsam diye içimden geçirmiyor da değilim. sonra bakıyorum ne enerjim var ne de vaktim. yalnız şu var ki bizim sözlüğümüz baba evi gibi. evlenir gidersin ama bir derdin sıkıntın olduğunda teklifsiz kapısını tıklatabilirsin, için dökebilir, kuş gibi hafifleyip ait olduğun yere geri dönebilirsin. bu da mühim bir lüks insanoğlu için.
devamını gör...

yazarların düşme hikayeleri

istisnasız her kış karda yürürken düşerim. geçen seneki feci bir düşüştü, belim kırıldı sanmıştım, şükür ki sağlamım. şöyle oldu efendim; bitliste görev yaptığım zamanlardı. tek eğlencemiz a101 ya da bim’e gidip alışveriş yapmak sonrasında da birimizin evinde toplaşıp yiyip içip* eğlenmekti. neyse yine karlı bir bitlis gününde bim’den alışveriş yaptık arkadaşın evine gidiyoruz. ama kaldırım buz pisti gibiydi. 4 parmak kalınlığında buzun üstünde arkadaş önde ben arkada yürüyoruz. sonra ilk arkadaş düştü, oturup kaldı öyle. yardıma gitmekle düşmemek arasında tercih yapmalıydım, ama gidecek başka da yer yoktu zaten, düşeceğimi bile bile dur ben kaldıracağım seni diye attığım adımla ben de düştüm. ikimiz o önde ben arkada oturup kaldık öyle, kalkamıyoruz da. yandan dolmuş falan geçiyor, şoför durdu, yardıma gelelim mi diyo. hep birlikte oturduğumuz yerden kalktık sonra. ama ağrısı 1 ay geçmedi.
devamını gör...