dünya sözlük yazarlarının objektifinden

12 yıllık bayat film ile acayip mutluluk kavgası yaptım.
film negatif film değil, pozitif bir film, banyosu da negatif film banyosunda yapıldı ve bu tekniğin adı çapraz banyo. yaklaşık 12 dakika.

canon ae-1
vivitar f2.8/28mm ve canon f1.8/50mm lensler kullanıldı





yaklaşık 10 saniye


ve üzülerek doğru pozlayamadığım kenko fisheye 180° fotoğrafı -düzgün gözükmese de-

devamını gör...

mezheplerin hak olmadığı iddiası

palavra sıkılmaya çok müsait bir konu... aynı adam, gider; "peygamber'in mezhepsiz olduğu gerçeği" diye bir başlık daha açar.

"benim mezhebim yok" diye yeni mezhep yapanların (selefîlerin ve edip yüksel takımından reformistlerin) avlandığı, gençleri tuzaklarına düşürdüğü ve kötü emellerine âlet ettiği bir alan burası... mezhep insanî bir şey; zamanla ortaya çıkan bazı tereddütler ve tartışmalar karşısında "asıl kaynağa nisbetle doktrin üretme" ihtiyacından doğmuştur. insanlar arasında tartışmaların, görüş ayrılıklarının, farklı yorumların olmasının doğallığını anlayanlar, mezhebin doğuş zaruretini de anlarlar. şimdi, peygamber niye bir mezhebe mensup olsun ki? vahyin mezhebi mi olur? mezhep "zan"dan gelir; yani vahye yaklaşım biçimidir.

şimdi "mezhep olmasın" diyen de vahye bir yaklaşım biçimi sergiliyor (üstelik kendi çelişkisini görmüyor), bu işi en yakın kaynağından alan imam-ı azam gibi muazzam bir adam da... ben niye bu zibidinin yaklaşımını benimseyeyim ki, imam-ı azam dururken?

düşünsene: adam çıkmış "kur'an'daki islâm" diye kitap yazıyor. kafaya bak! islâm kur'an'daysa senin yazdığın kitap ne? kur'an duruken, ben niye senin yazdığına bakayım o zaman? "zan - mezhep" değil mi o da? yoksa değil de, vahiy mi seninki! mezhep olmazsa, "hak mezhep" olmazsa, "islâm'da düşünce" diye bir şey de olmaz. düşüncenin yeri olmaz ki! zaten bu işi körükleyenlerin amacı da odur. ilkel adamlar dini icad etmek!

kur'an'da şeriata dair her şey açık açık belirtilmemiştir. mesela abdest nasıl alınır, kur'an'dan öğrenemezsin. sünnetten öğrenirsin. abdesti vücuttan kan çıkmasının mı bozduğu, yoksa karşı cinsle el temasının mı bozduğu noktası, hadislerde yoktur; onu da mezhepten öğrenirsin. bu kadar insanî ve zarurîdir mezhep. sünnet ve cemaat ehli de bu idrakten doğmuştur zaten... mezhepsizlik propagandası, özünde selefî propagandasıdır. zaten selefî kavramı da bu fikirden doğmuştur. "bizler mezhepsiziz, tıpkı selefler (ilkler) gibi; işte peygamber, sahabî, onlardan sonra gelenler gibi" derler. islâm tarihinde ibn-i teymiyye ve ondan sonra -kendisi inançsız olmasına rağmen- ibn-i haldun, mezhepsizlik (selefilik) propagandası yapanların en ünlüleridir. neticede bu da ayrı bir mezhep oluşturmuştur; mezhepsizlik mezhebi...

dinî hükümlerle oturup kalkanların bir müddet sonra kendilerini müçtehid zannetmelerini ve önceki müçtehidleri beğenmeyip kendileri mezhep kurmak istemelerini anlarım: fakat din düşmanlarına ve onlarla aynı yoldan gelen edip yüksel müridlerine bu işin neden bu kadar sempatik geldiğini, selefîlerden rol çalmaya neden bu kadar meraklı olduklarını hiç anlamam. sanırım, mezhepsizliğin argümanlarının kolay olmasından ve düşük zekâ seviyelerinde avlayıcı özelliğinin çok olmasındandır... şimdi burada problem şu mu:

- Allah resulü'nün ve sahabîlerin mezhebi olmadığı halde sonradan neden mezhepler doğdu?

şu âna kadar hiç kimsenin düşünemediği, bir tek edip yüksel müridlerinin ve -bu mevzular açılınca hemen onlar arasına karışan- islamoğlu şakirtlerinin akıl erdirebildiği girift bilmece bu mu? ondan kolay ne var: bunun neden böyle olduğunu anlamak için, biraz islâm tarihine bakmak, mezheplerin nasıl ve neden ortaya çıktıkları ve neden bir değil de, bir çok oldukları üzerine bir göz gezdirmek yeter de artardı. kusura bakmayın, bunu söylemek zorundayım: hayatımda bu kadar salakça ileri sürülmüş bir konu duymadım daha!..

yahu ayrılık hayatın tabiatında vardır. bugüne kadar ortaya çıkmış hangi fikir, üzerinden bir müddet geçince fraksiyonlara bölünmemiştir, çeşitli meseleler karşısında çeşitli yönlere dönmemiştir? böyle bir şey olabilir mi? 1400 sene önce ortaya koyulmuş bir hakikatin tek bir çizgi halinde günümüze ulaşacağını, ondan başka hiçbir dal ve budak ayrılmayacağını düşünmekten daha saçma bir şey olabilir mi? şurada bir olayı iki kişi seyretsin, ikisi de farklı anlatır. kafanızda bir fikir tutup yolunuzda yürüyün, hiç olmazsa bir saat sonra onun yanında veya karşısında başka bir fikir oluştuğunu göreceksiniz.

mezheplerin varlığından ve onların en başta değil de sonradan ortaya çıkmalarından daha doal, daha insanî, hayatın ve insanın yapısına daha uygun ne olabilir? şurada mezhepleri reddeden mezhepsizler bile bin ayrı fraksiyona (mezhebe) bölünmüşler ve her nesilde bu fraksiyonlar ikiye katlanıyor. demek ki, mezhepsizlik de bir mezhep ve mezhepsizlik de her adımda yeni mezheplere ayrılma istidadı taşıyor!

o halde, mesele zaman içinde mezheplerin ortaya çıkmasında değildir; mesele, mezheplerin "asl'a uygunluğu"nun olup olmamasındadır. "asl'a uygunluk" ise zandır, fikirdir, görüştür, içtihaddır... başka türlü asl'a uygunluk olmaz. bu itibarla, islâm tarihine bakıldığında tüm mezheplerin doğuşunun başlıca iki saik etrafında olduğu görülür:

1. hak ve hakikat kaygısından doğan mezhepler (sünnet ve cemaat ehli mezhepleri): bunlar, Allah resulü'nün hangi konuda ne dediğini ve ne yaptığını ince ince araştırmış, herbiri kendi usûllerine göre doğru ve yanlışı birbirinden ayırmış ve inanç ve ibadet esaslarını sistematik hale getirmişlerdir. bugünün diliyle bunlara "bilimsel mezhepler" denebilir.

2. hamasetten doğan mezhepler (ehl-i sünnet dışında kalanlar): bunlar çeşitli siyasî kavgalardan, iktidar mücadelesinden ve islâm'dan önceki eski dinlerinin esaslarını da islâm'la beraber veya onun kılıfı içinde koruma içgüdüsünden doğmuşlardır. kronolojik olarak da bazıları ehl-i sünnetten öncedirler. işte haricîler, şiiler, şii markası altında çeşitli eski dinlerden gelen esaslarını korumaya çalışan batınî akımlar, islamı felsefî metodla temellendirme dâvâsında mutezile, daha sonra islâmın özüne dönelim diyen (sanki başkaları bunu demeyi bilmiyormuş gibi) selefîler, vehhabîler vesaire, vesaire... bunlar da "ütopik mezhepler"dir.

görüldüğü gibi mezheplerin doğmamış olması (mezhepsizlik) gibi bir tercih hakkı sözkonusu değildir; çünkü hayatın getirdiği yeni meseleler karşısında birtakım tartışmalar ortaya çıkmıştır. ikincisi, hak mezhepler, herhangi bir siyasî veya hamasî etkiden bağımsız olarak, tamamen hak ve hakikat kaygısından, asl'a uygunluk kaygısından doğmuşlardır. onların iktidarla birleşmesi çok sonraları, ancak samanîler ve gazneliler zamanında olmuştur.
devamını gör...

dünya sözlük backpackerleri

şimdi ekseriyet iş güç sahibi, okuyan filan tipler sanırım ama ben bir kaç tane olduğuna inanıyorum.
şöyle gösterseler de kendilerini arada yol tepsek, mariuajana sarsak, bob dylan mı haklı-joan baez mi tartışması yapsak, biribirmizi görünce namaste filan desek?

(bkz: backpacker) ney lan, ben bir tek sedatpacker'i biliyorum diyen adama ne olacak?
o da gelebilir efendim sorun yok, kuzen sayılırız neticede hepimiz sedat peker'in yeğeniyiz.
devamını gör...

erdoğan ın yerine kopyası geçecek

ayyıldız partisi başkanı serap gülhan açıklaması.

"değerli arkadaşlar, tayyip erdoğan dün mitingde kendisine suikast yapılmak istendiğini söyledi. yeni bir oyuna hazır olun. tayyip bey referandum öncesi suikaste uğrayacak. zaten hasta, öldürecekler ama öldüğü saklanacak. vurulduğu için kahraman olacak, oylar tavan yapacak. referandum geçecek, yerine israil'den getirilen bir kopyası geçecek ve türkiye teslim edilecek.
lütfen hertürlü oyun ve entrikaya hazır olun..."


gerçi yossi kohen şu an adnan oktar'da görev yapıyor ama bilemedim ben.

https://m.facebook.com/stor...
devamını gör...

ali haki edna

cipiu'dan sonra bana misafir olmuş yazar kardeşim. müsait olamam hasebiyle çok fazla aradığımız ortamı yakalayamadık. onu daha zorkun'a, karaçay'a, toprakkale'ye ve denize götürecektim ama nasib olmadı. sözlükte canlı kanlı tanıştığım 2 kişiden biri oldu. umarım bu sayı artar. herşey için eyvallah.*)
devamını gör...

erik ağacı

erik denen mucizevi varlığı kollarında dünyaya getiren güzel ağaç. kendisini her görüşümde yeniden aşık olurum. rebelin korubenisi hanım biraz abartmıyor musunuz demeyin lütfen efendim. ne desem erik sevgimin yanında hiç kalıyor. Allah'ını seven üstüme erik atsın!
devamını gör...