610 başlık / 1398 tanım
sözlük yazarlarının takıntıları el temizliği profesyonel futbolcuydum sakatlanınca bıraktım yan yana ve aynı hızda yürünen kişiyle yaşanılan ya sen beni geç ya ben seni telepatisi zülfü livaneli senet sepet felsefe bölümü tercih edeceklere tavsiyeler dönerse senindir sistemsel hata cevşen i kebir her şeyi ciddiye alan insan aliexpress.com reha yeprem uzak bağlantı istanbul'da yaşayan kaçak suriyelilerin istanbul'dan gönderilmesi Allah belanı versin sumo güreşi asansörde kalmak 1 litre benzinden 300 litre gaz elde eden türk mucit derdini anlatacak kadar susmak hanutçu fuhuşcu cephe youtube music takı töreni esnasında düğün salonundan sıvışmak sahilde güneşlenirken yanlarına günübirlikçi sülale çöken modern çift halay çekerken hortum oluşması ankara susukunluk karşısında sessiz kalmak ortam onaylayıcısı olmak sınav nasıldı haza acılı bir yöntemle intihar eden yaşam koçu tüba türkçe bilim terimleri sözlüğü öyle bir başlık açmak ki sözlüğün dile gelmesi işkembeci kübra balon cafe bir delinin karalama defteri engellemiş olduğun yazarın tanımını görmek radovan karaciç bölümde dereceye oynayan üniversite öğrencisinin herkesin notunu öğrenme gayreti omohide poro poro gece hiçbir beklentin yokmuş gibi görünüp içine bir dünya umudu sığdırmak kırk yıllık berberini başka bir berberle aldatmak fırtına cehennemde yolunu kaybeden adam dünya sözlük ar-ge merkezi hırsız almaz kavunu ablama onu vermeyeyim adalet bölümü okuyacaklara tavsiyeler

müşkülpesentliği ile övünen kimse

''zor beğenirim.'' bu kısa cümleyi pek çok kez duymuşsunuzdur. belki siz de kullanıyorsunuzdur sık sık yahut ara sıra. bir lahza sanki gurur ve tuhaf bir memnuniyet beliriyor '' zor beğenirim'' diyen insanların çehrelerinde. zor beğeniyor olmanın övünülecek nesi ola ki? bu daima ince bir zevke, zarafetten anlıyor olmaya işaret etmez zira.
devamını gör...

birinin zeki olduğunu anlamanın yolları

bir sürü yolu vardır. ama nöbel ödüllü bilim adamımız aziz sancar zekaya inanmıyorum demiş mesela.

benim ne lan bu dediğim nokta beni tanıyan bir yazarın bu başlığı açmış olması. evet karşıdakinin zeki olduğunu anlamak için senin de biraz zeki olman gerekiyor arkadaşım. üzgünüm ama durum budur.
devamını gör...

yalnız kalan insanın zamanla narsistleşmesi

tamamen kendini koruma çabasıyla gerçekleşen narsistleşme halidir. 3 evrede varılabilir bir durumdur.

1. evre-insanların sizden uzak durmalarını kendinizin berbat, kötü, işe yaramaz bir insan olmasıyla bağdaştırarak kendinizden nefret edersiniz.
2. evre-zaman geçirebileceğiniz sadece kendiniz olduğundan zamanla kendinizle barışırsınız.
3. evre-insanların sizden uzak durduğuna değil de, sizin kendi isteğinizle onlardan uzaklaştığınıza inanmaya başlarsınız. dolayısıyla sorun sizde değil onlardadır. siz onlardan çok daha iyi, güzel ve derin bir insansınızdır. onlar sizi anlayamayacak kadar sığdır. vs.
devamını gör...
(Tematik)

dünya sözlük ideolojik dağılımı

türkiye'nin siyasi parti oy dağılımına oldukça yakındır.
gündemle ilgili açılan başlıkların genellikle muhalefet tandanslı olması bazen rahatsız edici olabiliyor kimi yazarlarımız için ama sebebi pek anlaşılır değil.
ortada bir mesele varsa, eleştiri veya yorumu hak ediyorsa susulmalı mı?
savunulacak bir yanı varsa ve savunulmuyorsa suç eleştirenlerde mi?
yanlış aksettiriliyorsa doğrusunu söylemek engelleniyor mu?
kaynak hatalı veya kötüyse, gerçeğini ve doğrusunu koymak zor mu?
iktidarı savunan tanımlar eksi alıyorsa, tersi de geçerli değil mi?
hep negatif taraflar ele alınıyorsa, pozitif taraflarla ilgili başlık açmak yasak mı?
haber başlığı açan yazarların dilediği haber sitesinden alıntı yapmaları yanlış mı?

iktidara yakın yazarlarımıza yönelik, yönetim tarafından art niyetli bir yaklaşım ve uygulama olduğunu söyleyebilecek biri yoktur sanırım. hakeza tam tersi de geçerlidir. bu tarz tarafgirlik ithamları, temeli herhangi bir sağlam argümana dayanmayan çaresizlik hezeyanları olabilir ancak. zannediyorum sözlüğün bu kadar çeşitli seslere nihayet ev sahipliği yapabilmesinin nedeni de moderasyon kadrolarımızda sürekli gerçekleşen revizyonlar sayesinde oluşturulan dengeli objektiflik konusundaki duruştur.
sen kendi davandan bahsetmezsen, öbürü kendi fikrini saklarsa, diğeri kendini savunamazsa ortada haliyle ne cephe kalır ne söz. bunun faturasını yazarların ideolojik yaklaşımlarının ağır bastığı noktaya çıkarmak ve sözlüğün konumlanma stratejisi olduğunu iddia etmek abestir. bilen bilir ki sözlüğümüz beş yıllık süreçte muhalif seslerden ziyade iktidar yanlısı seslerden dolayı epey tek yönlülük eleştirisi almıştır, öyle ki aynı görüşü savunan çoğu kimse bile farklı söylemlerin oluşmasını ve aksi yönde yazabilecek isimlerin bulunmasını talep etmiştir.

peki şimdi ne değişti ki alınan artılar göğüs kabartırken alınan eksiler hemen şikayet konusu oluyor...
peki nasıl bir izan var ki silinmeyen yüzlerce tanımı olan insan silinen bir tanımla kıyameti koparıyor...
peki hangi müthiş teraziyle hemhal olunmuş ki en ufak bir insani hatada adaletsizlikten bahsediliyor...

haklı olduğunu düşünen haklılığını göstersin? yok!
alternatif bir oluşum kurulsun? hayır!
farklı iletişim yolları oluşsun? olmaz!
kolektif hamlelerle ilerlensin? namümkün!
ne yapalım o halde dünya sözlük yönetimi olarak, ne bekleniyor bizden daha fazla. söz ise söz, yemin ise yemin, emek ise emek, çağrı ise çağrı. kapatalım mı sözlüğü, çözüm öneriniz bu mu yani...
devamını gör...

cemaatlerin ticari faaliyetlerine denetim getirilmesi gerekliliği

ticari faaliyet derken kimse şimdi cemaatlerin saf Allah rızası niyetiyle hareket ettiğini söylemesin. istisnalar var elbette ama maalesef çoğunluk ekmeğinin derdinde.

türkiye'deki cemaatlerin 5 tanesinden en az 4 tanesi öğrencilere el atmış durumda. bu konuda gülen cemaati en aktif olandı onun da niyetinin ne olduğu anlaşıldı.

ama buna rağmen hale türkiye'de ne cemaatler dini hassaiyetleri önplana alarak işlerini yapıyorlar ne de hükümet bu cemaatler üzerinde adam gibi denetleme yapıyor.

halbuki dışardan bakıldığında bu cemaatlerin harama en uzak olan olması gerekiyor ama işin içine girildiğinde o iş öyle yürümüyor. şu anda güvenliğin, kul hakkının en fazla istismar edildiği yerlerden biri de bu cemaatler. hangisi olduğu farketmiyor. nasıl olsa bizim çocuklar deyip deyip geçiriyorlar. o cemaat devlette kilit noktaya bir adam yerleştirmişse ona uğrayan bile yok.

29 kasım 2016 adana öğrenci yurdu yangını'nda da 10'un üzerinde kız çocuğu yanarak can verdi. aha buraya yazıyorum. bu ikinci soma vakası olacak. bir hafta sonra unuturuz, 5-6 senelik bir mahkeme süreci ve bitti gitti.

çünkü denetleyecek olandan da pislik akıyor, denetlenecek olan da. ulan israil'e ezan postası koymaktan, suriye'de esed'i devirme sevdasından kendi ülkemize sıra gelmedi bir türlü. ne eğitim sistemimizin adam edilmesine yönelik en ufak bir şey yapıldı ne de insanların hayat kalitesine yönelik. aynı ahlaksızlıklar, aynı kalitesizlikler, aynı istismarlar, aynı rüşvetçilik aynen hız kesmeden devam etmekte. hatta bonusu da artık bütün bu arızaların üzerinde din kılıfı var. osmanlıyı diriltme sevdasından bunlara sıra gelmedi bir türlü.

tekrarlıyorum 13 tane kız çocuğu yanarak can verdi. ve hiçbirinin hesabı sorulmayacak.

edit: burası dingonun ahırı değil. kurum, vakıf, dernek her ne halt ile hizmet veren varsa denetlenmeli. önceki iktidarlarda atatürk kılıfı altında faaliyet gösterenler at koşturuyordu, şimdi de dini cemaatler. devlet gözünde atatürkü dinisi mi olur. hepsini bir torbaya koyup hepsine eşit bir şekilde yaklaşması gerekiyor. bu benim adam veya benden değil demesi zaten adaletsizlik olur.

edit 2: eksileyin canım yürekten eksileyin. ahirette Allah her hakkı en küçük zerresine kadar soracak. ama benim cemaat filan yemez orda. ama unutmayın ki ölen her can haneye yazılıyor. gülen cemaati dendi tepemize çıkarıldı aha sonuç ortada. ulan bundan bir kaç sene önce gülen cemaatine laf söyleyene nerdeyse hapis cezası veriliyordu. bas ergenekon damgasını at içeri. şimdi de şükür daha ona eşit değil diğer cemaatlerin durumu ama benim adam diye kimseye göz yumulmaması gerekiyor.
devamını gör...

vahşi şehirde bir insan erkeğinin çiftleşme çağrısının cevapsız kalması

otobüse 3 genç kız bindi. koridorda bi teyze vardı, grubunun alfası sayılacak kız "teyze bi dur geçiyim öff yaa." dedi. önce bunu sineye çeken teyze, kendisine verilen yere oturur oturmaz çocuğu kötü yola düşmüş adile naşit ses tonuyla "öfflemeevv" diye bağırdı. otobüse binen dişi grubunun fiziksel özelliklerini inceledikten sonra bu dişilerin çabaya değer olduğunu düşünen şoför de "yauv bu millet bi öğrenemedi arkadan inmeyi heheh" dedi. lakin bu yaltaklanmasına alabildiği tek karşılık alfa kızın "heheh aynen" demesi oldu. reddedildiğini kabullenemeyen şoför "bu millet salak yaa" diyerek giderek çirkinleşti. fakat alfa kız ve grubunun diğer dişileri çoktan akıllı telefonlarına gömülmüşlerdi bile. acımasız şartlarr. vahşi şehirle bir insan erkeğinin çiftleşme çağrısının cevapsız kaldığına yine tanık olduk. yarın yeni bir gün yeni çabalar ve yeni yenilgiler kim bilir belki de zaferler getirecek. serengetiden selamlar lan.
devamını gör...

kemal kılıçdaroğlu

komedyen.
en azından benim için öyle.
çünkü tv'de her gördüğümde,ağzını açıp ettiği her kelamda ayrı bir komiklik var.
yalan yok canım sıkıldığında,pesimist bir hale büründüğümde yutuptan açar gizli gizli miting konuşmalarını izlerim.


diğer siyasilerle arasında haksız rekabet var,adalet(!) istiyorum.
devamını gör...

erzurum

kışın her daim ara sokaklar kapalı, ana yollarda ise sürekli karla mücadele ekipleri kol geziyor. bu durumda olan batıdaki şehirlerde okullar hemen tatil edilir. ama erzurum halkı ve şehri bu hava şartlarına alışkın ki okullar niye tatil değil sorusuna çok şaşırıyorlar. sürücüler nerede hızlanıp yavaşlamaları gerektiğini o kadar içselleştirmişlerki olumsuz hava koşulları asla trafiğe yansımıyor.
şehirde onca tarihi mekân var olsa da halk kendini popülerleşen avm kültürüne kaptırmış durumda.
çayın yanında asla limonu eksik etmiyorlar. cağ kebabı nerede yenir sorusuna halk ortaklaşa bi cevap bulmuş ve aksu kebabın reklamını yapıyorlar.
devamını gör...