klima buzdolabı fırın gibi cihazların cep telefonu ile kontrol edilmesi

sözde teknolojik devrim yapıyoruz.
ancak biz bunları yemeyiz.

her türlü elektrikli cihaz mobil sim kart takılarak veya evdeki internete wi-fi yada ethernet ile bağlayarak networke dahil etme yoluyla ulaşılabilir hale getiriliyor.
ardından mobil uygulama ile bu cihazlara uzaktan komut verilebiliyor.
bu işlemi bir teknoloji harikası, yüzyılın buluşu gibi lanse etmenin bir anlamı yok.
zira 30 yıldır programlı cihazlar mevcut.
şimdiki uygulamaların tek farkı bunu internete bağlı cihazlar sayesinde istediğimiz yerden istediğimiz zaman yapabiliyor oluşumuz.

peki bu neyi getiriyor.
internete açık bu cihazlar virüslere açık hale geliyorlar.
bu şekilde sözde akıllı bir cihaz aslında saatli bir bomba haline geliyor.
cihaza bağlanabilen kişi, herhangi biri cihaza virüs gönderebilir ve cihazı çalışmaz hale getirebilir, evde yangın çıkarabilir, yada topyekün çalışmasını durdurabilir.

dikkat edelim, teknoloji ve pazarlama, insanlara ihtiyacı olmayan ürünleri pazarlamaya çalışır.
gerçekten o cihaza ihtiyacınız yoksa en iyisi o cihazı hiç almamaktır.
devamını gör...

pedofili

az önce ekşi şeyler de bu konuyla alakalı bir kaç "bilimsel!" entry okudum.
şeymiş bu arkadaşlar, aslında bu sapkınlık, sapıklık değil de nörolojik bir rahatsızlıkmış. ülkemizde ki cehaletten bilmiyormuşuz. mesela 80 yaşındaki adamın 15 yaşında ki kızla evlenmesi veya küçük bebeklere tecavüz edenler pedofili olarak görülmezmiş. onlar tecavüzcü sapıklarmış.
pedofili olupta hiçbir çocuğa hallenmeyen kişilerde varmış. hatta çoğu bilim insanı da bu düşünceyi doğruluyormuş falan filan.

1-sizce pedofili tıbbi bilim ve kaynaklarla bu şekilde masumane yansıtılabilir mi?
2-pedofilik olan bir bireyin bu psikolojik rahatsızlığından ötürü yaptığı bir şeyi, aa hasta ya bu diye geçiştirebilir miyiz?

bir de diyorlar ki, işte pedofiliyle alakalı yazılıp çizilen yalan yanlış şeyleri görünce tedaviden kaçıyorlarmış.
bu da başka bir beyin yakıcı ayrıntı.

enteresan! bunu da meşrulaştıracaklar bilim adı altında, hadi bakalım.
devamını gör...

yüklenilen vazifeyi ifa etmek

hz. ali (r.a) efendimizin namaz vaktindeki duruşudur. hazreti ali (r.a.) namaz vakti gelince yüzünün rengi değişir, vücuduna titreme gelirdi. kendisine; “ya emir’el mü’minin, size ne oluyor?” diye sorulduğunda şöyle buyurdular:
“cenabı hak, göklere, yere ve dağlara arzettiği emanet vakti geldi. onlar o emaneti yerine getiremeyecekleri korkusuyla onu yüklenmekten çekindiler de onu insan yüklendi. [ahzab:72] yüklendiğim bu vazifeyi yerine getirip getiremeyeceğimi bilemiyorum.”
devamını gör...

tartıya çıkmadan önce soyunmak

kendimi kandırmak adına her tartıldığımda yaptığım harekettir. ilk önce telefon, cüzdan anahtar falan çıkar. sonra kapşonluyu atarım. baktım tatmin olmuyorum diğer eşyaların da gözünün yaşına bakmam.

bunun bir de şöyle bir versiyonu var: tartıdaki kilo beğenilmezse üzerindeki eşyalara bir 5 kilo değer biçilir. sanki zırh giyiyoruz. velhasıl kendimizi kandırmanın naif bir yöntemidir.
devamını gör...