(Tematik)

a3g nin 23 ekim 2016 dünya sözlük erkekler zirvesinde jigsaw a bağlaması

geçtiğimiz pazar günü malum ararsan 3. gezegendeyim daveti ile 23 ekim 2016 dünya sözlük erkekler zirvesini gerçekleştirdik.
tabi zirve başlığından da görüleceği üzere zirve hakkında herkeste bir soru işareti bir gerginlik mevcuttu. gidersen ne olur? tekfir edilir miyim? sağ çıkar mıyım? ama fatih camii manzaralı o ev bi şekilde bize güzel göründü ve gittik zirveye.
fakat durum öyle değildi, biz en üst katta fatih camii manzaralı bir ev beklerken a3g bizi bodruma aldı, böyle karanlık izbe bi yer falan. pencere falan desen hiç yok. tabi adam evini açmış kalkıp laf edecek halimiz yok giriştik muhabbete. uvey de gelip kadro tamamlanınca çay servisi başladı gır gır şamata falan derken bi ağırlık çöktü bize. önce fahrettin fahrenheit'ın yer minderine yığıldığını gördüm, hemen arkasından verâ-ul-verâ da kendinden keçti. sıra bana gelmiş olacak ki sonrasını hatırlamıyorum. ne kadar zaman sonra bilmiyorum sabskripsiyonabilite ikileminin beni sarsması ile uyandım. hepimiz ayak bileklerimizden duvara zincirlenmiştik ancak a3g bizimle değildi. herkesin uyanması ile birlikte aşağıda kaydı bulunan dış ses konuşmaya başladı.

http://vocaroo.com/i/s1zkbhWxaFFT

işte bu konuşmayı dinledikten sonra herkesi bir korku aldı tabi, bi yanda bağırışmalar diğer yanda ağlayanlar ne yapacağımızı bilmiyorduk. odanın girişindeki sürgülü kapı da yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı. zindirden kurtulup kapı kapanmadan kendimizi dışarı atamazsak belki de hep burada kalacaktık. işte o an zirve başında muhabbeti geçen bir neşid söylemeye başladım, biliyordum ki a3g bu neşidi çok seviyordu. işe de yaradı ve ayağımdaki zincir açıldı, kapı kapanmak üzere olduğu için kendimi zar zor dışarı attım. en son dönüp baktığımda uvey testere ile bacağını kesmeye çalışıyordu. sonra ne oldu ne bitti hiç bilmiyorum. korkumdan hiç bir yere de haber veremedim. inşallah iyilerdir.
devamını gör...

otogar yazıhanelerindeki semt pazarı havası

ayakçı kavramından ileri gelir. otogar yazıhanesi işleten birisi olarak bu durumun çok büyük bir problem teşkil ettiğini söylemek istiyorum.
elhamdülillah ki her kulun rızkı sabittir. insanoğlu, rabbin dilediğinden ne bir gram fazla yer o gün, ne bir gram eksik. isterse trilyonları olsun. haa, elbette rızkıda gayret ile bereketlendirmiş rabbimiz aynı zamanda. nasıl derler bilirsiniz; kader gayrete aşıktır. insanların elbette ki rızkı için mücadele etmesi en elzem olanıdır. fakat bu mücadele helal dairesinde ve başkasının rızık kapısını gasp ettiği zaman, semt pazarı havası dediğimi mesele ortaya çıkıyor. burada ki ironik durum aslında şudur.

pamukkale, kamil koç, efetur, ulusoy gibi elit firmalar iş bu semt pazarı tadındaki garajlarda bile tabiri caizse sinek kaydı tıraş, 1 adet medeniyet yuları, firmanın şartlarına uygun rugan veya iskarpin ayakkabı, firmaya uygun renkte gömlek gibi şartlar uygular ki kurumsal havayı yakalasın. başarılı da olurlar. fakat garip olan bişey vardır ki bu firmaların çalışanları dahi ördek dediğimiz kavram ile başkasının hakkına gasp yolundan nasibini alırlar. herşeyden önce biletsiz yolcu verirler ki yolcu kaza yaparsa sigorta hakkı elinden alınmış demektir bunun anlamı.

bizi gitmemiz gereken ilden başka bir ile götürmek için muazzam bir çaba sarfeden ayakçı kardeşlerimizden bahsetmeden edemem. siz ıspartaya gideceğim dediğinizde abi rize var yarım saate sizi rizeye gönderelim dediğine bizzat şahidim ve o böylesi bir mizahşör kokulu cümleye hayranlık duymamam da mümkün değil.
bu ayakçılar yüzünden oluşan kavgaların haddi hesabı yok. adam yazıhane önünde bilet kesilen müşteriye bursa mı abi arabam kalkıyor deyip alabiliyor. ve yasal bir hükme sahip olmayan bu ayakçı kardeşlerin çoğu genel olarak otogarlarda gördüğünüz karınca duası gibi tabelalara sahip, her firmaya abone olup hisse alan çok firmalı yazıhanelerin ayakçıları. kendi aralarındaki tonlarca kavgaya şahit olmuşluğum var. ve kavganın sebebi tamamen 15 liralık bursa yolcusundan cebine attıkları 3 lira yüzünden. hafife almayın ! büyük otogarlarda bu şahıslara verilen 60 lira yevmiyeyi kabul etmezler bu arkadaşlar. zira ayakçılıktan genel olarak günde 100 liradan aşağı kazanmazlar.

ikinci bir ironi ise semt pazarına havasına sebebiyet veren bu tavırların sahibi ayakçı arkadaşlar bile her zaman sinek kaydı traş, iskarpin ve ya rugan ayakkabı, genelde lila yahut beyaz gömlek belde siyah parlak bir kemer ile yazıhanelerin önlerinde gezerler.
yani bizlerde ki kurumsal duruş kavramı hepten amacından çıkmış durumda.

ben bir kamil koç yazıhanesi işleten birey olarak bu durum hakkındaki hislerimi yazmadan bu başlıktan elbette çıkamam. muhatap olduğunuz kitle, otogar ortamının süreklilik arz eden argo havası.. harem otogarında hergün bir kişi bıçaklanıyor neredeyse. esenler otogarının en alt katından bahsetmek bile istemem. ve daha bir sürü şey. sadece otogar çalışanı ile sınırlandırmamak lazım. ben gelen müşterilerinin alakasız soruları üzerine temiz bir hikaye kitabı yazabilirim. tam bir sabır sınama yeri. insan bu tarz bir yerde dilerse kendisini gerçekten çok iyi pişirir. sabretmeyi öğrenir, şükretmeyi öğrenir. ve idare etmeyide..

vel hasıl bu semp pazarı havasını kırmak gibi bir gaye henüz mümkün değil hacı abiler. hepiniz otogarlara gidince pırsa pırsa pırsaaaağğ diye bağıran abiler göreceksiniz.
devamını gör...

devlet müsaade etse de biz etmeyeceğiz

lgbti'lilerin 25 haziranda yapacağı onur yürüyüşü için alperen ocakları başkanı kürşat mican'ın söylediğidir.

--- alıntı ---

alperen ocakları istanbul il başkanı kürşat mican, 25 haziran’da yapılacak onur yürüyüşü’ne ‘izin vermeyeceklerini’ söyledi. “devlet müsaade etse de biz müsaade etmeyeceğiz. yürütmeyeceğiz” diyen mican, “onlar hangi bölgede yürüyecekse gideriz o bölgeye o caddeyi kapatırız onlar gelemez zaten oraya” ifadesini kullandı.
--- alıntı ---

https://www.haber3.com/gunc...
devamını gör...

bildiğin gibi değil



eskiden bir adım vardı
ümidim feryadım vardı
şimdi ben o ben değilim
yolumu bilmiyorum
ölmüyor gülmüyorum
bu hayat yordu beni
bildiğin gibi değil
...
ben bu hayata asiydim
böyle değildim
bir yıldız kaydı ömrümden ben dilemedim
işte herşeye sırtımı dönüp koşuyorum
sarı güller kahrolsun
ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun
kahrolsun bu kaldırım, bu nezaket, mutluluk dilekleri
canım yanıyor canım
bildiğin gibi değil…
devamını gör...

kelimelik

(#6104014) , (#6104885)
we born we play we die 'a yaranamayan oyun.

kardeşim oyun sana 7 sessiz harf vermiş beğenmemişsin, bakmış sözlükte rencide ediyorsun okumuş bu sefer 7 sesli harf vermiş gene yaranamamış. sen daha ne istiyorsun ki bu oyundan.

benim nizami kelimemi saymayıp rakibin uydurma kelimesini sayan bir oyun.* rakip bile itiraf etti harfleri tek tek deniyordum diye o kadar adam kayırıyor yani.
devamını gör...

tez hazırlamak

tez aldığım hocam istediğin zaman bana danışabilirsin çekinme dedi ki heralde dediğine pişman olacak gibi. çevirinin hepsini hocaya sorarak bitiricem bu gidişle. bu gerizekalıyı ben derslerden nasıl geçirdim acaba diye düşünüyordur şimdi.*
devamını gör...

21 yaşında olmak

21 yaşında olmak biraz da bocalamaktır aslında.

reşit olalı 3 yıl olmasına rağmen hala kendimi bir partiye ait hissedemiyorum. içimde gün geçtikçe küçülen bir çocuk var.

ama tüm bunlara rağmen zaman hızlı bir şekilde akıyor.
hayat benden herkes gibi iş ve eş sahibi olmamı bekliyor ve ben çok korkuyorum.

babam yazın mezun olunca nasıl işler yapabilirim diye onlarca iş fikrinde bulunuyor. annem hangi oğlu olan anne beni sormuş bunları anlatıyor.

yanlış kararlar vermekten korkuyorum.

keşke bu kadar erken büyümeseydim. bisiklete bile doğru dürüst binememiştim. 12-13 yaşlarımda ne zaman bisiklete binsem arkamdan sürekli kocaman bir adam beni takip ederdi. ne tarafa gitsem arkamdan gelirdi. bu olaydan sonra babam bisiklete de binmeme izin vermedi.

sonra ansızın yakar top oynamama izin verilmemişti. genç kız oldun. oğlan çocuklarıyla yakar top oynarsan adın çıkar denilirdi..

her neyse. ilerde Allah bir evlat nasip ederse onunla oynamaktan yorgun düşesiye kadar oyunlar oynayacağım.

hayat güzel, kuşlar uçuyor.
ve ben hayatımı şekillendireceğim bu riskli yaşlarımda umarım düşmeden, yalpalamadan uçabilirim..

ve 21 yaşında olmak, elma şekerini hala daha çok sevmektir.
devamını gör...

metrobüste sevgililer öpüştü diye olay çıkartan adam

ben de bunu anlamıyom ya.. millet birbiribini kırar geçirir, sokak ortasında kadın döver bizim o babayiğitlerden bi tanesi olaya dahil olmaz. ama öpüşünce çok ayıp aaa günah. kadın dövmek adam yaralamak kavga etmek sevap mı?! çok manyak bi milletiz yeminle.

t: gereksizin önde gideni bi adamın karın ağrısından mütevellit gelişen olaylar.

edit: günah bazında ele alırsak ama şunlar da var demiştik lakin dışkılama falan olay çok başka anlaşılmış. helal süper devam. alkış.
devamını gör...

kadınların mahremsiz gidebilecekleri top 10 mekanlar

her olayın bilimsel ve dini konuda er kişisisin bulunduğu dünya sözlüğün bir diğer güzel hizmeti. kadınların yapamayacaklarını nefretle yazan kitleden mi sıkıldınız? sizin için muhteşem bir liste hazırladık.

1) yan oda ama en uçtaki değil sadece bir yan.

2) anfi sınıf kapısını görebileceğiniz bir yer sadece.

3) babanızın evi. lütfen giderken gözler yerde.

4) mutfak aslında hep burada durun çıkarken de kettle'a basın.

5) lavabo sonuçta siz de insansınız o kadar da değil.

6) google maps'de herhangi bir yer. yine de ülke dışına bakarken herife sorun.

7) market reyonunda ekmek bölümü. adam aç aç!

8) sağlık ocağı başınıza bir şey gelir sonra yılan derisi gibi arkada bıraktığımız pijamayı kim bulacak ?

9) balkon onda da perdeler tam kapalı cam kapalı havasızlıktan zaten çok düşünemezsiniz. kadının neyine fikir !?!

10 ) yan oda demiş miydim?
devamını gör...