başörtüsü zulmü

28 şubat partisi, cemaati, örgütü farketmeksizin tüm dindar toplumun üstünden silindir gibi geçtiği zulumun adıdır.. ezilen toplumda en fazla etkiyi başörtüsü takan kadınların yasadigi igrenc psikopat surecin adidir.. dindar kızların yasadigi acılardır..

(bkz: hatırla sevgili)





























dahasına gerek var mı.. bu acı toplumun acısıdır.. bir partinin degil..



evet bu savas yani son gunlerde ki siyasi gundem akepeyle olan savas degildir.. bir topluma karsi verilen savastir..





bu da henuz yeni haberdir.. yani yapılmak istenilen.. yani istenilen..



toplum asil savasın ne oldugunu bildigi icin dik durmaya devam edecektir..



bunları hatırlattıgım icin hemcinslerimden özür dilerim..
devamını gör...
başörtüsünü zamanında çözmeye çalışanlar nasıl zulmetmişerse, siyasi konjonktürleri gereği iktidara geldikten sonra 10-11 senede bu meseleyi -güya halleip her seçimde bu meeleden oy devşirmek bence başörtüsünün kudsiyetine zulümdür.

eskide imam hatiplerde daha kaliteli gençler yetişiyordu. simdikileri görüyorsunuz. yani adamların yapmadığı manevi tahribat şimdi daha ziyade olmuyor mu. bu manevi zulmün sorumlusu kim?
devamını gör...
toplumsal hafızanın diri tutulamadığı yine ender dönemlerden biridir. bu ülke toplumsal hafızasında en olmadık anıları saklar da bu zulmü saklamaz. rahmetli aliya izzetbegoviç; "savaşta büyük zulme uğradınız. zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. çünkü unutulan soykırım tekrarlanır." der,belki bir soykırım değildir ama ellerinden gelse başörtüye bir kıyım yapacaklardı. onun için ne olursa olsun , bu zulüm geçti sanılıp rehavete düşülmemeli ve nesillere bu zulüm anlatılıp, mücadelesini her şartta ve dönemde verebilecek bir nesil yetiştirilmelidir.
devamını gör...
başörtüsüne zulmetmeyin. düzgünce örtün ziynetlerinizi. dışarı çıkınca bu zulmü görüyorum. bir de insanlara tesettürlü diye zulüm yapanlar var : yatacak yeriniz yok !
devamını gör...
bitmemiştir. sadece sinmiş, uykuya dalmıştır. gerçek bak. nasıl ki kemalist devrim başarısız olduysa bu meseleyi devrim edasıyla çözdük diyenler de başarısız oldu. mesele zihniyeti değiştirebilmek. devrim yapmak. zihnlere bunun bir özgürlük değil hak, hukuk hatta görev ve inanç-iman zorunluluğu olduğunu akıllara kazımaktır, mesele. tabii burada bize de iş düşüyor. rövanşizm duygusuyla hareket etmeden, muarıza taarruz etmeden hoşça, hoşgörü ile anlatmak lazım bunları. yoksa felek dönüyor kimse baki değil, bu devran bunlara da güler elbet.
(bkz: devlet kelimesinin kökeni ve anlamı)
devamını gör...
(bkz: seçim de yaklaştı malum)

işe bak, bu sorunu çözüp duble yol yaptı diye akp'ye oy vereceksek ben de "atatürk'ün partisi" diye chp'ye oy atayım??? bu nedir ya, devran değişti, akp değişti, hiçbir şey eskisi gibi değil, şimdi vatandaşı yere yatırıp tekmeliyor bu adamlar. ve daha bir sürü şey... tekme yemeyi seven gitsin başörtüsü hatırına versin, ya da daha iyisi mekke'ye gitsin, ne de olsa peygamber de dininizi orada çıkartmıştı. unutmayın, unutturmayın.

bu da iş mi yani... yani o zaman tayyip'i seçtiren sistemi atatürk getirmişti, al buradan yak. yahut imam hatipleri ihya eden necmettin erbakan'ın fazilet'ine oy verin? yolu çok seviyorsanız asfaltı icat eden adamın mezarını tavaf edin...

zaman ilerler, toplum unutuyor değil, toplum bu numarayı yemiyor sadece. yapılması gerekeni yapanı da haddinden fazla takdir edip ömrü billah ona kapılanacak değil.
devamını gör...
son zamanda çok gündeme taşınmaya çalışılıyor. erken seçim çalışmaları başladı demek ki.
devamını gör...
bitmiştir ve maalesef başörtüsüne zulüm başlamıştır.

90larda başörtüsüne özgürlük derken, başörtülülerin sosyal hayatın her alanında başörtülü olmayanlarla eşit haklara sahip olması, sırf inancından dolayı ayrımcılğa maruz kalmamaları için verilen bir mücadele vardı. ucundan kıyısından şahit olduk... üniversitenin girişinde sözde öğrenci kimliği kontrolü için dolmuşlar otobüsler durdurulur. güvenlik görevlileri başörtülüleri ya indirir, ya da peruklarını takıp öyle geçmelerine izin verirdi. insan olan herkesin kanına dokunan bu manzarayı defalarca gördüm. sarhoşu, yan kesicisi, cebinde esrarla, kesici-delici aletle bile okula girilirdi ama o güvenlikler kapıda otobüsü durdurup sadece başörtülülere müdahale ederdi.

şahsi olarak şimdi kendini dindar, muhafazakar ilan edip gevrek gevrek kadın evde oturmalı, gülmemeli, sokağa çıkmamalı, önden fermuarlı bilmem ne giymemeli gibi gevrek gevrek açıklama yapanların aksine kadının sosyal hayatın her yerinde bulunabilme özgürlüğüne sahip olmasını destekliyorum. özellikle yıllarca bu konuda negatif ayrımcılığa maruz kalan başörtülülerin.

ancak "sosyal hayatın", magazinin ve modanın değil... elbette bir müslüman olarak erkekde de bu tezattan aynı ölçüde rahatsız oluyorum, ancak başörtüsü inancın görsel anlamda daha da görünür, fiziksel bir göstergesi olduğundan daha fazla dikkat çekiyor. birahanede oturmuş bira içen adamın aslında dindar biri olduğunu gösteren görünür bir vasfı olmadığından varsa bile içinde olduğu tezatı farkedemiyorsun. o yüzden zaten inanç, dindarlık hususunda zaten bazı hassasiyetlerden yoksun olarak değerlendirip, içinde bulunduğu davranışı bir tezat olarak yorumlayamıyorsunuz kafanızda. neyse hülasai kelam buraya nerden geldik. ismail yk'nın yeni klibi.
hayırlı olsun.

devamını gör...
bu zulüm okullarda, kamu kuruluşlarında artık görülmese de özel sektörde hala yer yer sürüyor.

bundan yaklaşık 2 sene önce staj başvurusu yapmak üzere yabancı bir firmayla görüşmeye gittim. kabul konusunda anlaşıldı, okula teslim edilecek belge imzalandı, her şey tamam derken kalkıp gideceğim sırada yetkili kişi staja başladığımda güvenlikte başörtümü çıkarmam gerektiğini, firma yabancı olduğu için başörtüsüne müsaade edemeyeceklerini söyledi. bunu duyunca yaptığım görüşmenin boşuna olduğunu anladım ama insanlarla yüzyüze yaptığım görüşmelerde olumsuz cevap vermeyi, daha doğrusu hayır demeyi beceremediğim için ben biraz düşüneyim bunu dedim. düşünmeyeceğimi, kesin kararımı başından beri biliyordum ve bile bile görüşmeyi cevapsız bırakıp sessizce reddettim. akabinde başıma gelen durumu arkadaşlarımla paylaştığımda 2 arkadaşımın daha bu sebepten stajlarının suya düştüğünü öğrendim. hoş, suya düştü demek doğru olmaz. insanları mevcut bilgilerine ya da niteliklerine göre değil de inançlarına göre değerlendiren ve inançlara saygı göstermeyen bir kuruluşla çalışmayı reddetmek ya da kuruluş tarafından reddedilmek suya düşen bir fırsat değildir. Allah bir kapıyı kapar, bir diğerini açar. ama onların yaptıkları yanlarına kalmaz.
devamını gör...
o konuda ben de başörtülülere çok kırgınım. kitabımı almış mahalleme 10 dk uzaklıktaki nispeten eli yüzü düzgün bir patisserie'de oturup, kitabımı okuyarak çay içeceğim. yan masadan bir türbanlı at gibi kişneyerek gülüyor, diğeri yanındaki herifle konuşmaya dalmış çocuğu at gibi meydanda koşturuyor, bir yandan da hayvan sesi çıkartıyor. bir diğerinin üfürdüğü sigara dumanı beni rahatsız ediyor.

tevekkeli değil islamcı ekabirlerden sözü geçen moruğun birisi bu türbanlılara ortalık yerde cefcaf gibi sigara tüttürmeyin demişti de tüm dinbazlar kadınların safında yer almıştı. bunların canını al sigarasını alma..
devamını gör...
altına dar kot giymekle maksimum düzeye ulaşmıştır.
bugün bu konuyla ilgili bir zattan duyduğum "erbakan varken usturuplulardı adama gerici diyorduk ama adam bildiğin ahlak önderiymiş" cümlesi bu konuyu bana net açıklamıştır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar